İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Bayram Yılmazkaya

Gaziantep Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Ekim 2020 · 664 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bayram Yılmazkaya (CHP), 21 Ekim 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 664 kelime.

Bayram Yılmazkaya (CHP, Gaziantep). “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-yilmazkaya-27-2020-10-21-gida-tarim-ve-orman-alaninda-bazi-duzenlemeler-yapilmasi-hakkinda-kan (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91544

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BAYRAM YILMAZKAYA (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, günümüz dünyasında gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler, kendi insanlarının sağlığındaki en önemli faktörün beslenmeden ve temiz havadan geçtiğini yıllardan beri keşfettikleri için ülkelerindeki tarım ve gıdadaki düzenlemeleri yıllar öncesinden tamamlamışlardır. Bu ülkelerdeki kolay ve ucuz beslenme sayesinde salgın ve kronik hastalıklarda insanlar daha korunaklı hâle gelmiş durumdadır ama maalesef, ülkemizde hemen hemen her alanda olduğu gibi mevcut iktidar insanların beslenmeye bağlı sağlığını geri planda bırakıp “Birilerini daha çabuk nasıl zengin ederiz?” veya “Rant nerede daha fazladır?” derdine düşmüş, sonuçta ulusal politikalarımız tarım ve gıdada hâlen oturmamış bir sistemle devam etmektedir. Yıllarca verdiğimiz mücadele ve uğraşlara rağmen, ülkemiz insanları, bol ve ucuz doğal gıda noktasında beslenmedeki yetersizlikler sonucunda, salgın ve kronik hastalıklara bünyesel olarak daha zayıf bir şekilde yakalanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, yaşamın tüm bileşenlerini ve alanlarını yakından ilgilendiren tarım ve gıda, tek bir kişinin aklıyla yönetilecek bir sektör değildir. Coronavirüs salgınıyla önemi bir kez daha ortaya çıkan tarım ve gıdada tüm dünyanın şimdiye kadar bitirmiş olduğu, bizim çok geç kaldığımız ulusal ve sürdürülebilir tarımın belirlenmesi şarttır. Eğer bu yöntemi belirlemezsek günübirlik adımlar, eksik çözümler ve yanlış düzenlemelerle gıda ve tarım alanındaki sorun yumağı her geçen gün biraz daha büyüyecek ve içinden çıkılmaz bir hâle gelecektir ve hatta gelmiştir.

Değerli arkadaşlar, ne yazık ki ülkemizdeki tek adam yönetimine özgü “Ben bilirim.” ve “Yaptım oldu.” tavrı, bu yasa teklifinin hazırlanması ve görüşülmesinde de kendini göstermiştir. Daha önceki dönemlerinizde de her gelen Tarım Bakanı, ülkenin ve insanların değil kendi hırslarının peşine düşerek bir önceki yasayı değiştirip yine birilerinin menfaatine gelecek hâle getirmiştir.

Değerli arkadaşlar, artan nüfus, iklim değişikliği, su kaynaklarının kısıtlılığı, toprak kayıplarının artması, verimli toprakların kaybedilmesi gibi nedenlerle tarımsal üretimin nüfusa yetmediği durumlarda gıda egemenliği ve gıda güvenliği, ülkelerin geleceğe güvenle bakabilmesi için en stratejik konular olacaktır. Ülkemiz tarımı, AKP iktidara geldiği günden bugüne kadar, artan bir şekilde dışa bağımlı hâle gelmiştir. 2002 yılında tarımsal hasılanın büyüme oranı 7,5 kat artmışken 2003 ila 2019 yılları arasında tarım sektörü ortalama 2,7 büyümüştür. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçildikten sonra büyüme oranı daha da aşağı düşerek yüzde 2,5 olarak gerçekleşmiştir. Tarımsal hasıla kayıpları, büyüme oranlarının düşük olması ve AKP iktidarının ithalatçı politikaları ülkemizi tarımda net olarak ithalatçı konuma getirmiştir.

Getirilen yasa teklifinde -arkadaşların da belirttiği gibi- Tarım Kanunu’nda değişiklik öngörülmesine karşın çiftçilerimizin yaşadığı çeşitli sorunlarını ve sıkıntılarını gideren düzenlemelere yer verilmemesi, Türkiye tarımı açısından çok üzücüdür. İlim Gaziantep’te olmak üzere, çiftçilerin sulama ve elektrik borçlarını ödeyememeleri, yeterli destek primi alamamaları, birikmiş banka borçları, devletin destek için verdiği ödemeden vergi kesilmesi, borçları nedeniyle gelen paralara usulsüz bir şekilde haciz ve bloke işlemi uygulanması çiftçilerimizi çıldırtacak hâle getirdiği gibi tükenmişlik sendromuna da sokmuştur. Çiftçilerimiz artık mesleği bırakıp tarlalarını ekmemeye başlamışlardır. Bu durum sayısal olarak da görülmektedir. 2002 yılında tarımın istihdam içindeki payı yüzde 35 iken 2019 yılında tarımın istihdam içindeki payı yüzde 18’lere düşmüştür. Başka bir deyişle, son on yedi yılda 2 milyon 361 bin kişi tarımsal istihdamdan çıkmıştır. 2019 yılında 3 milyon 387 bin hektar tarım arazisi, çoğu ülkenin gıptayla bakıp eline geçmezken ülkemizde maalesef nadasa bırakılmıştır. Dünya, tarımı ve ekme işini ciddiye alıp ucuz gıda temininin peşine düşmüşken biz, elimizdeki verimli arazileri yıllardır uygulanan yanlış ve tutarsız politikalar nedeniyle kaybetmekteyiz.

Değerli arkadaşlar, kanun teklifinin 15’inci maddesinin kabul edilmesi hâlinde Merkez Av Komisyonunun üye sayısı 21’den 25’e çıkartılacaktır. Böylece, yaban hayatıyla ilgili usul düzeyde faaliyet gösteren 4 sivil toplum kuruluşunun yanı sıra, doğru bir kararla, 1’i biyoloji diğeri orman mühendisi olmak üzere 2 bilim insanı yer almış olacaktır. Tek kaygımız şu: Bu Komisyona seçilecek kişilerin liyakat ve ehliyet kriterlerine göre seçilmesi önem arz etmektedir. Doğal hayatı koruma noktasında bizim de onayladığımız bu maddenin biyolojik çeşitlilik kaybıyla ülkemizdeki tehlike altındaki tür sayısının korunmasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, tarım ve tarım ürünleri güvenli olursa gıdaya ulaşım ya da alımı güvenli olur. Gıda çok ve ucuz olursa beslenme güçlü olur. Beslenme güçlü olursa vücut Covid ve gribe daha az yakalanır; yakalansa dahi güçlü bir şekilde, çabucak atlatır.

Son olarak Covid’le ilgili biraz konuşmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 21 Ekim 2020

110 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook