İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Ayşe Nur Bahçekapılı

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 96. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Nisan 2010 · 769 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ayşe Nur Bahçekapılı (AK Parti), 27 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 769 kelime.

Ayşe Nur Bahçekapılı (AK Parti, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-nur-bahcekapili-23-2010-04-27-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce geçtiğimiz gün hayatını kaybeden Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve sevgili görev arkadaşım Özdemir Özok’u saygıyla anıyorum, rahmet diliyorum, yakınlarına ve dostlarına baş sağlığı diliyorum.

Yine sözlerime başlamadan evvel belirtmek istediğim bir şey var, bunu hepiniz biliyorsunuz, halkımız da biliyor: Bu kürsü tutarlılık ister, bu kürsü kendini kandırmanın, kendini avutmanın yeri değildir.

FARUK BAL (Konya)E-muhtırayı anlat…

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (Devamla)Belki bu kürsüde kendinizi kandırabilirsiniz, belki bu kürsüde kendinizi avutabilirsiniz ama halk ve millet sizi izliyor; halkı ve milleti kandırmak ve avutmak asla mümkün değildir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AKİF AKKUŞ (Mersin)İçinizdekini söyleyin, içinizdeki…

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi’nin Anayasa’nın geçici 15’inci maddesini yürürlükten kaldıran çerçeve 25’inci maddesi hakkında AK PARTİ adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Siz Yaşar Büyükanıt’a bir tane zırhlı daha alın, iyi olur!

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (Devamla)1982 Anayasası’nın geçici 15’inci maddesinin amacı Millî Güvenlik Konseyi üyelerinin, darbe yapanların, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükûmetlerin, 12 Eylül sürecinde görev yapan Danışma Meclisinin cezai, mali ve hukuki sorumsuzluğunu sağlamaktır.

Öte yandan, 1982 Anayasası’nın geçici 15’inci maddesi 12 Eylül’ü gerçekleştiren askerleri, darbeci kişi ve kurumları âdeta koruma altına alan bir madde olmasının yanında, darbeleri yapanların yargılanmadığı, muhtıra verenlerin yargılanmadığı, anayasal koruma altına alındığını gören darbe heveslilerine de cesaret vermektedir, güven telkin etmektedir. Darbenin gerekçesi ve koşulları olmaz arkadaşlar, darbe yapan da darbeye teşebbüs eden de yargıda hesap vermelidir, verecektir de.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sorumluluk insan olmanın, olabilmenin gereğidir. Hukuk dilinde “sorumluluk” uyulması gereken bir kurala aykırı davranışın hesabını verme, işlenmiş olan bir suçun gerektirdiği cezayı çekme olarak tanımlanmaktadır. Cezai, hukuki ve mali sorumluluk, kaynağı ne olursa olsun, kişilerin tam bir serbesti içinde hareket etmelerini engeller.

12 Eylül 1980 darbesinin sahipleri, yapıcıları neden sorumluluktan kaçmışlar, darbeciler kendilerini neden korumaya almışlardır? Bakalım 12 Eylül sürecinde neler olmuş, bir kez daha tarihe not düşmek gerekiyor: 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, 50 kişi idam edildi; açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 71 bin kişi Türk Ceza Kanunu’nun o zamanki 141, 142 ve 163’üncü maddelerinden yargılandı, 98.404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı; 7 bin kişi için idam cezası istendi, 517 kişiye idam cezası verildi; 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi, cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi, 14 kişi açlık grevinden öldü, 388 bin kişiye pasaport verilmedi, 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı, 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına gitti; 23 bin derneğin faaliyeti durduruldu, 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi, gazeteler 300 gün yayın yapamadı, 39 ton gazete ve dergi imha edildi.

DİSK, Hak-İş ve MİSK kapatıldı ve en önemlisi Anayasa ortadan kaldırıldı. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Adalet Partisi, Millî Selamet Partisi, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, Nizam Partisi, Türkiye İşçi Köylü Partisi, Sosyalist Devrim Partisi kapatıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisinin işlevine son verildi.

1982 Anayasası’nda bulunan geçici 15’inci madde ve bu maddeyi yürürlükten kaldıran teklifteki 25’inci madde, 12 Eylül darbesini yapanların yargılanmasını önleyen, suçlarının üstünü örten bir maddedir ancak bugün, milletvekili olarak bizler, kabul oylarımızla geçici 15’inci maddeyi Anayasa metninden çıkartarak bu maddeyle korunanlara “Sizler sorumlusunuz. Bu darbeyi siz yaptınız. Sizin hiçbir ayrıcalığınız yoktur, suç işlediniz.” demek zorundayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AKİF AKKUŞ (Mersin)Öyle deseniz de işe yaramıyor.

OKTAY VURAL (İzmir)Sizi gidi 28 Şubatçılar!

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (Devamla)Sayın milletvekilleri, şair Nevzat Çelik 1966 doğumlu. Sekiz yıla yakın kaldığı cezaevinden yazdığı şiirler hâlâ dillerde. Nevzat Çelik, bir şiirinde diyor ki:

“Bindokuzyüzaltmış doğumlular

Yıldız kanatlı birer kuştular

Doğru uçtular yanlış uçtular

Bıkmadan usanmadan uçtular

Bindokuzyüzaltmış doğumlular

Yıldız kanatlı birer kuştular

Fırtınalara bindi

Ateşi harlayan kanatları

En acemi

Ve en usta

Gözlerimize değen gözleri

Kaçamadığımız yangındır”

Evet, özellikle 1960 doğumlular gençliklerini yaşayamadılar. Korkusuzca direndiler ama bu darbeyi yapanlar, o süreci devam ettirenler ise geçici 15’inci maddeye sığındılar çünkü korktular. “Asmasak da beslesek mi?” diyerek on yedi yaşındaki Erdal Eren’i idam ettiler ama o Erdal Eren kocaman yüreğiyle ailesine şöyle seslendi: “Zavallı ve çaresiz biriymiş gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. Bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız beni o kadar mutlu edersiniz.”

Yine, bir şiirle devam edelim o dönemle ilgili olarak çekilen acılara. Nevzat Çelik yine bir şiirinde şöyle söylüyor:

“Bir sabah anne bir sabah

Acını süpürmek için açtığında kapını

Adı başka sesi başka nice yaşıtım

Koynunda çiçekler

Çiçekler içinde bir ülke getirirler

Başlarını koymak için yorgun dizine anne

Sen hazır tut dizini anne

O mükemmel güne” (AK PARTİ sıralarından alkışlar, MHP sıralarından gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 27 Nisan 2010

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook