Gündemdeki çalışma konularına ilişkin
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 116. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Haziran 2005 · 1.005 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atilla Kart (CHP), 23 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN); konuşma 1.005 kelime.
Atilla Kart (CHP, Konya). “Gündemdeki çalışma konularına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-06-23-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından Danışma Kuruluna sunulan ve gündeme alınması kabul edilmeyen öneri hakkında lehte konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım.
Değerli arkadaşlarım, bugün gündeme getirdiğimiz dosya, geçen hafta olduğu gibi, yine, Düzce Milletvekili Sayın Fahri Çakır'la ilgili bir başka dosya. Hemen ifade ediyorum, belli kişileri hedef alan bir uygulama içinde değiliz, böyle bir uygulamanın içinde olmadık; belli suç türlerini öne çıkaran, kamuoyunu bu noktada bilgilendirmeyi hedef alan bir uygulama içindeyiz. Dokunulmazlıkların sınırlandırılması olayında siyasî iktidarın neden bu kadar tutarsız davrandığını anlatmak amacıyla, suç türleri ölçüsüne ağırlık veriyoruz.
Sayın Fahri Çakır hakkındaki geçen hafta gündeme getirdiğimiz dosya, Düzce depreminde çöken ve 20 kişinin ölümüne yol açan olayla ilgili bir dosyaydı. Bu hafta gündeme getirdiğimiz dosya ise, standartlara uygun olmayan akaryakıt ürünlerini uygunmuş gibi satmak iddiasını içermektedir.
Hemen ve önemle ifade ediyorum, değerli arkadaşlarım, biz, burada, yargılama mercii olmadığımız gibi, iddia makamı da değiliz, biz, yargısal denetim mekanizmalarının işlemesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu sebeple de, dosyadaki delilleri ayrıca tartışmanın yanlış olduğunu, sübut veya beraat anlamında değerlendirme yapmanın son derece yanlış ve yersiz olduğunu ifade ediyorum.
Delilleri tartışmak bizim görevimiz değildir. Bu sebeple, siyasî iktidar mensubu sözcülerin "efendim, bu suçlamadaki delillerin önemi yok; bunun içindir ki, ilgili bölge halkı, bu kişiyi milletvekili seçmekte sakınca görmemiş" yolundaki savunmalarının milletvekilliği göreviyle bağdaşmadığı açıktır. Bu savunmaları ilgili mahkemelerde savunma avukatları yapabilir. Biz, bu savunmaların yapılmasına imkân ve fırsat tanınmasından söz ediyoruz. Bırakın, delilleri ilgili mahkeme tartışsın, biz, bunun önünü kesmeyelim diyoruz.
Değerli arkadaşlarım, anayasa değişikliği yapılması gereğini, bu yöndeki teklifimizin, bu yöndeki çalışmalarımızın kale alınmamasını, bunu ihtirazî kayıtla bir tarafa bırakıyorum.
Meclis İçtüzüğünün amacına uygun bir şekilde uygulanmasından söz ediyoruz. Meclis İçtüzüğünü organize bir şekilde neden ihlal ediyoruz; bunu sorguluyoruz, bunu sorgulamaya devam edeceğiz. Meclis İçtüzüğünü, bu şekilde ihlal etmeye devam ettiğimiz zaman, ne gibi ağır sonuçlar ve hukuk ihlalleri doğuyor, bunları, bugün de, anlatmaya devam edeceğiz.
Bakın, değerli arkadaşlarım, Meclis ve karma komisyon olarak, bugüne kadar, dün karma komisyonda görüşülen 19 dosyayla birlikte, 194 dosya hakkında erteleme kararı verdik. 194 dosyanın tamamı hakkında nasıl erteleme kararı verilebilir; bunu herhalde değerlendirmemiz gerekiyor, herhalde sorgulamamız gerekiyor. Bu dosyalardaki suçlamaların hepsi aynı nitelikte olan suçlamalar değil ki, hepsi için erteleme kararı veriyoruz. Bu dosyaların içinde, bakın, değerli arkadaşlarım, trafik kazaları var, seçim yasağını ihlal ederek saat 17.00'den sonra konuşma yapmak var, savunma sınırını aşarak hakaret etmek var, bu ve benzeri suçlar, takdir edersiniz ki, aynı grup içinde mütalaa edilebilir. Bu grup dışında kalan, sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, zimmet, nitelikli dolandırıcılık gibi sayıları 100'e ulaşan dosyalar var değerli arkadaşlarım. Bu suçlamaların, yani bu ikinci grupta okuduğum suçlamaların, herhalde yasama faaliyetiyle hiçbir ilgisi söz konusu olamaz. Bu iki grup dosyayı, hangi insaf sahibi, hangi hak ve hukuk sahibi, hangi adalet ve hakkaniyet sahibi olan birileri aynı kefeye koyabilir? Bu sebepledir ki, İçtüzüğün 133 üncü maddesi, hazırlanan rapora ve dosya içeriğine göre ya dokunulmazlığın kaldırılması ya da erteleme kararı verilmesinden söz ediyor. Biz ne yapıyoruz; organize bir şekilde bütün dosyalar yönünden erteleme kararı vermeye devam ediyoruz.
Bakın, bunu yaptığımız zaman, yasama yetkisini ve gücünü kötüye kullanarak Meclis İçtüzüğünü bu suretle amacı dışında kullandığımız içindir ki, ne tür hukuk ihlalleri ve kamu zararları meydana geliyor, bunları izninizle birkaç örnekle anlatacağım.
Bakın değerli arkadaşlarım, Türkiye, 1996 yılında bulguları ortaya çıkan Susurluk olayıyla ve gerçeğiyle karşı karşıya geldi. Bu olay bugüne kadar ciddî bir şekilde ve bütün unsurlarıyla bir türlü yargılama mercilerinde tartışılamadı. Hep kıyısından ve köşesinden dolanarak bir şeyler anlatılmaya çalışıldı. Bu mekanizmayla bağlantılı olarak oluşan yeni suç yapılanmaları aradan geçen dokuz on yıla rağmen ülkemizin gündemini halen meşgul ediyor. Daha da üzücü olanı, gerçeklere halen ulaşılabilmiş değil. Bir siyasî partinin sayın genel başkanı hakkında çuvallar dolusu dosyalar iki kat yukarıda bekliyor değerli arkadaşlarım ve ilgili genel başkan "ben yargılanmak istiyorum" diyor. O genel başkan "ben yargılanmak istiyorum" diyor, biz bunu Meclis olarak engelliyoruz. Biz ne yapıyoruz -tekrar ifade ediyorum- yukarıdaki ihlallerin dışında, tamamen kişisel ve siyasî kaygılarımızla bu süreci engellemeye devam ediyoruz. Bunu engellediğimiz içindir ki, aynı zamanda, kamuoyunun bilgilenme ve gerçekleri öğrenme hakkını da aslında bu Meclis ihlal ve iğfal etmiş oluyor. Üzülerek bu ifadeyi kullanıyorum; ama, çıplak gerçek budur değerli arkadaşlarım.
Bitmiyor. Milletvekillerinin, karma komisyon üyelerinin, yargılama mercileriyle bağlantılı olan dokunulmazlık dosyalarını, doğrudan, bu dosyaları incelemelerini; milletvekillerinin, bizlerin, sizlerin, karma komisyon üyelerinin, şu anda görev yapmakta olan karma komisyon üyelerinin, yargılama dosyalarını incelemelerini engelliyoruz değerli arkadaşlarım. Lütfen, bunları sorgulayın. Bu dosyaları biz incelemeyeceksek kim inceleyecek değerli arkadaşlarım. Ondan sonra da kalkıyoruz, değerli arkadaşlarım, Bilgi Edinme Yasası adıyla, Meclis olarak yasal düzenlemeler yapıyoruz. Sizleri ciddiyete, tutarlı olmaya, inandırıcı olmaya bir defa daha davet ediyorum.
İsmet Paşanın meşhur söyleminin tam söyleneceği bir süreç işte bu süreç. Bu süreci herhalde bundan daha iyi tanımlayacak bir ifade bulamazsınız
Bakın değerli arkadaşlarım, İçtüzüğün ihlalinin ikinci sonucu ise -haftalardır anlatıyorum, haftalardır anlatıyoruz- kamu zararlarına, suç ilişkileri veya hukukî sorumluluk içinde yol açanlar, yani sadece suç ilişkileri değil, kusur sorumluluğu içinde yol açanlar hakkında da yasal işlem yapılmaması ve böylece hazine zararının tazmin edilememesi… Bu sonuca yol açıyoruz. Haftalardır anlatıyoruz.
Bakın, İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle bağlantılı 3 dosya: Maliye Bakanının 150 000 000 dolarlık hayalî ihracat dosyası ve kayıp trilyon dosyası. Bakın, 400 000 000 dolar değerli arkadaşlarım hazine zararı. Bakın, haklarında kesinleşen mahkûmiyet kararları var bu dosyalarda. Kim bunlar; Sayın Başbakanın son derece yakın olduğunu kamuoyunun gayet iyi bildiği bir gruptan söz ediyorum. Bu grup hakkında, bakın, soruyorum, burada tekrar soruyorum; lütfen, birileri çıksın cevap versin: Kesinleşen mahkûmiyet kararına rağmen, Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesindeki ek süre geçmiş olmasına rağmen, neden tazminat davaları açılmıyor değerli arkadaşlarım? Neden, kusur sorumluluğuna göre tazmin sorumluluğu olanlar hakkında dava açılmıyor; bu grup hakkında neden dava açılmıyor? Birileri çıksın şurada dürüstçe, demagoji yapmadan, saptırma yapmadan cevap versin değerli arkadaşlarım ve kamuoyunu aydınlatsın.
Devam ediyoruz; üçüncü bir sonuçtan söz ediyorum, üçüncü sonuç: Bakın, Sayın Tarım Bakanı hakkında, bürokrat olduğu dönemde delidana hastalığıyla ilgili bir dosya için ne yaptık biliyor musunuz; dün karma komisyonda, yine eller kalktı, yine erteleme kararı verildi değerli arkadaşlarım.
Bu dosyada, Sayın Sami Güçlü dışındaki -geçmiş dönem bakanlarını kastederek söylüyorum- geçmiş dönem bakanlarından 4 bakan hakkında ve o olay ortaya çıktığı zaman…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 23 Haziran 2005