İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 86. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)

Bekir Bozdağ

Yozgat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 86. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Nisan 2005 · 935 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bekir Bozdağ (AK Parti), 20 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TEKL.( SS:867)); konuşma 935 kelime.

Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Mera kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tekl.( ss:867)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-22-2005-04-20-mera-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tekl-ss-867 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başkanlık Divanı, görüşülmekte olan teklifin 1 inci maddesinin nitelikli çoğunluk aranmadan oylanması gerektiği yönünde tutumu olduğunu beyan ettiğinden, Sayın Başkanlık Divanının tutumunun lehinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Başkanlık Divanına teşekkürlerimi arz ediyorum.

Değerli milletvekilleri, burada nitelikli çoğunluk aranıp aranmayacağı konusundaki ihtilafın daha iyi anlaşılabilmesi için, şu anda görüşmekte olduğumuz madde ile halen yürürlükte bulunan geçici 3 üncü madde arasındaki farkların ne olduğuna iyi bakmak lazımdır. Geçici 3 üncü madde ile şu anda görüştüğümüz madde arasında temelde iki fark vardır. Bunlardan biri, madde metninde geçen ücretsizlik kavramından doğan ihtilaftır. Bunu, kimileri, ücretsizlikten maksadın tapu harçları olduğunu ve üçüncü cümlede geçen tüzelkişi kelimesinde bir açıklık bulunmaması nedeniyle, belediyelere devredilecek yerlerin veya kamu kurum ve kuruluşlarına devredilecek yerlerin bedelini kapsamadığını ileri sürüyorlar. Öte yandan, belediye yetkilileri de, buradaki kastın, tamamen bedel mukabili ücretsizlik olduğunu, ilgili alanın bedeliyle ilgili olduğunu ileri sürüyorlar. Bu noktada, uygulamada bir ihtilaf var.

Öte yandan, bunun üçüncü cümlesinde tüzelkişi ifadesi kullanılıyor. Bilirsiniz ki tüzelkişi kelimesi bir üst kelime olarak, hem özel hukuk tüzelkişilerini hem de kamu hukuku tüzelkişilerini kapsamaktadır. Yukarıda, belediye veya kamu kurum ve kuruluşlarına ücretsiz devirden bahsedilirken, aşağıda, tüzelkişilere veya gerçek kişilere emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinde bir bedelle tescilini yapacağına dair ifadenin bulunması, burada, belediyeleri veya kamu kurum ve kuruluşlarını kapsamadığı yönündeki anlayışı kuvvetlendiren bir durum ortaya çıkmaktadır.

İşte, yasa koyucunun, esasında, ikinci cümledeki ücretsizlik ifadesiyle kastı, buradaki devrin, ilgili alanların bedelleri mukabili ücretsiz devri olduğu halde, üçüncü cümledeki tüzelkişi ifadesinin gereği gibi ifade edilememiş olması, iki cümle arasında bir çelişki ve uygulamada da büyük bir sıkıntı meydana getirmiştir.

İşte, yapılan bir düzenlemeyle, ikinci cümledeki "ücretsiz olarak" kelimesi madde metninden çıkarılarak, yerine "tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder" ifadesi konuluyor. Üçüncü cümledeki "tüzelkişiler" yerine de "özel hukuk tüzelkişileri" ifadesi konulmak suretiyle, yasa koyucunun geçici 3 üncü maddede esas iradesine uygun olarak bir teknik düzeltme yapılmıştır. Bunun dışında, bu maddede yeni olarak ifade edilen herhangi bir şey yoktur.

Diğer bir konuya gelince, mahkeme kararlarıyla ilgili, burada benden önce konuşan değerli hatiplerin ifade ettiği konuya gelince, ben, şu anda yürürlükte bulunan madde ile huzurlarınızda görüştüğümüz madde arasındaki farkı sizlere okumak suretiyle dikkatlerinize arz etmek istiyorum. Çünkü, burada yeni getirilen herhangi bir hüküm yoktur, yenisinde olan ifadeler, sadece geçici 3 üncü maddede olan ifadelerin anlaşılır bir Türkçeyle ifadesinden, daha görünür hale getirilmesinden başka hiçbir şey değildir.

Bakın, okuyorum geçici 3 üncü maddenin ilgili cümlelerini: "Ancak, ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların, dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın, ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir." Burada davadan bahis var mı?! Dava konusu mu değil mi, buna bakılmaksızın tescilleri ibka edilir. "Hazine adına tescil edilmesi gerekirken, gerçek veya tüzelkişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan davalardan -yine, davalardan- emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara -burada bahsi geçen kesinleşen kararlar, mahkeme kararlarıdır- konu olan taşınmazların tapuları aynı esaslara göre, önceki maliklerine veya kanunî mirasçılarına devredilir." Yürürlükte olan maddede dava, kesinleşen hükümle ilgili konu aynen budur.

Şimdi, huzurlarınızda olandaki kısmı okuyorum, dikkatinizi de çekmek istiyorum: "Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır."

Şimdi, ikisini mukayese ettiğiniz takdirde, ikisi arasında sadece cümlelerin daha anlaşılır, daha güzel bir Türkçe ile ifadesinden başka bir fark yoktur; özde aynıdır, manada aynıdır, yeni bir şey getirilmemektedir bu konuda. Yeni bir şey getirilmediği için de, yürürlükte olan bir yasayla ilgili af niteliğindedir şeklinde bir iddiada bulunulması doğru bir şey değildir; çünkü, yeni bir şey olmuş olsa, o zaman belki bu iddia üzerinde daha fazla konuşulabilirdi.

Öte yandan, değerli arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki hassasiyetini hepimiz biliyoruz; CHP'li arkadaşlarımızın da bu konudaki hassasiyetini hepimiz biliyoruz. Bütün çıkan yasaların Anayasaya uyarlılığı, bu Meclisin çatısı altında bulunan herkesin başta gelen görevidir.

Bakın, bu maddeyle ilgili 26.5.2004 tarihinde Meclisimizde yapılan görüşmeler sırasında, 5 inci maddeyle ilave edilen geçici 3 üncü maddenin görüşmeleri sırasında Başkan şöyle söylüyor: "Sayın milletvekilleri, önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir."

Burada, kesinlikle, bu bir af niteliğindedir, ortada bulunan, kesinleşen veya halen devam eden mahkemelere veya mahkeme kararlarına bir müdahale vardır, onları hükümsüz kılma gayreti vardır diye herhangi bir iddia söz konusu değildir. CHP'nin yetkin hukukçuları olduğunu biz gayet iyi biliyoruz, onların bunu vaktinde göremeyeceğini söylemek de doğru değildir. Ben, görebilecek yetkinlikte çok değerli hukukçuları olduğuna inanıyorum. O zaman böylesi bir iddia dile getirilmemiş, aradan zaman geçmiş, bu maddenin uygulanmasındaki sorunu giderici bir düzenleme yapılmak için huzurlarınıza gelindiğinde bu iddia dillendiriliyor. Doğru bir iddia değil.

Öte yandan, Sayın Cumhurbaşkanımız da, biliyorsunuz, bu konularda çok hassas. Öğrenci affıyla ilgili yasal düzenleme Meclisimizden geçip Sayın Cumhurbaşkanının huzuruna gittiği zaman bu konuda nitelikli çoğunluk aranması gerektiğine dair değerlendirmede bulunmuş ve iade etmişti. Aynı yasa, bu yasa da Sayın Cumhurbaşkanımızın huzuruna gitmiş vaktiyle, titizliğini biliyoruz, bu konu Sayın Cumhurbaşkanımızın onayından geçmiş ve Sayın Cumhurbaşkanı burada nitelikli çoğunluk aranması gerektiği hususunda herhangi bir değerlendirmeyle yasayı veto edip Meclise iade etmemiştir. Bu nedenle de burada böylesi bir durum söz konusu değildir.

Ayrıca, Anayasanın 87 nci maddesi üzerinde daha önce de Meclisimizde tartışma yapılmıştı. Anayasamızın 87 nci maddesi üzerinde 2001 yılında yapılan değişiklikle şu hüküm oradan çıkarılmıştı. Daha önceki metinde şu vardı: "Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden hüküm giyenler hariç olmak üzere genel ve özel af çıkarmaya...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 20 Nisan 2005

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook