İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye büyük millet meclisi içtüzüğünde değişiklik yapılması hakkında içtüzük teklifi ( ss. 161 )

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2005 · 847 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 30 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ İÇTÜZÜĞÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA İÇTÜZÜK TEKLİFİ ( SS. 161 )); konuşma 847 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye büyük millet meclisi içtüzüğünde değişiklik yapılması hakkında içtüzük teklifi ( ss. 161 )”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-06-30-turkiye-buyuk-millet-meclisi-ictuzugunde-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İçtüzük Değişikliği Teklifinin 3 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimi beyan etmek üzere söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, konuşmama Anayasa Mahkemesi dosyasından bir paragrafı aktararak başlamak istiyorum. Aynen okuyorum: "Komisyonları zamana oynayan, genel kurulu tartışmayan bir yapı kendi özünden uzaklaşır ve bürokratik yasamanın bir örtüsü olarak kalır. Bir maddelik kural, yasama egemenliğini yürütme ve bürokrasi egemenliğinin içinde eritmektedir. Kuvvet birliğinden daha farklı olan bir tehlike önümüzdedir. İki kuvvet tarafından yasama kuvvetinin yutulması tehlikesi… Demokrasiyi imha eden sebepler, daima topla ve tüfekle gerçekleşmez. Bazen, adına 'hukuk' denen ve Prof. Aksoy'un tarifiyle 'cibilliyetsiz' olan kurallar da aynı sosyal felaketi hazırlayabilir. Bütünleşmenin iletişim tekeliyle geçirimsiz bir bağ kurması ise, sonuçları kestirilemez bir vahamet olacaktır. Güzel ve büyük Türkiye'nin yaşadığı gerçek budur. Bu girişim, gücün hukuk yuvasından fırlaması ve yasama egemenliğinin yok edilmesi olayıdır; bu girişim, bilgi ve tecrübî akıl temelinden yürümeyen çoğunluğun rejim için nasıl tehlikeler ürettiğinin eşine rastlanmaz örneğidir, emsal oluşturacak suimisalidir." Bu ifadeler nerede kullanılmış, kimler tarafından kullanılmış, onu, biraz sonra, yine, yeri geldiği zaman anlatacağım.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, yasama organı çalışmalarını düzenleyen içtüzükler, uygulamada, anayasalar kadar önemli olan düzenlemelerdir; bunlar Meclisin sessiz anayasalarıdır.

Anayasamız, madde oylaması esası üzerine oturtulmuştur. Temel yasalarda, madde oylaması yapılmadan, herkesi bağlayacak hukuk kuralını tesis etmek mümkün değildir. Böyle bir yaklaşım, toplum için son derece önemli sonuçları olacak yasalarda, toptan oylama arayışlarını hızlandıracaktır.

SALİH KAPUSUZ (Ankara)Madde oylanacak.

ATİLLA KART (Devamla)Hukuk sistemimizde ve doktrinde, temel yasa, yeniden yapılanma, kapsamlı değişiklik kavramlarının unsurları ve sınırları, teknik ve objektif esaslara bağlanmamıştır. Bu konu hem uygulamada hem de doktrinde tartışmalıdır. Medenî Kanun, Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu gibi yasalarla ilgili düzenlemelerin temel kanun vasfında olduğu açıktır.

Ancak, Kooperatifler Kanunu, İş Kanunu, idarî yargıya, sosyal güvenlik, bankacılık konularına ilişkin düzenlemelerse, getirilen bu teklifle, her zaman için temel kanun olarak nitelendirilip, bu ve benzeri düzenlemelerle, muhalefetin çalışmasını ve denetim görevini kısıtlamanın amaçlandığı, açık bir şekilde, sözcüler, iktidar sözcüleri tarafından da ifade edilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, esasen, idarî denetim mekanizmalarını etkisiz hale getiren, adlî yapıda kadrolaşma sürecini başlatan, kritik soru önergelerine cevap vermemek suretiyle yasama denetimini engelleyen bir siyasî iktidarın, en nihayet, milletvekillerinin Meclisteki seslerini kısmak suretiyle, yasama sorumsuzluğuna, kürsü sorumsuzluğuna, kürsü sorumsuzluğuna müdahaleyi başlatması kaçınılmazdır. Bu sebeple ve bu anlamda getirilen bu teklifi pek de yadırgamıyoruz. Aslında, adi suçlardan, yüz kızartıcı suçlardan dolayı yargılanır iken ve işin esasında milletvekili seçilme engeli mevcut iken Parlamentoya girenlerin ve yasama dokunulmazlığı zırhına bürünenlerin kürsü sorumsuzluğuna müdahalede bulunmalarında da yine şaşılacak bir şey yoktur. Bu süreç maalesef kaçınılmaz bir süreçtir.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de otoriter yönetimi aşan, totaliter ve faşizan bir yönetim anlayışı ve uygulamasına hızla gitmekte olan bir süreç söz konusudur. Yakın zamanda bu teklifi tamamlayan yeni teklifleri de göreceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sözgelişi, maddeler üzerindeki konuşma sürelerini 10 dakikanın altına düşüren tekliflerle de karşılaşacaksınız. Bunlara da hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Bakın değerli arkadaşlarım, getirilen bu İçtüzük teklifi Anayasa Mahkemesinin 31.1.2002 ve 29.4.2003 tarihli iptal ve yürütmenin durdurulması kararlarındaki gerekçelerin hiçbirisini bünyesinde taşımamaktadır. Hukuk normunun genellik, soyut ve sürekli olma unsurları ihlal edilmiş, her olay için ayrı ayrı özel yasama yöntemleri geliştirilmiş olmaktadır bu teklifle. Komisyon Başkanı ve iktidar sözcüleri, bu risklerin, yani, Genel Kuruldaki bu risklerin yasalarla ilgili komisyon çalışmaları esnasında giderilebileceğini kendilerince ifade ediyorlar. Bu ifadenin de, Türkiye gerçekleri ve sözgelişi Anayasa Komisyonu Başkanı ve siyasî iktidara mensup komisyon üyelerinin demokrasi anlayışları ve uygulamaları karşısında hiçbir anlamının olmadığını yine ifade etmek istiyorum. Öylesine hukuk tanımaz bir siyasî iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız ki "nasıl olsa karma komisyonun iradesi belli, bunun için toplanmaya gerek yok" diyen, diyebilen komisyon başkanları ve bu komisyona, bu anlayışa sahip olan bir siyasî iktidar uygulamasıyla karşı karşıyayız.

Keza, şu anda görüştüğümüz İçtüzük teklifinin Anayasa Komisyonunda görüşülmesi aşamasında "temel yasa" veya "kapsamlı yasa" kavramlarının unsurlarını ve sınırlarını belirlemek, böylece, komisyon ve Genel Kurul çalışmalarında etkinlik ve verimlilik sağlayabilmek amacıyla altkomisyon kurulması yolunda talepte bulunmuş isek de, bu teklifimiz de kale alınmamıştır. Dolayısıyla, burada, Genel Kuruldaki bu risklerin, bu hataların komisyonda, mutfakta görüşülmek suretiyle giderilebileceği yolundaki söylemin hiçbir inandırıcı yönünün olmadığı, hiçbir gerçek yönünün olmadığı, bu İçtüzük görüşmelerindeki, komisyon görüşmelerindeki süreçle belli. Onun için, bu söylediklerinizin de doğru bir tarafı yok, inandırıcı bir tarafı yok.

Değerli arkadaşlarım, geldiğimiz aşamada sizleri, yine, sağduyu ve sorumluluk almaya davet ediyorum. Demokrasi anlayışı, böylesine hukuk tanımaz ve keyfî olan bir siyasî iktidarın uygulamalarına karşı, hangi insafla, hangi adalet duygusuyla, muhalefetin, denetim mekanizmalarını kötüye kullandığından söz edebilirsiniz. Unutmayalım ki, konumu, sayısal gücü ve demokrasi anlayışındaki yetersizlik sebebiyle, hak ve yetkilerini kötüye kullanma konusunda siyasî iktidarın çok geniş bir manevra alanı vardır. Bu alan karşısında muhalefetin gücü, bu anlamda yetersiz kalmaktadır.

Sorunun esası nedir; sorunun esası şu, değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri: Türkiye'de üst kurullar ve teftiş kurulları devreden çıkarılmıştır. Yargı, 1982 Anayasasının getirdiği bürokratik yapıdan da istifadeyle, bağımlı hale getirilmiştir. Kadrolaşma süreci başlatılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kanununda bu süreç kurumsallaştırılmıştır. Medya-siyaset ve ticaret ilişkileri ustalıkla kullanılarak, iletişim özgürlüğü kontrol altına alınmıştır. Nihayet, sıra, Meclisi susturmaya gelmiştir; bu süreç Türkiye'de başlamıştır.

Sayın milletvekilleri, peki, demokrasinin ve millet iradesinin kalbi olan Meclis, neden susturulmak isteniliyor?

Sayın Başkanım, birinci sırada, telefonla konuşan arkadaşımı, lütfen, uyarır mısınız.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

68 konuşma daha · 30 Haziran 2005

68 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook