Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)
Batman Milletvekili ·
Genel Kurul, 22. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Kasım 2009 · 620 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ayla Akat Ata, 24 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S.428)); konuşma 620 kelime.
Ayla Akat Ata (Batman). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayla-akat-ata-23-2009-11-24-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-gecici-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AYLA AKAT ATA (Batman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi’nin 1’inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine konuşuyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Verdiğimiz değişiklik önergesi belki çok aykırı diye düşünüldü. Sayının 10 binden 30 bine çıkarılması belki bugünün koşullarında imkânsız gibi görülebilir bütçenin kendi içerisindeki tutarlılığı dolayısıyla ama rakamın az olduğuna, yani 10 bin kişilik rakamın mevcut atama bekleyen öğretmen sayısı ve Türkiye’deki ihtiyaç söz konusu olduğunda çok az olduğunun altını çizmek için bu rakamın yükseltilmesi gerektiğini ifade ettik. Kaldı ki 5828 sayılı Kanun’un, 2009 yılı Merkezî Bütçe Kanunu’nun 22’nci maddesi gereği Maliye Bakanlığınca kullanım izni verilen kadroların tamamının 2009 yılı içerisinde kullanıldığını da biliyoruz ama yılın sonunda böyle bir tasarrufta bulunulması ve düzenlemeye gidilmesi de oldukça önemli. Bu vesileyle aykırı da olsa böyle bir değişiklik önergesi vermiş bulunmaktayız.
Bugün Türkiye'nin birçok ilinde Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu’nun bileşenleri, bizim çocuklarımız, bizim evlatlarımız yaşları çok geçmeden zaten üniversite kapılarında yaşamın tüm zorluklarını öğrenmiş ve bundan sonrasında toplumsal üretimin bir parçası olmak ve kendileri de belki yuva kurmak adına, artık üretimin içerisinde olmak adına atamayı bekleyen öğretmenler, bizim çocuklarımız yürüyorlar. Türkiye'nin her tarafında yürüdüler ki bu yürüyüşler geçen hafta da Türkiye’nin değişik illerinde yapıldı, Batman’da da yapıldı. Bizden de söz istediler, yine Mecliste siyasi parti grubu olan tüm partilerle bu platform üyeleri gelip görüştüler, dileklerini, temennilerini ve bu Meclisten beklentilerini ifade ettiler. O yüzden -az önce konuşmamda da söylemiştim- biz belki bugün bu yasa teklifi vesilesiyle öğretmenlerimizin ve eğitimimizin sorunlarına dair birçok konu başlığına değindik ama bu platform sorunlara değinme platformu değildir. Bu Meclisten beklenti, sorunların çözümüdür. Bu kararlılıkla hareket etmek gerekiyor ve yapmış olan… Burada birçok hatip konuştu ve yapılan eleştirilere verilen cevabında “Mali bir disiplin vardır. Ülkemizi ekonomik krizlerle karşı karşıya bırakacak birtakım pratikler içerisine giremeyiz, birtakım düzenlemeler yapamayız.” Bu çok yanılgılı bir durum. Niye ki? Türkiye, evet bugün çok önemli sorunlarla mücadele eden bir ülkedir ama bu sorunlardan, az önce de belirttim, bir iki örnek de verdim, mesela “Çocuk istismarı” dedim, mesela “Kadına yönelik şiddet” dedim. Hangisinin kapağını kaldırırsanız altında eğitim yatıyor. O yüzden buraya ayıracağınız bütçeyi diğer bakanlık kalemlerinden de alarak ayırmak durumundasınız. Bunu başaramazsak eğer yarın öbür gün “Şu soruna eğildik ama yeterince başarılı olamadık. Şu konunun altını çizdik ama yeterince başarılı olamadık.” diye yakınma hakkımız da yoktur.
Yine, bu öğretmenleri yani ataması yapılmayan öğretmenleri ben canıgönülden tebrik ediyorum, iyi ki toplumsal muhalefetin bir parçasılar, iyi ki bugün yürüyerek, demokratik haklarını kullanarak seslerini duyurmak istiyorlar. Bunlar yarın, bizim geleceğimizi teslim edeceğimiz çocuklarımızı yetiştirecekler. Bizden yirmi yıl önce bu sıralarda başkaları oturuyordu, bizden yirmi yıl sonra da başkaları oturacaklar, başka milletvekilleri oturacak ve bunlar yine bu ülkenin sorunlarını konuşacaklar. O sorunu tartışan, çözümü üretecek olan zihinlerin bulanık olmaması için bizim bugün eğitime yatırım yapmamız gerekiyor. Eğitime yatırım yapmazsak ülkenin bugün bile içinden çıkılmaz olan sorunlarının çözümü için çok geç kalmış olabiliriz.
Yine, her çalışmanın iki temel unsuru vardır: Birincisi ekonomisidir, ikincisi kadrosudur. Biz eğer bu çalışmada yani Türkiye’de eğitimin yükseltilmesi, eğitimde standardın yükseltilmesi, eğitim sorunlarının aşılması noktasında bir kararlılık ortaya koyacaksak o zaman bunun ekonomisini ayırabilmeliyiz. “Ayırdığımız ekonomi çok yüksek, bizim dönemimizde daha çok yükseldi, işte bizim elimizdeki rakamlar bu…” Sayın İktidar Partisi Hatibinin ifadesinden önce, diğer siyasi parti gruplarının hatipleri de konuştular, hepsi de rakamlar verdiler, hepsi de doğru rakamlardı. Biz burada rakamlar üzerinden polemik yaparak bu sorunun altını çizemeyiz ya da çözüm arayışı içerisinde olamayız. Rakamların yetersiz olduğu noktasında herkesin ortaya bir kararlılık koyması gerekiyor. Bu rakamlar yetersizdir, eğitime ayrılan bütçe artırılmalıdır ki bizim altını çizdiğimiz, bugün Meclisin de gündemine gelen birçok sorun için ortak çözüm alanı yaratabilelim.
İkincisi, kadrosudur. Bu kadroların yetiştirilmesi noktasında ciddi problemler var. Yine, Sayın Hatip dedi ki: “Ülkenin her tarafında üniversiteler var.”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 24 Kasım 2009