İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 134. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)

Bayram Ali Bayramoğlu

Rize Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 134. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2010 · 1.199 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti), 14 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE RUSYA FEDERASYONU HÜKÜMETİ ARASINDA TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE AKKUYU SAHASINDA BİR NÜKLEER GÜÇ SANTRALİNİN TESİSİNE VE İŞLETİMİNE DAİR İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASI HK. (S.S.538)); konuşma 1.199 kelime.

Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti, Rize). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ali-bayramoglu-23-2010-07-14-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-rusya-federasyonu-hukumeti-arasinda-t (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 538 sıra sayılı kanunun geneli üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, az evvelki görüşmelerden de anlaşıldığı kadarıyla mevcut nükleer konusunun, bilgilenme noktasında daha fazla bilgiye ihtiyacımız olduğu, dünyada bu sektörün hangi konumda olduğu, teknolojisinin neresinde olduğu, faydaları ve zararları konusunda biraz daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğu ortaya çıkmıştır. O nedenle, ben daha farklı bir konuda konuşacaktım ama bu en azından konuşmamın belirli bir kısmını bu bilgilendirmeye ayırmakta fayda görüyorum.

Arkadaşlar, şu anda dünya genelinde toplam 438 reaktörde 372.038 megavatlık elektrik enerjisi üreten nükleer santral çalışıyor. Şu anda fiilî olarak dünya genelinde, 24 tanesi Çin’de olmak üzere, 11 tanesi Rusya Federasyonu’nda olmak üzere, 6 tanesi Güney Kore, 4 tanesi de Hindistan’da olmak üzere toplam 58.829 megavatlık, genel olarak reaktör olarak baktığımızda da 61 tane reaktörün fiilî olarak imalat altında olduğunu görüyoruz.

Burada yine çevrecilik açısından, özellikle dünyaya son derece önemli mesajlar veren Avrupa ülkeleriyle ilgili nükleerde hangi konumlarda oldukları hakkında da size biraz daha fazla bilgi vermekte fayda görüyorum. Bakın, Avrupa ülkelerinin gelişmişlikleri, gelişmişlik seviyesinde ileri gelen ülkelerdeki bazı bilgilere bakalım: Belçika toplam 7 reaktörde 5.934 megavat nükleerden enerji üretiyor ve toplam enerji payı içerisinde nükleerin oranı yüzde 51,65 yani yarısından fazlasını nükleerden oluşturuyor. Bulgaristan yüzde 36’sını, Çek Cumhuriyeti yüzde 33,80’ini, Finlandiya yüzde 32,90’ını, hepsinden önemlisi -dikkatiniz çekiyorum- en fazla çevreci olan ülke Fransa toplam enerji üretiminin yüzde 75,7’sini yani dörtte 3’ünü nükleer enerjiden üretiyor. Almanya yüzde 26, Macaristan yüzde 43, Romanya yüzde 20, Rusya Federasyonu yüzde 18, Slovakya vesaire hepsi yüzde 30’un üstünde. Peki, dünyada en çok, en yüksek megavat üretimiyle hangi ülke birinci sırada? Amerika Birleşik Devletleri. Toplam 104 reaktörde 100.683 megavat elektrik üretimini, yani Türkiye'nin toplam kurulu gücünün 2,5 katını Amerika sadece nükleer enerjiden üretiyor. Yani, bu çevrecilik konusu gündeme geldiğinde, bizde çevrecilik var da bu ülkelerde çevrecilik yok mu? Var. Onların da hadiseye yaklaşımları açısından bakmamız son derece önemlidir.

Yine bilgilenmeniz açısından son derece önemli bir başka konuyu da sizlerle paylaşmak istiyorum, o da…

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Sayın Bayramoğlu, bir bilgiyi istesem… Bunu, o dediğiniz nükleer santraları bu Rus firmaları mı yapmış, yoksa…

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Geleceğim, geleceğim… Geleceğim Hüseyin Bey, oraya da geleceğim.

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Bilgilenmek için soruyorum.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Şimdi, nükleerin en önemli problemi nedir? Olabilecek bir kaza hâlinde çevreye verdiği ve insan sağlığına verdiği zarar açısından önemlidir. Doğru, bu son derece önemli ama nükleerin hayatımıza girdiği, dünya hayatına girdiğinden bu yana bütün dünya genelinde toplam yaşanmış kaza vakası kaç tanedir? Toplam altı tanedir.

ALİM IŞIK (Kütahya)Ölen…

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Altı tanedir. Ölen sayısı da… Bakın, ölen sayısını da veriyorum size.

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Bu bir ölçü olmaz Ali Bey ama.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Geleceğim, oraya da geleceğim.

Şimdi, arkadaşlar, teknoloji açısından eğer “Sonucunda ölüm var, o nedenle böyle bir işi yapmayacağız.” diyorsak uçağa binmeyeceğiz, arabaya binmeyeceğiz, kara yoluna çıkmayacağız. Teknoloji olarak bu uçağı kullanırsak her ihtimale karşı düşebilir diye değerlendirmeye almayacağız. Vapur batabilir, tren devrilebilir. E, teknolojik ürünlerin içerisinde yüzde 100 can güvenliği, yüzde 100 neticesinde insan sağlığı vardır deme şansımız yok ki. Her işin içerisinde artılarla eksilerle bu işi değerlendirmek zorundayız.

Bizim nükleere bakış açımızda, hadiseyi değerlendirdiğimizde bizi ilgilendiren çevre felaketi açısından en büyük kaza Çernobil’dir. Bu doğru ama diğerlerinin içerisinde kaza sonuçlarına çıkartılan raporlarda en önemli maddelerden birkaç tanesini size okumakta fayda görüyorum, bakın: “Özellikle Amerika’da Three Mile Island’da olan santral kazası normal bir işletim arızası, ekipman kaybı ve operatör hatasıyla kazaya dönüşmüş, kısmî reaktör kalbi erimesi meydana gelmesine rağmen, reaktörü çevreleyen beton koruyucu kabuğun sayesinde çevreye ciddi bir radyasyon sızıntısı olmadığı için ölümle sonuçlanan vaka olmamıştır.” diyor.

Çernobil’deki en büyük etki ise, bu bahsedilen özellikle beton çevreleme konusuyla ilgili çevrelemenin olmamasıdır. Şimdi, dünya genelinde yaşanan ve şu anda fiilî olarak devam etmekte olan 61 tane reaktörün 11 tanesi ile 24 tanesinin sadece Çin’de ve Rusya’da olduğunu, yani yüzde 60’ının sadece Çin ile Rusya’da olduğunu düşünürsek ve Rus firmalarının, hem kendi ülkelerinde hem de Çin’deki bu taahhüt işlerinin içerisinde fiilî olarak görev aldığını düşünürsek, özellikle teknoloji geliştirme konusunda dünyadaki en iyi teknolojiye sahip ülke ve firmalar olduğunu da mutlaka göz ardı etmememiz gerekiyor.

Bu derslerden, bu kazalardan çıkan derslerden, Türkiye'de kurulacak olan son teknolojiye yönelik özellikle beton plakalama noktasında, dünyadaki en iyi müteahhitlik hizmetlerini veren firmalara sahip olmamıza rağmen, bu beton teknolojisi hâlâ ülkemizde maalesef yok. İşte, bu teknolojileri Türkiye'ye getirirken, bunun yanında nükleeri sadece bir enerji olarak değil, aynı zamanda onun geliştirecek olduğu yan sanayi, orta sanayi, ilaveten ülkeye getirecek olduğu katma değer konusu hiç de göz ardı edilmemesi gereken en önemli konulardan bir tanesidir. Dünyada yükte hafif, pahada ağır ürünler üretebilmek için, Türkiye'nin nükleer teknolojisine sadece nükleer enerji açısından değil diğer açılardan da ihtiyacı olduğunu göz ardı etmememiz gerekir.

Peki, bunları durup dururken mi öğreneceğiz, yoksa bu konuda öyle veya böyle ehliyetli, liyakatli insanlarla bir araya gelerek, onlardan elde etmiş olduğumuz bilgileri paylaşmak suretiyle mi yapacağız?

Şimdi, arkadaşlar diyorlar ki: “Efendim, ülkeye yatırım yapılacak, işte, Türkiye'de denizler kirletilecek, çevreye zarar verilecek.” Ve bu insanlar sanki ülkede bedava tahsis edilmiş araziyi de sırtına koyup gidecek!

ALİM IŞIK (Kütahya)Bedava, bedava!

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Bedava, evet, bedava tahsis ettik.

ALİM IŞIK (Kütahya)Arazi bedava!

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Bedava tahsis ediyoruz. Neden? Çünkü bahsettiğimiz 4.800 megavatlık nükleer enerji santralinin yatırımı yaklaşık 20 milyar dolardır arkadaşlar. 20 milyar dolar.

ALİM IŞIK (Kütahya)Vereceğimiz para da 20 milyar dolar!

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Geleceğim, oraya da geleceğim. Rakamları doğru yorumlayacağız, doğru bileceğiz rakamları.

20 milyar dolar yatırımı Türkiye bir tek kuruş para koymadan, her türlü teknoloji transferi dâhil olmak ve içindeki yatırımlarını, müteahhitlik ağırlığını Türk firmalarıyla yaptırtmak, her türlü bilgiyi, eğitimi vermek kaydı şartıyla taahhüt edecekler ve bunun karşılığında siz…

ALİM IŞIK (Kütahya)Öyle bir taahhüt yok. Ali Bey, yanlış bilgilendirme.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Alim Beyciğim, dinle lütfen. Bakın, ben sizi sakin ve sabırlı bir şekilde dinledim.

ALİM IŞIK (Kütahya)Ama Ali Bey, öyle bir taahhüt yok.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Yanlışlık yok. Veriyorum bilgileri size.

Ve on beş sene süreyle satın alacağız.

Peki, kaç paraya satın alacağız? “Efendim, 12,33 sent ortalamasına alacağız, bugünkü dünya fiyatlarının ortalamasına göre çok yüksek.” doğru. 2010 yılındayız, bugünden başlayan yatırımların bitme süresi on yıl, yani 2020. 2020’den sonraki süre içerisinde 2027’nin ortalamasını alırsanız 12,33 sent, o güne gelen yani on yedi yıl sonraya gelen fiyattır, o güne gelen fiyattır ve eskale ettiğinizde, yüzde 4’le eskale ettiğinizde bugünkü fiyatı 6,33 senttir. Yani Türkiye 6,33 sente bugüne göre bu enerjiyi satın almaktadır.

Şimdi, bu fiyat çok yüksek bir fiyat ise size söylüyorum, açalım madde 3’ü, elektrik, madde 10’un beşinci maddesine bakalım.

Ne diyor beşinci madde arkadaşlar?

Birinci ve ikinci üniteden üretilecek elektriğin yüzde 70’ini, üçüncü ve dördüncü üniteden üretilecek elektriğin yüzde 30’unu bu şartlarla satacak.

Peki, bir sonraki maddede ne diyor, altıncı maddede:

“Proje Şirketi, Ünite 1 ve Ünite 2’de üretilmesi planlanan elektriğin yüzde 30’unu, Ünite 3 ve Ünite 4’te üretilmesi planlanan elektriğin yüzde 70’ini kendisi veya enerji perakende tedarikçileri vasıtasıyla serbest elektrik piyasasına satacaktır.”

Bu ne demektir, biliyor musunuz? O günkü fiyatın dünya genelindeki ekonomik konjonktüre göre ucuz olabileceği düşüncesiyle diyor ki: “Yüzde yüz garanti verseniz dahi ben yüzde 30’unu piyasaya satayım…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

96 konuşma daha · 14 Temmuz 2010

96 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook