İstanbul'da yaşanan yoğun kar yağışı ve sonuçları hk
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Ocak 2004 · 521 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Berhan Şimşek (CHP), 27 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL'DA YAŞANAN YOĞUN KAR YAĞIŞI VE SONUÇLARI HK); konuşma 521 kelime.
Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “İstanbul'da yaşanan yoğun kar yağışı ve sonuçları hk”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2004-01-27-istanbul-da-yasanan-yogun-kar-yagisi-ve-sonuclari-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=12619
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İstanbul'da yaşanan yoğun kar yağışı ve olumsuz sonuçları hakkında gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Geçtiğimiz hafta içinde, hava tahmin raporları tüm ülkemizi etkisi altına alacak soğuk hava ve kar yağışının olacağını bildiriyordu. Son dönemlerde, meteorolojinin yaptığı hava tahminleri yüzde 95-97 oranında doğrulanmıştır. Meteorolojinin günler öncesinden uyarmasına ve sorumlu kuruluşların bazı planlar uygulayacağını duyurmasına rağmen, megakent diye tanımladığımız İstanbul'da yaşananlar sanki hiç uyarı alınmamış gibiydi.
İstanbul, perşembe gününden başlayarak, ulaşımın durduğu, elektriklerin kesildiği, telefonların sustuğu, suların akmadığı, İstanbul halkının gazete ve ekmek almak için bile zorlandığı, açlığın, çaresizliğin hüküm sürdüğü megakent haline geldi. Bütün bunlar yaşandıktan sonra, (B) planını uygulayacağını belirten Büyükşehir Belediyesi yoğunluklu alarm olan (C) planına geçmesine rağmen, Balkanlar üzerinden gelen kâbus 12 000 000 nüfuslu İstanbul'u esir aldı.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; her doğal afeti sanki ilk kez yaşıyormuş gibi karşılıyor, her doğal afet sonucunda sorumlular görev başındaymış gibi davranıyor, bazı planlar uygulandığı söyleniyor, sorunlar yaşanıyor, günübirlik çözümler üretiliyor ve sonrasında her şey önceki gibi devam ediyor. İstanbul'da kar yağıyor, sorun yaşanıyor, yağmur yağıyor, sorun yaşanıyor, deprem oluyor, sorun yaşanıyor; daha vahim, daha acı sonuçlarla, yine, benzer sorunlar yaşanıyor. Bunların sonucunda, halkın içeriğini bilmediği birtakım planlar güya uygulanıyor, kriz masaları oluşturuluyor, önlemlerin alındığı, devletin büyük olduğu masalları anlatılıyor ve doğal afetlerin olumsuz sonuçları ortadan kalkınca, bütün bu yaşananlar unutuluyor.
Bu sorunları, neden, bugün, burada konuşuyoruz da, on yıl önce hazırlanan metropoliten nâzım planının uygulanmadığını konuşmuyoruz? Neden, her doğal afette tekrar başa dönüyoruz?
Türkiye'nin son elli yılına damgasını vuran en önemli toplumsal sorunlardan biri kent nüfusunun artması, plansız kentleşme ve buna bağlı olarak gecekondulaşma. Bugün, Hindistan gibi eşitsiz gelişimle özdeşleştirilmiş bir ülkede bile kentlerin ancak yüzde 40-45'i gecekondu alanıyken, bizde bu rakam Ankara'da yüzde 70'e varmaktadır, İstanbul'da ve İzmir'de ise bu oran yüzde 50'nin üzerindedir. İstanbul'da, geçtiğimiz hafta içinde yaşadığımız beyaz felaketin temelinde bu çarpık kentleşme yatmaktadır. Günü geldiğinde "dünyanın incisi" dediğimiz, "megakent", "dünya şehri" gibi sıfatlar kullandığımız kentlerimiz, nâzım ve ulaşım planları oluşturulmayan ve uygulanmayan merkezler haline gelmiştir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bir kentte, hele bir metropolde, adı ve amacı ne olursa olsun, bir planı uygulamak için önce o kentin imar ve ulaşım planının olması gerekmektedir. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan ulaşım master planıyla uyuşmayan kentiçi ulaşım politikaları yıllardır izlenmektedir. Hadımköy'de yolları tıkayan TIR'ların, kamyonların varlığı, uygulamakta olduğumuz ulaşım politikasının yanlışlığını açıkça ortaya koymaktadır. Yine, aynı şekilde, 1994 yılında, Sayın Milletvekilimiz Nurettin Sözen Beyin belediye başkanlığı döneminde hazırlanan metropoliten nâzım planı, yetki karmaşası içerisinde, yürürlüğe girmemiştir. Yetkililerin bu plansızlık içerisinde uyguladıkları alarm planı, yani, (C) planının istenen başarıyı göstermemesi nedeniyle, halkın eleştirilerine karşı, suçu vatandaşa atmaktan çekinmemişlerdir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; devlet, kamu hizmeti üretmek için, insana hizmet vermek için vardır. Hükümet etmek, kendisine yakın olana kadro yaratmak, onlara rahat ve stressiz iş olanakları sağlamak için değildir. "İstanbul'da 17 ayrı kurumun yetkili olması nedeniyle bir tür yetki kargaşası var" diyen Ulaştırma Bakanı, İstanbul Bölge Müdür Yardımcılığına atadığı öğretmenlik mesleğinden bir yakını için verdiğim soru önergesi karşısında susuyor. Devlet yönetimi, sadece iyi günlerde billboard'larda,. ekranlarda boy göstermekle yapılamaz. İktidar, asıl işlerinin belediyecilik olduğunu, belediyelerde çok başarılı çalışmalara imza attıklarını dile getirmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 27 Ocak 2004