Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 631 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 631 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Esasında, grup adına söz alıp konuşma yapmayacaktım, zira maddeler üzerinde arkadaşlarımız konuşuyordu. Ancak, Sayın Grup Başkan Vekili buradaki konuşmasında, “spora siyaset katmak isteyen zihniyetin travması” olarak bir nitelendirmede bulununca hem söz alıp hem de bu tasarının nasıl böyle nitelendirilebildiği hususunda görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Zira bu tasarı, esasında, spora siyasetin ilanihaye bulaşmaması gibi bir düşüncenin eseridir. Bundan önce belki siyaset spora müdahale edebilir, seçimlere müdahale edebilir, orada birtakım yetkilerini kullanmak suretiyle, oradakileri kendi iradesi üzerinde kullanma imkânları var idi ve bu mekanizmaların hepsinden şimdi vazgeçiyor yürütme. Örneğin, yürütmenin, idarenin şimdiye kadar Futbol Federasyonu üzerinde gözetim yetkisi vardı, bu tasarıyla beraber gözetim yetkisinden vazgeçiyor. Örneğin, denetim yetkisi vardı, bu tasarıyla beraber denetim yetkisinden vazgeçiyor. Örneğin, Başbakanlık Teftiş Kurulunun da bu konuda denetleme yetkileri, görevleri vardı; bu yetkilerinden, bu görevlerinden vazgeçiyor. Örneğin, istendiği takdirde Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırma yetkisi vardı, bu tasarıyla beraber bunların tamamından vazgeçiliyor.
Şimdi, yan yana koyduğunuz zaman, vazgeçilen yetkileri ve imkânları, hukuki imkânları bir tarafa koyduğunuz zaman bu tasarı, siyaseti spora, Federasyona bulaştırmak isteyen bir tasarı mı, yoksa siyasetin tamamen elini eteğini spordan çekmesini amaçlayan bir tasarı mı? Çok açık, net söylüyorum, bu tasarının amacı budur. İşin garibi, böylesi bir tasarıyı sevk eden, böylesi bir reformu, bugüne kadar yapılmamış olanı yapmak suretiyle siyaseti ve idareyi sporun içerisine bulaştırmak isteyenlerden kurtaran, hem de sporu siyasetin ve idarenin müdahalesinden kurtaran bir tasarıdır görüşülen; bu tasarıyı sevk eden de AK Parti Hükûmetidir, 60’ıncı Cumhuriyet Hükûmetidir. Siyaseti bulaştırmak isteyenlerin yapacağı iş bu değildir, başka şeyler yaparlardı.
Peki, biz, Genel Kurul veya Futbol Federasyonunun Başkanını değiştirme gibi bir amacı gütmüş olsak, geçici 1’inci maddenin böyle bir düzenlemesine rıza göstermezdik. Peki, ne diyor geçici 1’inci madde? “Seçim yapılacak” demiyor. Peki, neyi öngörüyor? Şunu öngörüyor: Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra otuz gün içerisinde Genel Kurulun toplanması birinci olarak öngörülüyor. Peki, neden böyle bir öngörü ortaya çıkıyor? Çok açık, bu tasarıyla beraber idareye ait olan pek çok yetkiler Futbol Federasyonuna devrediliyor, UEFA’nın ve FIFA’nın kurallarıyla uyumlu hâle yasa getiriliyor. Yeni organların oluşması, yeni statülerin oluşması gerekiyor, bunun için de Genel Kurul zarureti var. Yetkiler artıyor, hukuki imkânlar artıyor, bütün bunlarla beraber organlar yeniden oluşurken sadece Futbol Federasyonunun başkanlık makamıyla ilgili husus ortada kalıyor. O zaman, bu kadar yetkiyi verdiğimizde, bu kadar imkânları verdiğimizde, organlar yeniden oluşurken, şekillenirken, denetimler tamamen kaldırılırken, yeni bir statü ortaya konur iken, bu üyelere, bu Genel Kurulun değerli üyelerine, Federasyon başkanını seçip seçmeme noktasında da bir takdir hakkı vermek gerekiyor. Siz, bu kadar yetkilerle, bu kadar imkânlarla seçim yapmadan mevcut statüyle devam etmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Eğer, devam etmek istiyorsanız sorun yok. Bu, aynı zamanda başkana ve yönetimine de bir güvenoyu niteliğindedir, bu yetkilerle oluşan yeni statüyle bunun devamı yönündedir ve bu, daha da durumu güçlendirecektir. Eğer, Genel Kurul üyeleri, verdikleri kararda, yeni bir statü oluştu, yeni bir durum ortaya çıktı, bundan sonra yönetimin de yenilenmesi gereği vardır diye bir karar verirse, o zaman seçimlerin yapılmasına kim karar verecek? Biz vermeyeceğiz, Genel Kurul karar verecek. O delegeleri kim oluşturdu? Biz oluşturmadık, delegeler orada. Kararı verecek kim? Kararı verecek, Genel Kurulun delegeleri. Böyle bir karar verebilirler mi? Verebilirler. Vermeyebilirler mi? Vermeyebilirler. Takdir tamamen kimin? Tamamen Genel Kurulun delegelerine ait.
Eğer, biz, AK Parti olarak, buraya siyaseti karıştırma niyeti, düşüncesi gütmüş olsaydık, bugüne kadar Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırma yetkisi vardı, pekâlâ bu yetki kullanılabilir ve böylesi bir olağanüstü kongre yapılabilir, yaptırılabilirdi. Bu imkân kullanıldı mı? Kullanılmadı, böyle bir şey yok.
Biz, tamamen, hem siyasetin hem idarenin, spora, futbola bulaşmasını engelleyen bir tasarıyı ortaya koyduğumuz gibi, spor üzerinden birilerinin siyaset üretmesi, siyaset yapmasının da önüne geçen bir tasarıyı ortaya getirdik. Bunu farklı yönlere çekmenin, farklı şekillerde insanları itham etmenin doğru olmadığını ifade ediyor, niyet okumanın da kimseye yarar getirmediğini belirtiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 28 Kasım 2007