Tuz gölündeki kirlenmenin araştırılarak alınması gereeken önlemler (s.s:181)
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 6. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Ekim 2003 · 408 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atilla Kart (CHP), 14 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TUZ GÖLÜNDEKİ KİRLENMENİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREEKEN ÖNLEMLER (S.S:181)); konuşma 408 kelime.
Atilla Kart (CHP, Konya). “Tuz gölündeki kirlenmenin araştırılarak alınması gereeken önlemler (s.s:181)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-10-14-tuz-golundeki-kirlenmenin-arastirilarak-alinmasi-gereeken-onlemler-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ATİLLA KART (Konya)Önemine binaen bunu herhalde söylememde bir yanlışlık yok.
Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; ben, hemen şu konuya girmek istiyorum: Asıl, araştırma konusuyla bağlantılı olarak, bu çalışmalar esnasında idarî ve bürokratik yapılanmamızda gördüğümüz aksaklıkları vurgulamamız gerekiyor. Ne yapıyoruz; araştırma komisyonları kuruyoruz, tespitler yapıyoruz; ama, önemli olan, bu tespitleri icra makamının, yürütme organının, idarî birimlerin uygulamaya sokması. İdarî merciler, yürütme organları bunları uygulamaya sokmadıkları takdirde Meclisin yapmış olduğu bu faaliyetlerin hiçbir anlamı, önemi kalmıyor. Bu noktada, bürokratik yapımızdaki aksaklığı önemle ifade etmek, Genel Kurulun takdirlerine sunmak istiyorum.
Bakıyoruz, son beş altı yıldan bu yana Tuz Gölü konusunda da müteaddit çalışmalar yapılmış, raporlar hazırlanmış, konu olgunlaşmış, alınması gereken tedbirler tespit edilmiş, öneriler getirilmiş; ama, uygulama aşamasında hiçbir şey göremiyoruz. Tutarlı ve etkili olmak adına, Araştırma Komisyonunun yapmış olduğu tespit ve önerilerin mutlaka uygulamaya geçirilmesi gerektiği açıktır. Hemen, bu konuda, doğal olarak, bütçe imkânları gerekçe gösteriliyor; ama, sözcü arkadaşlarımın açıkladığı gerekçelerle kaynak ve ihtiyaç sıralaması yapılırken, araştırma konusu olaya mutlaka öncelik verilmesi gerektiğini Sayın Bakan da ifade ettiler. Bu olay, artık, ulusal bir boyut kazanmıştır. Bu sebeple de, bu konuyu tekrar yürütme organının dikkatine sunmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, ben, asıl, izninizle bir şeyi daha ifade etmek istiyorum. Bu çalışmalar esnasında, BOTAŞ'ın, bölgede doğalgaz depolama faaliyetlerini yürütmekte olduğunu gördük; bunlar çok teknik çalışmalar. Doğalgazın, yerin 1 150 metre aşağısına, tuz katmanlarının eritilmesi suretiyle, eritme yöntemiyle, depolanması hadisesini gördük. Bu çalışmalar, elbette, kamu yararı adına yararlı çalışmalar; ama, burada bir şey daha öğrendik; bu, çalışma yapılan alanın Aksaray-Şereflikoçhisar fay hattı üzerinde kaldığını gördük. Bunun ne kadar önemli olduğunu hemen takdirlerinize sunuyorum; yani -elbette, temenni edilmez ama- bu, doğalgaz depolarındaki infilak veya benzeri bir olayın yol açabileceği felaketi tasavvur dahi etmek istemiyorum.
Bu düşünceyledir ki, bu konuda ÇED raporu aşamasında gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanımıza soru önergesiyle sorduk ve herhangi bir sakıncanın olmadığı yolunda cevap verildi. Ancak, ihtiyatlı olmak adına ifade ediyorum: Komisyon çalışmaları aşamasında, bu konudaki ÇED raporu çalışmalarının bitmediğini, son aşamada bu rapor çalışmasının bitirilmeye çalışıldığını; daha da önemlisi, hem ÇED raporunun ve hem de rapor öncesi işlemlerin aynı firma tarafından hazırlandığını endişeyle gördük değerli arkadaşlarım.
Bu sebeple, bu noktada, bu konuyu tekrar Genel Kurulun takdirlerine sunuyorum. Ulusal boyut kazanan bu sorunun çözümünde tüm konuşmacıların yapmış oldukları değerlendirme ve kaygıların bir defa daha nazara alınmasını talep ediyor, raporun 72 inci ve müteakip sayfalarında tespit edilen sonuçlar ve önerilerin siyasî iktidar tarafından uygulamaya konulmasının önemini vurguluyor; bu düşünce ve değerlendirmelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 14 Ekim 2003