İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 82. BİRLEŞİM · SALI

Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 82. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Nisan 2010 · 895 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 6 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANKARA MİLLETVEKİLİ HALUK İPEK'İN; SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN İLE MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ İLE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HALİL ÜNLÜTEPE VE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ ALİ RIZA ERTEMÜR'ÜN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 10 MİLLETVEKİLİNİN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ GÜLTAN KIŞANAK VE 19 MİLLETVEKİLİNİN; ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ SEVAHİR BAYINDIR'IN; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR'IN; TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 5 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:490) (*)); konuşma 895 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-04-06-ankara-milletvekili-haluk-ipek-in-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secme (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan yasal düzenlemenin birinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu şahsım ve grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, sekiz yıla yakın bir süreden bu yana Türkiye’yi yönetmekte olan Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı, seçimlerin dürüst ve güvenilir olmasını sağlamak amacıyla bu yasal düzenlemenin getirildiğini ifade ve iddia etmektedir.

Öncelikle ve önemle ifade ediyoruz: Getirilen bu teklif, esas itibarıyla Hükûmetin bilgi, talimat ve yönlendirmesiyle hazırlanmış olması sebebiyle, özü itibarıyla tasarı niteliğindedir. Hükûmet, ilgili kurumların görüşlerini almak istememiştir, bu kurumların muhtemel aykırı görüşlerinin resmî kayıtlara intikal etmesini istememiştir.

Seçim sathı mailine girildiği bir dönemde böylesine önem arz eden bir teklifin komisyona intikali ve görüşülmesinde de -en hafif deyimiyle ifade ediyorum- tuhaflıklar yaşanmıştır.

298 sayılı Yasa’yla ilgili olarak sekiz adet kanun teklifinin varlığı, mevcut olduğu Komisyon Başkanı tarafından bilinmekte olmasına rağmen bu teklif sahiplerine duyuru yapılmadan emrivaki ve oldubittiyle komisyon çalışmaları sürdürülmüştür. Bu konudaki değerlendirmelerimizi ve uyarılarımızı komisyon aşamasında ayrıntılı olarak yaptık. Bu tablonun alt komisyon çalışmaları esnasında da yaşanmış olması, devam etmiş olması bu tasarıya yönelik kuşkularımızı daha da artırmıştır.

Değerli milletvekilleri, teklif artı tasarı niteliğinde olan bu düzenlemede bir taraftan mülki idarenin etkinliği artırılmakta, diğer taraftan ise bu anlayışla bağlantılı olarak kolluk gücünün, polisin oy kullanma sürecine müdahalesini sağlayacak, bu ortamı yaratacak bir altyapı hazırlanmaktadır. Özellikle 2007 seçimlerinde bu yönde çalışmaların, bu yönde müdahalelerin yapıldığına dair ciddi endişelerimiz var, bilgilerimiz var. Seçimlerde kolluk gücünün ve polisin her türlü usulsüzlüğü yaptığına dair ciddi bulgular söz konusu oldu, 2007 seçimlerinde bunları yaşadık. Bunları ifade ederken elbette belli bir sayıdaki grubu kastediyorum, güvenlik güçleri bünyesindeki belli bir grubu kastediyorum. Burada görev ve sorumluluk anlayışı içinde üstün bir görev ve sorumluluk anlayışıyla görevini yapan emniyet camiasını, tüzel kimliğini ayırarak bu değerlendirmeyi yapıyorum.

Bu süreçte şunları biliyoruz: Bazı haber ajansları mensuplarının tüm Türkiye’de tüm sandıklarda görev üstlendiklerini, âdeta ikinci bir görev üstlendiklerini, parti memuru anlayışı içinde görev yapan emniyet mensuplarıyla, belli bir bölüm emniyet mensuplarıyla iş birliği içinde oldukları bilinmektedir. Polisin ve valilerin bir bölümünün parti memuru, parti komiseri disipliniyle görev yaptığı bir ortamda seçim güvenliği denetiminde zorlukların yaşanacağı bir gerçektir.

Yine, bu süreçlerde sandık sonuçlarına ilişkin tutanakların ilçe seçim kurullarına nakli esnasında ekip arabalarında sahte imzalarla ve hazır oy torbalarıyla değiştirmelerin yapıldığı, itirazlarda gerçeğin ortaya çıkmaması için gerçek oy torbalarının belirlenmiş ve kontrol altındaki bazı yerlere atıldığı, gizlendiği ya da yok edildiği, ilçe ve il seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kuruluna elektronik olarak aktarılması esnasında da dijital oynamaların yapıldığına dair ciddi kuşkular hâlen varlığını korumaktadır.

Bu kuşkular, geldiğimiz dönemde, geldiğimiz süreçte daha da artmıştır. Siyasi iktidarın seçimi kaybedeceği endişesi ve paniğiyle kamu gücünü kötüye kullanmak suretiyle sandığa her türlü müdahaleyi göze alacağından endişe ediyoruz. Böyle bir tablonun yaratabileceği vahim sonuçları ise ayrıca ifade etmeyi gerek görmüyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kuşkular kamuoyu vicdanını tatmin edecek bir şekilde mutlaka giderilmelidir. Bu tasarı bu kuşkuların giderilmesi için bir fırsat ve imkândı ancak bu kuşkular giderilememiştir, giderilememiş durumdadır. Gelinen aşamada emin bir şekilde ifade ediyoruz ki muhalefet partilerinin bu süreçte yapmaları gereken şudur: Âdeta gölge il ve ilçe seçim kurulları oluştururcasına belli bir disiplin içerisinde sandıkları takip etmeleri zorunluluğu vardır. İlçe seçim kurulunda manuel sonuçların tutanağa bağlanması mutlaka takip edilmelidir. Ancak bu takdirde yapılan usulsüzlüklerin seçim anında eş zamanlı olarak tespiti mümkün olabilecektir. Siyasi partilerin kendi örgüt ve temsilcilerini bu anlamda mutlaka eğitmeleri zorunluluğu vardır.

Bu tespitlerimizi yaptıktan sonra bir diğer konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum değerli milletvekilleri. Geldiğimiz aşamada şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız: Türkiye, kurumlar arasında nüfus ve seçmen sayısı farklılığını hâlen yaşıyor. Bu noktada, Sayın Bakan ve ilgili bürokratlar yanlışımız varsa bizi lütfen uyarsınlar çünkü son derece vahim rakamlardan ve tablolardan söz edeceğim. Temenni ederim ki yanılmış olalım ama aradan geçen yedi yıla rağmen nüfus sayısında ve seçmen sayısında 4 milyon civarında bir boşluk varsa ve bu boşluk hâlen giderilemiyorsa, bu konuda tatminkâr bir açıklama yapılamıyorsa orada seçim güvenliğinden hiçbir şart altında söz etmek mümkün değildir.

Bakın, değerli milletvekilleri, TÜİK rakamlarına dayanarak söylüyorum ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kayıtlarına dayanarak söylüyorum: Teknik bir devlet yapılanmasında, ciddi bir devlet yapılanmasında, takdir edersiniz ki bu iki kurumun gerek nüfus sayımı bilgilerinin gerekse seçmen sayımı bilgilerinin birbirlerini tamamlaması gerekir ama neyi görüyoruz? Bakın, tablo şu değerli arkadaşlarım, TÜİK rakamlarına göre söylüyorum, 29 Mart 2009 tarihi itibarıyla söylüyorum: Kayıtlı seçmen sayısı 48 milyon 49 bin 446 -bunların kayıtlara intikal etmesi gerekiyor- oy kullanan seçmen sayısı 40 milyon 932 bin 260. 31 Aralık 2009 itibarıyla, TÜİK kayıtlarına göre nüfus 72 milyon 561 bin 312 değerli milletvekilleri.

Peki, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kayıtları nasıl bir tabloyu gösteriyor? Orada da bakıyoruz ki değerli arkadaşlarım, on sekiz yaş üstü seçmen sayısı 52 milyon 510 bin 835. Nüfus ne kadar? Nüfus, 76 milyon 175 bin 83 değerli milletvekilleri. Bunun açıklaması, bunun anlamı nedir? Bakıyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti’nin iki kurumunun hesapladığı seçmen sayısı arasında 4 milyon 461 bin 389 kişilik bir fark vardır. Değerli arkadaşlarım, 50-100 bin kişilik bir farktan söz etmiyorum, aşağı yukarı 5 milyona yakın bir farktan söz ediyorum.

Peki, aradan geçen yedi yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarına rağmen bu fark neden giderilemiyor, bu farkın giderilmesi noktasında bugüne kadar yapılan çalışmalardan neden sonuç alınamıyor; bunun açıklık kazanması gerekiyor değerli arkadaşlarım. Siz Hükûmet olarak, Türkiye Cumhuriyeti devletinin yönetim sorumluluğunu üstlenen idari birimler olarak, siyasi güç olarak, siyasi erk olarak böylesine fahiş bir aykırılığı bugüne kadar giderememiş iseniz orada ciddi bir soru işareti var demektir, orada…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

84 konuşma daha · 6 Nisan 2010

84 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook