İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )

Berhan Şimşek

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2005 · 614 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Berhan Şimşek (CHP), 30 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZÜRLÜLER HAKKINDA KAN.TAS. ( SS. 969 )); konuşma 614 kelime.

Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2005-06-30-ozurluler-hakkinda-kan-tas-ss-969 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 12 nci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Özürlü insanlarımızla ilgili temel sorunlardan birisi, hiç kuşku yok ki, onların eğitim sorunudur. Bir nedenle sonradan özürlü kalanlar dışarıda bırakılırsa, özürlü yurttaşlarımızın ancak yüzde 3'ü okuma yazma bilmektedir. Son on yıl içerisinde üniversitelerimizde okuyan özürlü insanımızın sayısı 1 200- 1 500 arasında değişmektedir.

Millî Eğitim Bakanlığı 2004-2005 istatistiklerine göre, 465 özel eğitim okulunda 21 253 öğrencimiz eğitim almaktadır. Bunların 13 443'ü erkek, 7 810'u ise kız öğrencilerden oluşmaktadır. Kız öğrenciler erkek öğrencilerin neredeyse yarısı kadardır. Bunun anlamı şudur: Özürlülerin eğitiminde cins ayırımcılığı hâlâ devam etmektedir. Ailelerimiz özürlü kız çocuklarını okula göndermemektedir. Bu, aşmamız gereken önemli bir sorundur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yine bu istatistiklere göre özel eğitimden en çok işitme engelliler yararlanmakta; özel eğitime muhtaç 21 253 çocuğumuzun 9 111'i işitme engelliler ilköğretim okullarına devam etmekte. Bu durum, diğer özürlü grupların, örneğin görme engelliler özürlü çocuklarımızın sayılarının azlığından kaynaklanmamaktadır. Özel eğitimde kurumlaşmamızın, işitme engellilerin daha iyi olmasından ve diğer özürlü grupların eğitimine oranla işitme engellilerin eğitiminin daha kolay ve daha ucuz olmasından kaynaklanmakta; çünkü, işitme engellilerde bire bir ilgilenme gerekmemektedir.

Özel eğitim alanında yaşanan birçok sorun bulunmakta. Bunlardan birisi de özel eğitim kurumlarının durumudur. Özel eğitime muhtaç çocuklar, bir taraftan devlet okullarına giderken, aynı zamanda, özel eğitim merkezlerine de gidebilmekte. Özel eğitime muhtaç çocuklarda okula devam etme zorunluluğunun olmaması dolayısıyla, hafta içi en az iki gün çocuklar ailelerince buralara gönderilmektedir. Buralarda 1 hemşire ve hizmetli eline bırakılan çocuklara yeterli bir eğitim ortamı sağlanabildiği söylenemez. Ayrıca, çocuklar buralarda, ne tedavi alabilmekte ne de eğitim alabilmekte.

Özürlülerin eğitimiyle ilgili bir başka yanlış ise, eğitim-istihdam ilişkisinin yanlış kurulmasından kaynaklanmakta. Bu maddeyle bu sorun aşılmaya çalışılmakta ve özür türlerini dikkate alan iş ve meslek analizlerinin, Özürlüler İdaresi Başkanlığının koordinatörlüğünde, Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılacağı hükme bağlanmakta. Yine, bu analizler ışığında, özürlülerin durumlarına uygun meslekî rehabilitasyon ve eğitim programlarının bu kurumlar tarafından geliştirileceği ifade edilmekte.

Bizde, özel eğitime muhtaç çocuklar, diğer çocuklar gibi, önce eğitime tabi tutulmakta, daha sonra istihdam edilmeye çalışılmakta. Bu durum birçok açıdan sorun yaratmakta; özellikle de, özel sektörün özürlü istihdam etmesinde gözlenmektedir. Özel sektör, içinde bulunduğu rekabet ortamı gereği, istihdam verimliliği açısından, özürlü çalıştırmaya pek sıcak bakmamaktadır; iş kazalarının getirdiği ek harcamaları göze almak istememektedir. Ülkemizde, özürlü yurttaşlarımızın işgücüne katılım oranlarına baktığımızda, her 5 özürlüden 1'inin işgücüne katıldığını görmekteyiz.

Ülkemizde, 2005 yılı, hükümet tarafından "Özürlülere İstihdam Yılı" olarak ilan edilmiştir. Maalesef, hepimizin bildiği gibi, tabiî ki, istihdam sorunu sadece özürlülerin değil Türkiye'nin sorunudur. Özürlü istihdamı yerine, para cezası tercih edilmektedir. Bu cezayı maliyet göstererek, fatura tüketiciye maalesef yansıtılmakta.

Bu olumsuz durumun önüne geçilebilmesinin tek yolu, özel eğitimin iş atölyeleriyle birleştirilmesidir. Kamu ve özel sektörün istihdam edeceği özürlüyü buradan seçmesi sağlanabilir.

Bütün bunlar göstermektedir ki, özürlülerin sorunları tüm toplumu ilgilendirmektedir. O nedenle, bu yurttaşlarımızın sorunları bir bütün olarak ele alınmalı ve ona göre çözüm yolları bulunmalıdır.

Özürlülerin sorunlarıyla ilgilenmek, sadece onlara parasal destek sağlamaktan da ibaret sayılmaz. İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin devamında yer alan "Özürlü Hakları Bildirisi" bu kişilerin topluma üretici bireyler olarak katılmasını öngördüğü gibi, toplumların özürlü yurttaşlarına karşı yükümlülüklerini de saptamaktadır. Bu konuda, Türkiye olarak daha çok yol almamız gerekir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan birkaç gün önce Kırkpınar'da çok önemli bir güzellik yaşadık. Özürlü çocuklarımıza Kırkpınar'da güreş yaptırdılar. Onları, hem sevgi hem kucaklama hem de bir güzellik yaşattılar, özendirdiler. Ben, buradan, Edirne Belediye Başkanımız Sayın Hamdi Sedefçi'yi ve emek verenleri kutluyorum.

Özürlüler dahil olmak üzere, yurttaşlarımıza insan olmanın ve Türkiyeli olmanın onurunu yaşatacak bir ülke olmak dileğiyle, bu kanunun özürlülerimizin sorunlarına olan duyarlılığımızı daha artıracağını umut ediyorum, ki onların da, özürlü yurttaşlarımızın da umutlarına cevap verecektir.

Saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

68 konuşma daha · 30 Haziran 2005

68 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook