İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 138. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Elektronik haberleşme kanunu tasarısı ile türkiye büyük millet meclisi başkanlığı tezkeresi (s.s.:255)

Binali Yıldırım

Erzincan Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 138. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Temmuz 2008 · 764 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Binali Yıldırım (AK Parti), 31 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU TASARISI İLE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI TEZKERESİ (S.S.:255)); konuşma 764 kelime.

Binali Yıldırım (AK Parti, Erzincan). “Elektronik haberleşme kanunu tasarısı ile türkiye büyük millet meclisi başkanlığı tezkeresi (s.s.:255)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 31 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-23-2008-07-31-elektronik-haberlesme-kanunu-tasarisi-ile-turkiye-buyuk-millet-meclisi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan)Sayın Başkan, yüce Meclisimizin değerli üyeleri; görüşmekte olduğumuz Elektronik Haberleşme Kanunu bilgi ve iletişim sektöründe bugüne kadar yürürlükte olan 406 sayılı Posta ve Telgraf Kanunu dâhil birçok mevzuatı Avrupa Birliği müktesebatını da dikkate alarak bir araya getiren ve güncelleştiren önemli bir düzenlemedir.

Bilindiği gibi, bilgi iletişim sektörü küreselleşen dünyamızda çok hızlı gelişmekte ve yeni yeni teknolojiler insanlığın hayatına girmektedir. On yıl öncesine gittiğimizde, cep telefonunun bizler için ekmek kadar, su kadar ihtiyaç olacağını söylesek kimse inanmazdı. Bugün Türkiye’de son beş yıl içerisinde cep telefonu abone sayısı 18,5 milyondan 64 milyona çıkmıştır. Bu rakam bu yıl sonunda ülke nüfusunu bulacaktır, yani 70,5 milyonu bulması, çıkması beklenmektedir. Bu da yüzde 100 penetrasyon anlamına geliyor. Dolayısıyla, Türk milleti olarak, bilgi iletişim teknolojilerine yatkın, genç ve dinamik bir nüfusumuz var. Bilgi toplumu olma yolunda toplumda önemli beklenti var, ihtiyaç var. İşte bu ihtiyaçları dikkate alarak, hem mevcut dağınık mevzuatı bir araya topluyoruz hem güncelleştiriyoruz. Bu şekilde, bilgi toplumuna geçiş süreci, bilgisayarlaşma oranı, İnternet erişiminin yaygınlaştırılması, rekabet ortamının geliştirilmesi gibi önemli konuları bir arada düzenleyen çok teknik, bir o kadar da kapsamlı bir yasayı görüşüyoruz. Bu yasanın hazırlığı esasen 22’nci Dönem içerisinde komisyonlarda muhalefet partilerimizin, ana muhalefet partisinin katkılarıyla yapılmıştı ve 22’nci Dönem sonunda Genel Kurul gündemine de gelmişti, ancak, son hafta görüşülemedi, yetiştirilemedi.

Bu arada, 2000 yılında, Telekomünikasyon Kurumunun kurulmasıyla ilgili kanunun bazı maddelerini Anayasa Mahkemesinin iptaliyle birlikte, Kurumun teşkilatının işleyişi, personelin özlük haklarının korunması gibi konular da tamamen boşlukta kaldığından dolayı, bu hususu da dâhil etmek suretiyle ve geçen süre içerisinde sektörde ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri, değişiklikleri de dikkate alarak tekrar alt komisyonda değerlendirdik, Komisyonda enine boyuna konuştuk ve tabii ki, Komisyonda, fevkalade önemli muhalefet partilerimizden, sektörün sivil toplum kuruluşlarından, komisyon üyelerimizden çok ciddi katkılar aldık ve bu şekilde son hâlini verdiğimiz yasayı, bugün, 23’üncü Dönem Birinci Yasama Yılının son gününde, son saatlerinde görüşüyoruz ve bütün grupların bu konuda gösterdiği katkı ve destek için ben huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Kısaca, yasa ne getiriyor? ARGE’ye yasada çok önemli bir imkân sağlıyoruz. Kurumun sektördeki işletmecilerden topladığı her türlü yetkilendirme, harç vesaire gibi gelirlerin yüzde 20’lik kısmını bilgi iletişim alanında, yani yazılım alanında donanım geliştirme, marka geliştirme, patent geliştirme gibi alanlarında araştırma yapacak, yerli ürün katkısını artıracak kişi ve kurumlara destek olarak verilmesini getiriyoruz. Bu, yaklaşık olarak yılda 300 milyon YTL, yani 300 trilyon civarında bir destek anlamına geliyor. Bugün Türkiye’de kullanılan toplam telefon sayısı 96 milyon ve bunların tamamını da biz dışarıdan aldık. Bu şekilde dışarıya ödediğimiz para 35 milyar dolar. İstiyoruz ki bu ARGE teşvikiyle bundan böyle bu teknolojilere yönelik sadece ürünü alıp kullanmayalım, burada kendi yetişmiş beyin gücümüzle birlikte bu teknolojileri üretelim, sahip olalım, bu konuda yazılım geliştirenleri destekleyelim. Bu şekilde hem ülkemiz bir katma değer kazanmış olsun hem de dövizlerimizi yabancılara gitmekten kurtarmış olalım. Bu, önemli bir konu.

Yetkilendirmelerde AB standardına uygunluk büyük oranda sağlanıyor. Tabii burada önemli katkılar oldu. Yüzde yüz AB müktesebatını sağlamıyor, doğrudur. Bunu da biliyoruz ve bu yasanın ileride bazı maddelerinin değiştirilme ihtiyacını da biliyoruz ama bunları yaparken kendi ülkemizin hak ve menfaatlerini dikkate almak zorundayız. Avrupa Birliği taleplerini kendi hak ve menfaatlerimizi koruduğu oranda ve o takvime göre kabul etmemiz en doğal yoldur.

Rekabet Kurumuyla Telekomünikasyon Kurumunun rekabetin korunması, ihlal edilmemesine yönelik bazı yetki kargaşası vardı. Bu konu da iki kurumun birlikte oturup çalışmasıyla halloldu ve burada mutabakat sağlandı, bu konuya da açıklık getirildi.

Cezalarda… Yasalara uygun olmayan bazı iş ve işlemlerde hapisle cezalandırma vardı. Parasal cezaların yine parasal, yani maddi konuları ilgilendiren cezaların hürriyeti kısıtlayan cezalar olmasından çıkarılması, para cezasına dönüştürülmesi esası hukuka uygun olarak benimsendi ve buraya kondu.

Biliyorsunuz, İnternet Türkiye’de ilk gündeme geldiğinde Orta Doğu Teknik Üniversitesine alan adları verilmesi yetkisi verilmişti ve yasal bir dayanağı da yoktu. Ancak bugün artık İnternet kullanıcı sayısı 25 milyona ulaştı, abone sayısı 5,5 milyonu geçti. Dolayısıyla, mevzuatı olmaması ve altyapının yetersiz olması, güvenlikle ilgili sorunların gittikçe önemli hâle gelmesi nedeniyle bu İnternet alan adlarının da verilmesine ilişkin hukuki düzenleme burada, bu kanunda yapılmış oluyor.

Diğer önemli toplumsal bir sorunumuz ortak anten tesis etme ve sistemlerin kurulması. Geçmiş dönemde verilen lisanslarda her işletmeci kendi altyapısını kendi kurmak suretiyle maalesef bir çevre kirliliği oluştu, bu konuda kural olmasına rağmen işletmeler buna riayet etmedi ve bu şekilde hem kaynak israfı oldu hem de bir çevre kirliliği söz konusu oldu. Bundan böyle burada da bir yasal zorunluluk olarak ortak altyapı kullanma ihtiyacı getiriliyor.

Numara taşınabilirliğiyle ilgili yasal mevzuat düzenleniyor ve son olarak da tabii, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği maddeler yerine geçecek düzenleme yapılmak suretiyle bu alanda doğan hukuki boşluk da giderilmiş oluyor.

Efendim, bütün bu çalışmalardan sonra yasamız derli toplu bir hâle gelmiş bulunuyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 31 Temmuz 2008

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook