CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Samsun Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Temmuz 2020 · 382 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bedri Yaşar (İYİ Parti), 1 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 382 kelime.
Bedri Yaşar (İYİ Parti, Samsun). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bedri-yasar-27-2020-07-01-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=89415
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA BEDRİ YAŞAR (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii bu olay yine tipik Türkiye manzarası; hep böyle dolandırıcılarıyla övünürüz ya. Şimdi, 300 bin nüfustan 900 bin nüfusa çıkan bir ilçeden bahsediyoruz. İmar planları yapılırken genelde nüfuslara göre yapılır, o bölgede yaşayacak insanların sayısına göre de altyapıları dizayn edilir, yolu, izi, köprüsü, telekomünikasyonu, şehir planlamaları yapılır ama öyle enteresan şeyler duyuyoruz ki sanki bu kurallar Türkiye'de yok gibi. Esenyurt’ta son yağmurlarda da gördük ki bodrumlara dolan sular, yine can kayıpları her zaman Türkiye’nin gündeminde. Yani, biz önce çarpık kentleşmeyi yapıyoruz, ondan sonra dönüp buna tedbir almaya çalışıyoruz. Bunun en tipik örneği de Esenyurt.
Şimdi, bu müteahhitliğin bir belgesi yok. Herkes orta yere çıkıp, bir projeyi orta yere koyup “Ben böyle bir ev yapıyorum, konut yapıyorum -beş yıldızlı otellerin balo salonlarında itibarlı insanların olduğu- ben de burada yaşıyorum, ben de buradan ev aldım.” gibi Türkiye'de saadet zincirleri var. Tosun Paşalardan tutun, işte Çiftlik Banklardan tutun, saadet zincirlerinden tutun, konutla ilgili de bu tür saadet zincirlerinden bir sürüsü var.
Değerli arkadaşlar, bakın, artık devletin bu işe bir el koyması lazım, bu konutu kimler yapar, hangi şartlarda yapar, hangi yeterlilikteki insanlar bu işleri yapar, buna bir kimlik kazandırması lazım. Özetle şu: Arsa sahipleri ve müteahhitler kendi aralarında bir sözleşme imzalarlar, bu sözleşmeyi götürüp tapuya şerh ettirirler. Ondan sonra gider, mevcut yapıya göre de kat irtifakını kurarlar. Bundan sonra da inşaata başlarlar. Bu çerçevede devlete de müracaat ederler, derler ki: “Biz konut kampanyası yapıyoruz.” Ticaret Bakanlığından da yetkisini alır, bu çerçevede işler yapılır ama biz de ortada şahane bir maket, beş yıldızlı bir otel, hatırlı müşteriler, “Buradan işte şu daire aldı, bu ev aldı…” Sonunda binlerce mağdur... Hâlbuki Tüketici Yasası bununla ilgili diyor ki: “Vazgeçtiği takdirde yüzde 8 eksiğiyle beraber altı ay içerisinde bunu ödemekle yükümlüdür.” ama bizde kanunlar da çalışmıyor. Bir tüketicinin hakkını kullanıp da -binlerce mağdur olmasına rağmen- müteahhitten parasını aldığına ben şahsen rastlamadım.
Ümit ediyorum ki bu bir dönüm noktası olur. Bu, Türkiye’nin kanayan yarasıdır. Esenyurt’ta da var, Tuzla’da da var, Türkiye’nin değişik şehirlerinde bu tür dolandırıcılık olayları bol miktarda var. Dolayısıyla, bunu yapan insanların bir kimliğinin olması lazım, bir sorumluluğunun olması lazım. Türk Ticaret Kanunu yeterli değil, bunu Bakanlığın da bilfiil takip etmesi lazım.
Yapı denetim şirketleri oluşturduk depremden sonra.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
103 konuşma daha · 1 Temmuz 2020