İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 90. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Nisan 2005 · 571 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 27 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 571 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-04-27-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ATİLLA KART (Konya)Konuşacağım Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun Sayın Kart.

ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarının görüşmeleri esnasında, Sayın İçişleri Bakanı, maalesef, kamuoyuna yanlış bilgiler verdiği için, bazı hususu bu önergeyle bağlantılı olarak açıklığa kavuşturmam gerekmektedir. Bu sebeple söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu, tekrar, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarıyla getirilmek istenilen düzenleme hakkında, Anayasa Mahkemesine, 21 inci Yasama Döneminde dava açılmış. Dava açanlar arasında bugünkü hükümetin 5 bakanı ve siyasî iktidarın 3 Grup Başkanvekili de var değerli arkadaşlarım. Açılan davada, Sayın İçişleri Bakanının dün ifade ettiğinin aksine şu isteniyor. Bakın, dava dilekçesinin 14 üncü sayfasının dördüncü bendinde şu talepte bulunuyor ilgili kişiler, dava açan kişiler: "Polis amiri olduktan sonra yapılan" sözcüğünün 14 üncü maddeden çıkarılmasını, iptal edilmesini istiyorlar. Anayasa Mahkemesi de bu talep doğrultusunda karar veriyor. Anayasa Mahkemesi diyor ki: "Askerlik hizmetini rütbe kıdemine sayıp saymamak konusunda yasama organının takdiri vardır" diyor. Bu noktada, hükümetin açıkladığı gibi, yürütme organının demiyor, yasama organının diyor. "Yasama organı, isterse, askerlik hizmetini rütbe kıdemine esas alabilir veya almayabilir. Mademki esas alıyorsunuz, polis amiri olmadan önce veya sonra ayırımı yapmanız doğru değil" diyor. "Anayasanın 10 uncu maddesine aykırıdır" diyor Anayasa Mahkemesi; çok açık bir şekilde bu düzenlemeyi yapıyor.

Yani, bunu biraz daha açmak istiyorum. Bakın, değerli arkadaşlarım, Anayasa Mahkemesi diyor ki: "Askerlik hizmeti zaten bir kamu hizmetidir, kamu görevidir. Polis amirleri için, polis amirlerinin askerlik hizmetini polis memurlarının askerlik hizmetine üstün tutamazsınız" diyor. Her ikisi de askerlik hizmetini, doğrudan, subay olarak yapıyor; yani, meslekî faaliyetle ilgili bir çalışma içinde değil. Polis amiri olan da muvazzaf subay olarak yapıyor, polis amiri olmayan da muvazzaf subay olarak yapıyor; yani, meslekî faaliyetiyle ilgili değil.

ŞÜKRÜ ÖNDER (Yalova)Yanlış... Polis amiri olmayanlar er olarak yapıyor.

ATİLLA KART (Devamla)Hayır, polis amiri olmayanlardan er olarak yapan da var, yedeksubay olarak yapan da var; o noktada, bir ayırım yapamazsınız.

ŞÜKRÜ ÖNDER (Yalova)Hayır...

ATİLLA KART (Devamla)Polis amiri olmayanlar, nedir, herhangi bir üniversiteyi bitirmiştir; ama, yedeksubay olarak askerliğini yapmıştır, öyle bir ayırım yapamazsınız, öyle bir ayırım söz konusu değil; yani, o noktada, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye gerek yok. Kaldı ki, er olarak da yapsa, yedek subay olarak da yapsa, askerlik hizmetinin niteliğini değiştirmez bu. O yapılan faaliyetin, o kamu hizmetinin, meslekî çalışmayla, yani, polislik mesleğiyle uzaktan yakından bir ilgisi yok. O sebeple, Anayasa Mahkemesi diyor ki: "Polis amirlerinin o askerlik hizmetlerini rütbeye saymak suretiyle imtiyazlı bir uygulama yaratamazsınız. Birilerinin, belirli bir grubun askerlik hizmetini, diğer grubun askerlik hizmetine üstün tutamazsınız" diyor ve bu gerekçeyle de, Danıştaya, bakın, bu amir arkadaşlar tarafından binlerce dava açılıyor ve hepsinden de, bu personel lehine kararlar alınıyor. O zaman, böyle bir yasal düzenlemede ısrar etmenin hiçbir mantığı yok, değerli arkadaşlarım. Şu yaptığımız çalışma, beyhude bir çalışma olmaktan öteye gitmez. Bu konu, Anayasa Mahkemesinde tartışılmış, açıklığa kavuşmuş, hiçbir tereddüt kalmamış. Buna rağmen, böyle bir düzenlemede neden ısrar ediliyor; ben bunun mantıkî ve yasal bir açıklamasını bulamıyorum, değerli arkadaşlarım.

Bu sebeple, bu düzenlemede ısrar etmenin Anayasanın 10 uncu maddesi karşısında hiçbir anlamı yok. Bu düzenlemede ısrar edilmesi, aynı zamanda Anayasanın 138 inci maddesinin çok açık bir ihlalidir. Yine bu konuda Danıştayın ve Anayasa Mahkemesinin, bu konuyla doğrudan bağlantılı olan müteaddit kararları var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın konuşmanızı lütfen.

ATİLLA KART (Devamla)Bu sebeple, böyle bir yasama faaliyetinde bulunulmasının, yasama faaliyetinin niteliğiyle bağdaşır bir yönü olamaz.

Ben, bu düşüncelerle, önergemizi Genel Kurulun takdirlerine sunuyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 27 Nisan 2005

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook