İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

Bülent Baratalı

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 122. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Haziran 2008 · 1.033 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bülent Baratalı (CHP), 25 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 1.033 kelime.

Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-23-2008-06-25-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 248 sıra sayılı Teklif’in 1’inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun düşüncelerini sizlere aktarmak için söz almış bulunmaktayım. Şahsım ve partim adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yerel yönetimlerin akçalı olanaklarının iyileştirilmesi konusunda bu teklif geç kalmış bir teklif olmasına karşın ve eleştirilerimizin sözcülerimiz tarafından da yapılmış ve yapılacak olmasına karşın, genel bütçe vergi gelirlerinden, yani merkezî hükûmetin gelirlerinden belediyelere ayrılacak olan payların yüzde 8,5’tan yüzde 11,7’ye çıkarılması; yine yerel yönetimlere Anayasa’nın 127’nci maddesi gereğince ayrılması gerekli olan akçalı kaynakların havuzunun genişletilmesi; bunun yanında sadece nüfus kriterinin haksızlık yaptığı gerekçesiyle yanına bazı kriterlerin de eklenmesi; sonuç olarak -az olmasına karşın Batı ülkelerinden- genel bütçe vergi gelirlerinden paylarının artırılmasını, genellikle eleştirilerimizin olmasına karşın, olumlu olarak düşünüyorum. Ancak bu noktaya gelinceye kadar olumsuzluklar konusunda da sizlere bazı şeyler söylemek istiyorum.

Bir belediyeci olarak… 2002 yılında milletvekili olarak seçildiğimde, yine AKP’nin kadrosunda genellikle belediyelerden, yerel yönetimlerden de geldiğini düşünerek belediyeci olarak mutlu olmuştum, belediyeler de çok memnun olmuştu. Ama icraatlar başlayınca, bu sevinçlerin, bizim ve belediyelerin kursağında kaldığını gördük. Neler oldu olumsuz olarak, bunları bir kronolojik sıra içinde sıralamaya çalışacağım.

Birincisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, ilk yaptığı bütçede genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelerin aldığı payı bütçe kanunu içine koyarak ve yasaya aykırı davranarak 1 puan oranında düşürmüştür. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda kanun yoluna gittik ve bunu iptal ettirdik. Ama uzun süre bu uygulama yasaya aykırı olarak devam etti sayın milletvekilleri.

Olumsuzlukların ikincisi olarak da, 2004 ve 2005 yıllarında, hepimizin bildiği gibi, yerel yönetimleri ilgilendiren yasalar yenileştirildi. Bunlar, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393 sayılı Kanun ve 5302 sayılı İl Özel İdareleri Kanunu.

Bu kanunun önemli maddelerinde, kanun çıkıncaya kadar merkezî yönetimin görevinde olan önemli bazı görevler, bazı yetkiler ve bazı sorumluluklar yerel yönetimlere devredildi. Hatta, eğitimin bir bölümü bile devredildi. Cumhuriyet Halk Partisinin itirazı üzerine, üniter yapıyı zedelediği için Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti.

Ama hepimiz biliyoruz ki, artık, devlet, yani merkezî hükûmet yereldeki okullardan, sağlık ocaklarından, spordan ve buna benzer önemli görevlerden elini çekmiştir. Bu görevleri şimdi yerel yönetimler yapıyor. Ne zamandan beri yapıyor? 2004 yılında 5216 sayılı Kanun, 2005 yılında ise 5393 sayılı Kanun’la. Yani Anayasa’nın 127’nci maddesine karşın bir gelir aktarılmadan, bu belediyeler hiçbir kaynak aktarılmadan bugüne kadar bu görevlerini yerine getirmişlerdir ve bu belediyelerimize büyük haksızlıklar yapılmıştır. Biraz sonra bir önerge vereceğiz bu kesintilerin yüzde 30’a indirilmesi konusunda bir geçici madde için, burada belki bir telafi imkânı yaratılabilir diye düşünüyorum.

Özellikle küçük belediyelerin en büyük yardımcısı olan İller Bankası bu iktidar tarafından kapatılmak istenmektedir. Ben kişisel olarak, alt komisyon üyesi olarak tam elli beş sayfa karşı oy yazısı yazdım. Geçen dönem çıkmak üzereydi ama çıkmadı, fakat komisyonda beklemektedir. İller Bankasının kapatılması yanlıştır. Kapatılacak ve bir Belçika Bankası olan Dexia Bank’a da bu satılacaktır. Daha 200 milyar dolarlık belediyelerin altyapı gereksinimi bulunmaktadır. Bu bankaya satılırsa, bu kaynak başka bir ülkenin kaynağı olarak ülkemizden gidecektir.

Diğeri, Kamu Yönetimi Temel Kanunu ile ülkenin üniter yapısı federal yapıya doğru yönlendirilmek istenmiştir. Yine, Cumhuriyet Halk Partisinin yaptığı itirazlarla Anayasa Mahkemesinden şükür ki geriye dönmüştür. Altı yıl içinde 4483 sayılı Yasa keyfî olarak uygulanmıştır, örnekleri vardır.

Diğeri, belediye başkanlarımız arasında bu görevi yapanlar ve yapmış olanlar arasındaki görev, makam ve temsil tazminatları konusundaki sıkıntı hâlâ daha giderilememiştir. Makam ve görev temsil tazminatını on beş yıla bağlamak, elli dokuz yaşa, altmış bir yaşa getirmek veya yirmi beş yıl fiilen bu görevi yapmış olanlara tanımak haksızlık olan bir davranıştır. Bunun da öncelikle düzeltilmesi gerekmektedir.

İstanbul için yeni bir yönetim getirilememiştir. İstanbul sorunları artarak devam etmektedir. İstanbul’a özel bir yasayla özel bir yönetim getirmek durumundayız değerli arkadaşlar. İstanbul, Edirne demek, Kırklareli demek, Tekirdağ demek, İzmit demek, Adapazarı demek hatta Yalova demek. Bunu böyle büyük bir hinterlantta düşünmek ve İstanbul’u yeniden yapılandırmak durumundayız. İstanbul’un yönetilemediğini yönetenler bile şu anda söylemektedir.

Sayın Bakan az önce ifade etti, 1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanunu konusunda hiçbir şey yapılamamıştır şimdiye kadar değerli arkadaşlar. 1924 tarihindeki köyün yapacağı görevlere bakarsanız, bugün bunların ne kadar komik kaldığını görürsünüz değerli arkadaşlar. Köy geliri olarak belirlenen salma, hâlâ daha 20 Türk lirasıdır. Yine 4541 sayılı Mahalle Muhtarlıkları Hakkında Yasa’da hiçbir şey yapılamamıştır. Bu mahalle muhtarlıkları resmen cereme çekmektedirler, kaynaksız olarak bu görevleri yapmaktadırlar. Hiçbir hazırlık, hiçbir başlangıç yapılamamıştır bunlar hakkında da.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ama en büyük haksızlık ise 5747 sayılı Kanun’la yapılmıştır. 6/3/2008 tarih ve 5748 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la 863 belde belediyesi kapatılmıştır, nüfusu 2 binin altına düştüğü ve borçlu oldukları gerekçesiyle. 240 ilk kademe belediyesi kapatılmıştır. Bunlardan 34 tanesi yeni ilçeye döndürülmüştür. Yine bu kanunla 43 yeni ilçe kurulmuştur. Toplam olarak 3.225 belediyenin 1.104 belediyesi Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kapatılmıştır. Bu konuda son derece haksızlıklar yapılmıştır. 1.999 nüfusla kapatılan Erzurum’un bir belediyesi vardır. Adrese dayalı nüfus sisteminin ilk uygulamaya başlanmasıyla büyük sıkıntılar yaşatılmıştır. Belediye başkanlarının çocukları sayılmamıştır, eşleri sayılmamıştır. Aktarmalarda buna benzer yanlışlıklar vardır ve 1.999 ile 1.998’le belediyeler kapatılmıştır.

Anadolu’da belediye olmanın ne demek olduğunu belki Adalet ve Kalkınma Partisi bilmiyor ama Cumhuriyet Halk Partisi bunu biliyor, en kısa bir zamanda kurulacak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, bu kapatılan belediyelerin hepsi teker teker açılacaktır. Belediyeleri yalnız ölçek ekonomisine bağlamak son derece yanlıştır. Belediyeler demokrasinin beşiğidir, belediyecilik bir yaşam şeklidir, belediyecilik bir çağdaşlık beşiğidir değerli arkadaşlar. Bunlarda yanlışlıklar yapılmıştır.

Özellikle, yeni kurulan 43 ilçede kurnazca ve cince planlar yapılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisinin oylarının yüksek olduğu mahalleler alınarak ham edilmeye ve değerli arkadaşlar, yok edilmeye sayılmıştır. Bu konuda da değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Anayasa Mahkemesine gittik. Umuyorum, bugünlerde Anayasa Mahkemesinden mutlu bir haber bekliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız efendim.

BÜLENT BARATALI (Devamla)Bunu yaparken, değerli arkadaşlar, çoğunluk esasına dayanılarak belediyelerimizin ve milletin sesi haksız olarak kısılmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisinin değerli milletvekilleri halkın huzur ve refahını korumak için yemin etmişlerdir ama bu 1.104 belediyeyi kapatarak belediyelerimizin, halkın huzurunu tamamen ortadan kaldırmışlardır.

Başlangıçta söylediğim gibi, olumsuz yönlerine de değindim, ama siyasi iktidarın altı yıl geçmesine karşın genel bütçe vergi gelirlerinden yüzde 3 gibi bir payın alınarak belediyelere verilmesini şimdilik iyi bir başlangıç olarak düşünüyorum. Maddelerde yapacağımız eleştiriler ve vereceğimiz önergelerle bu yasanın daha da iyileştirilmesine katkıda bulunacağız.

Bu düşüncelerle Sayın Başkan, size ve Meclise saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 25 Haziran 2008

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook