İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ülkenin deprem gerçeğine ve fay hatları üzerindeki yapılaşmaya ilişkin gündem dışı konuşması

Müzeyyen Şevkin

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Temmuz 2020 · 554 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Müzeyyen Şevkin (CHP), 1 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ülkenin deprem gerçeğine ve fay hatları üzerindeki yapılaşmaya ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 554 kelime.

Müzeyyen Şevkin (CHP, Adana). “Ülkenin deprem gerçeğine ve fay hatları üzerindeki yapılaşmaya ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzeyyen-sevkin-27-2020-07-01-ulkenin-deprem-gercegine-ve-fay-hatlari-uzerindeki-yapilasmaya-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=89367

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana)Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bugün gündem dışı söz almamın nedeni arkadaşlar, ülkemizin yüzde 92’sinde var olan fay hatlarına dikkat çekmek ama bundan daha önemlisi, ülkemizde ekonomik olarak ve demokratik olarak da fay hatları yaşanıyor. 13 milyona yakın insanın iş gücünden uzaklaştığı, 6 milyonun da bu pandemi döneminde onlara eklendiği bir ortamda bu ekonomik fay hatları üzerinde konuşulması gerekirken ne yazık ki ülkemizde baroların bölünmesi, TMMOB, “Kıdem tazminatlarını nasıl kaldırabilirim?” gibi sanal gündemlerle uğraşılıyor. Arkadaşlar, burada tartışılan tüm kanunları siz biliyorsunuz; bugün itibarıyla, bu Meclisin derhâl bunlara son verip ülkemizde beklenen 7 ve üzeri büyüklüğünde olası bir depreme karşı önlem alması gerekiyor.

Neden bunu söylüyoruz değerli milletvekilleri? Ocak ayından günümüze kadar geçen yaklaşık altı aylık süre içerisinde, 5 ve üstü büyüklüğünde 15’e yakın deprem meydana gelmiş olup bu süreçte 52 vatandaşımız hayatını kaybetti, 1.700’e yakın vatandaşımız yaralandı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığından almış olduğumuz verilere göre de 20 bini aşkın bina ve iş yeri ağır hasarlı durumda. Peki, bu bitti mi? Bunun dışında 17 Haziran 2020’de 217 sıra sayılı Kanun Teklifi’nde yapmış olduğum konuşma ve uyarılardan sonra iki hafta geçmeden, bildiğiniz gibi, Manisa ve Muğla’da yine art arda 5 büyüklüğün üzerinde depremler meydana geldi.

Değerli milletvekilleri, yine, son günlerdeki -ülkemizde afetler sadece depremlerle sınırlı değil tabii- sel afetinde İstanbul’da 1 ve Bursa’da 6 olmak üzere 7 vatandaşımızı kaybettik. Yine, bildiğiniz gibi, şubatta çığ altında kalan 5 vatandaşımızı kurtarmaya kalkarken liyakatsiz kişilerin görevde bulunması nedeniyle ne yazık ki 41 vatandaşımızın çığ altında yaşamını yitirdiği bir olayla karşı karşıya kaldık.

Sonuç olarak ocak-haziran ayları arasında çığ, heyelan ve sel afetlerinden dolayı toplam 99 vatandaşımız hayatını yitirdi. Bunu rakam olarak ifade etmekten de utanç duyuyorum, o ölen insanların anısı önünde de saygıyla eğiliyorum değerli milletvekilleri. Bu süreçte 7 milyar lira hasar oluştu. Bütün bu pandemi döneminde topladığınız yardım miktarı ne kadar arkadaşlar? 2 milyar civarında. Sadece maddi hasar 7 milyarın üzerinde; can kayıpları… Zaten onu konuşmamak bile gerekiyor.

Peki, tüm bu yaşananların nedeni Hükûmet tarafından tartışılıyor mu ya da TBMM’nin gündemine taşındı mı? Şu an 18 ilimizin, 80’i aşkın ilçemizin, 502’yi geçen mahalle ve köyümüzün doğrudan 5,5 ve üzeri deprem oluşturacak fay hattı üzerinde olduğunu bilmemize rağmen, bütün bilim adamlarının ve Jeoloji Mühendisleri Odasının defalarca “7 büyüklüğü üzerinde bir deprem geliyor.” diye uyarmalarına rağmen, bu konuda tek bir çözüm sunulmadı ve bunu burada hâlâ tartışmıyoruz arkadaşlar. Bu, çok önemli bir handikaptır. Bırakın artık bu baroları, bırakın TMMOB’u, bırakın kıdem tazminatıyla uğraşmayı. (CHP sıralarından alkışlar)

Fay zonları üzerindeki alanlarda günümüzde 100 bini aşkın konut var, 500 bin de insan barınıyor buralarda. Burada hâlâ fay hatları veya zonlarının yapılaşmaya kapatılması ve 7269 sayılı Afet Yasası’nda değişiklik yapılması üzerine vermiş olduğum kanun teklifi üç aydır Mecliste, hâlâ ne yazık ki gündeme gelmedi. Bunun bir an önce gündeme gelip tartışılması gerektiğini de buradan ifade etmek istiyorum.

Evet, bu alanda çalışan çok sayıda bilim insanı, jeoloji mühendisleri 1935 ve 1945 yılları arasında bu tarz depremlerin meydana gelerek bir deprem fırtınası olduğunu ifade etmelerine ve uyarmalarına rağmen, hâlâ bununla ilgili tek bir çalışma yapılmıyor.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve İmar Kanunu’yla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mevzuat gereği afet bölgelerinde alınması gereken önlemlere ilişkin hâlâ bir çözüm önerisi getirmiyor. Kentsel dönüşüm rantsal dönüşümden çevrilemedi arkadaşlar. İmar planlarına esas jeolojik ve jeoteknik etütler hâlâ imar planlarına işlenmiyor, kent bilgi sistemine işlenmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 1 Temmuz 2020

103 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook