İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 80. BİRLEŞİM · SALI

Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 80. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Mart 2011 · 534 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 22 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 534 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 1’inci maddeyle ilgili önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Hükûmet, yargı reformunun gerekçeleri arasında yerindelik denetimi konusunu ısrarla dile getiriyor, yerindelik denetiminin yargıya ait olmaması gerektiğini ifade ediyor, bu noktada yargının yürütme organının yerine geçerek takdir yetkisini kötüye kullandığı anlamında gerekçeler getiriyor. Esas itibarıyla bu söylenen doğru. Elbette yargı yürütme organının yerine geçerek orada takdir yetkisini kullanmamalı yani hangi işlemin tesis edileceğini, hangi yatırımın yapılacağını yargının kararlaştırmaması gerekir. Bu noktada Hükûmetin değerlendirmesine katıldığımı ifade ediyorum ancak yapılan bu değil, Türkiye’de yapılan bu değil, yargı artık yerindelik denetimi yapmıyor, yargı sadece yasallık denetimini yapmak istiyor.

Bunu birkaç örnekle açıklamak istiyorum: Bakın değerli milletvekilleri, hidroelektrik santrallerini Türkiye tartışıyor. Yargı şunu demiyor: “Sen hidroelektrik santrali kuramazsın.” demiyor, “Bunun kararı elbette Hükûmete aittir, bunun sorumluluğu Hükûmete aittir ancak hidroelektrik santrali kurulurken bunun çevreye zarar verip vermediği, bunun çevreyle uyumlu olup olmadığı, çevrede bir tahribat yaratıp yaratmadığı konusunda ben bilirkişi incelemesi yaparım.” diyor, “Bu çünkü teknik bir konudur.” diyor, “Bunu önceden kimse tespit edemez, bunu ancak bu işin uzmanları tespit edebilir, ben bu yetkimi kullanmak istiyorum.” diyor.

Doğrusu da budur, bu noktada Hükûmetin bir teknik ekip gibi uzmanlık gerektiren bir konuda değerlendirme yapmasını bekleyemezsiniz, yargının yapmak istediği bu.

Yargı ne diyor? Yargı “TÜPRAŞ özelleştirmesini elbette yapabilirsin.” diyor, “Ancak TÜPRAŞ özelleştirmesini Maliye Bakanının odasında gece yarısı yapamazsın.” diyor, “Özelleştirmeyi yaparken aleniyet ilkesini ihlal etme.” diyor, “Şeffaflık ilkesini ihlal etme.” diyor, “Serbest rekabetin oluşmasını sağla.” diyor, “Kamunun yararına en uygun fiyatın oluşmasını sağla.” diyor, “Sen bunu yapmıyorsun.” diyor, “Maliye Bakanının odasında gece yarısı özelleştirme yaparken 400 milyon dolar bir soyguna yol açıyorsun.” diyor. Yargının söylediği bu. Bunun yerindelik denetimiyle ne ilgisi var? Bu, yasallık denetiminin ta kendisidir.

Peki, değerli milletvekilleri, sizler iktidar milletvekili olarak yargının yasallık denetimini yapmasından, daha açık bir ifadeyle 400 milyon dolar seviyesindeki hazine zararını korumasından herhâlde rahatsız olmazsınız? Bunun aksi söz konusu olabilir mi? Hazinenin soyulmasına göz mü yumacaksınız? Bunun neden cevabını… Bunun tartışmasını neden yapmıyorsunuz değerli milletvekilleri? Bunları anlatmaya çalışıyoruz.

Şunu soruyoruz, diyoruz ki: Türkiye'yi iletişim bakımından, güvenlik bakımından teslim alan Telekom özelleştirmesini neden sorgulamıyorsunuz? Telekom ya da bir başka ifadesiyle “telekomisyon” özelleştirmesini neden sorgulamıyorsunuz? Bu sizi rahatsız etmiyor mu? Bu noktada yasallık denetiminin yapılmasına neden imkân vermiyorsunuz? Ne oluyor? Bakın, “Telekom özelleştirmesinde Telekom’un yüzde 10 seviyesindeki kurumlar vergisinin indirilmesiyle yani yüzde 30 seviyesinden yüzde 20’ye indirilmesiyle, Telekom’un on yıllık vergi indirimiyle Türkiye'nin iletişimini, güvenliğini sermaye yapısı belli olmayan bir firmaya, Hariri ailesine neden teslim ediyorsun?” diyor yargı; bunu kamuoyu da soruyor, bunu halk da soruyor ama bunu sizler sormuyorsunuz, sormak işinize gelmiyor. Anlatmaya çalıştığımız bu.

Bakın, Telekom özelleştirmesiyle birlikte sözleşmedeki hükümlere rağmen Telekom’un gayrimenkulleri satılıyor değerli milletvekilleri, harıl harıl ilanlar yapılıyor. O ilanlar yapılırken o gayrimenkullerin, o taşınmazların Telekom’a ait olduğu bile gizleniyor. Bunlar sizi rahatsız etmiyor mu değerli milletvekilleri? Bu yasallık denetimini kim yapacak? Bunun yerindelik denetimiyle ne ilgisi var? O zaman, bu yasallık denetimini de yapmayacaksa yargı, yargıya ne gerek var, yargıya ne ihtiyaç var? Bunları sorgulamayacak mısınız? Ama bunları sorgulamamak noktasında kararlı olduğunuz anlaşılıyor…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ATİLLA KART (Devamla)Bunları biz anlatmaya devam edeceğiz değerli milletvekilleri. İnanıyorum ki bir gün de olsa bunları vicdanınızda değerlendireceksiniz, sorgulayacaksınız.

Bu değerlendirmelerle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 22 Mart 2011

86 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook