Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Adana Milletvekili · İYİ Parti (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 77. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Mayıs 2024 · 417 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Bilal Bilici (İYİ Parti), 2 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 417 kelime.
Bilal Bilici (İYİ Parti, Adana). “Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bilal-bilici-2024-05-02-maden-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=123377
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BİLAL BİLİCİ (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemimizde yer alan kanun teklifinin 9’uncu maddesi üzerine grubum adına söz aldım. Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin başında, ülkemizin kalkınması için çalışan tüm fedakâr emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü de bu vesileyle kutluyorum. Ayrıca, bugüne kadar meydana gelmiş maden kazalarında hayatını kaybeden vatandaşlarımızı da rahmetle anıyorum.
Kıymetli milletvekilleri, madencilik konusu ülkemizin bugününü ilgilendirdiği gibi yarınlarını da ve gelecek kuşaklarını da yakından ilgilendirmektedir. Dolayısıyla her konuda olduğu gibi ve hatta çok daha titizlikle, kamu yararı çerçevesinde tartışılması gerektiğini de düşünüyorum. Enerji kaynaklarının ve her bir madenin tam kapasiteyle, en verimli şekilde kullanılması önemlidir. Madencilik faaliyetleri genellikle çevresel ve toplumsal tartışmalara neden olur, bu da çok doğaldır. Çevresel ve toplumsal olumsuz etkileri minimuma indirmek ve doğru bir denge kurmak ekonomik faydaları amaçlarken kamuoyu nezdinde bir uzlaşma yakalamak da önemlidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında madencilik sektörüne verilen önemin son yıllarda giderek azaldığını da görmekteyiz. Ülkemiz, madencilikte ham madde üreticisi konumundan hızla sıyrılmalı ve cevherleri işleyerek değerlendiren bir ülke konumuna gelmelidir. Madencilik endüstrisi akılcı ve vizyoner bir şekilde yönetilmelidir. Yatırımcıya gereken güven ve desteğin verilmesi, teknolojik gelişmelerin sektöre hızla entegre edilmesi de gerekmektedir. Madencilikten elde ettiğimiz gelirin dış ticaret dengemize olan katkısını artırmak için çalışmalar da yapmak zorundayız.
Sayın milletvekilleri, ayrıca seçim bölgem Adana için önem arz eden bir konuya da buradan değinmek istiyorum. Narenciye üreticisi çok büyük sıkıntılara rağmen bir sezonu daha tamamladı demek isterdim ancak birçok üretici sezonu tamamlayamadı bile. Birçok üretici üretim maliyetlerinin artışı ve ürünün para etmemesi dolayısıyla üretimden vazgeçti, ağaçlarını kökünden söktü. Üretici, Adana’da portakalı, limonu 2-3 liraya bile satamadı ve ürünler dalda kaldı. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde ortalama 30 liraya tüketiciye sunulan portakalın kilosunu Adana’daki çiftçi tarlada 3 liraya bile satamadı.
Geçtiğimiz aylarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde görülen turunçgil yeşillenmesi -greening hastalığı da- üreticiyi ve dolayısıyla Türk tarımını ciddi anlamda tehdit etmektedir. Hastalığa sebep olan vektör böceğin ülkemize girmemesi için sadece biyolojik mücadele yetmez, karantina uygulamalarının gerektiğini de dikkatinize buradan sunuyorum. Maalesef, Tarım Bakanlığına, bu konuyla ilgili şubat ayında verdiğim soru önergeme henüz cevap alamadım. Ancak umuyorum ki ilgili kurumlarımız bu tehlikeye karşı gerekli tedbirleri alırlar.
Narenciye üreticisi birçok sıkıntıyla mücadele ediyor. Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik’le yüzde 6 ve daha az eğime sahip olan alanlarda sert çekirdekli meyve ağaçlarının dikilmesi engellenmişti. Bu yönetmeliğin, çiftçinin serbest piyasa ekonomisiyle hareket etmesini engellendiğini de buradan ifade etmek istiyorum. Ülkemize katma değer sağlayan meyve üretiminin ve ihracatının teşviklerle desteklenmesi gerekirken üretilmesi yasal izne bağlı tarım ürünü hâline gelmesi de anlamsızdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 2 Mayıs 2024