İstanbul Milletvekili Mustafa Demir ve Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz ile 99 Milletvekilinin İklim Kanunu Teklifi (2/2927) münasebetiyle
Tunceli Milletvekili ·
DEM Parti
Çevre Komisyonu · 3. yasama yılı · 26 Şubat 2025 · 196 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ayten Kordu (DEM Parti), 26 Şubat 2025 tarihinde TBMM Çevre Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: İstanbul Milletvekili Mustafa Demir ve Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz ile 99 Milletvekilinin İklim Kanunu Teklifi (2/2927) münasebetiyle); konuşma 196 kelime.
Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “İstanbul Milletvekili Mustafa Demir ve Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz ile 99 Milletvekilinin İklim Kanunu Teklifi (2/2927) münasebetiyle”. TBMM Çevre Komisyonu tutanağı, 26 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayten-kordu-2025-02-26-istanbul-milletvekili-mustafa-demir-ve-bursa-milletvekili-emel-gozukar-3 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=73118
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AYTEN KORDU (Tunceli)Gerekçe:
İklim değişikliğine uyum düzenlemesi en az iklim değişikliğiyle mücadele/azaltım maddesi kadar iklim hedeflerine ulaşmamız ve iklim değişikliğinin mevcut ve gelecekteki etkilerini mümkün olan en az zararla atlatmamız bakımından önemlidir. Maddenin taslaktaki düzenlenme biçimi bu alanda alınacak tedbirleri bütünüyle ikincil mevzuata bırakmaktadır. Bu durum, hayati önemdeki tedbirleri belirsizleştirmekte, uygulama iradesini yasadan bağımsız bir hâle getirmektedir. Oysa bu adımların çerçevesinin kanun kapsamında belirlenmesi, kanunun işlevini yerine getirmesi için elzemdir. Doğal ekosistemler, yutak alanlar olmaları nedeniyle net sıfır emisyon hedefine ulaşma bakımından oldukça önemlidirler fakat ekosistemlerin -orman, mera, tarım alanları, sulak alan, deniz vesaire gibi- hem sağladıkları direnç ve azaltım bakımından hem de karbon yutaklarının net sıfır emisyon hedefine katkısı bakımından, kanunda korunmalarına ilişkin hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Korunan alanlarla ilgili durum böyleyken koruma alanı dışındaki sahaların yönetiminde ekosistemlerin iklim değişikliğine karşı direncini artıracak planlar, sürdürülebilir uygulamalar ve restorasyon çalışmalarına dair görev ve hedeflere ise hiç yer verilmemiştir. Bu durum, hâlihazırda maden talanı riski altında olan doğal alanların, adı iklim kanunu olan bir yasa eliyle yok sayılması anlamına gelmektedir. Tasarıda iklim değişikliğinin yaratacağı riskleri öngörmek üzere hiçbir faaliyete yer verilmemiştir. Afet risk haritalarının hazırlanması, bu haritalarda öngörülen risklerin doğru bir şekilde yönetilmesi hususları es geçilmiştir.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
46 konuşma daha · 26 Şubat 2025