DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)
Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Temmuz 2024 · 310 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Bülent Kaya (Saadet Partisi), 28 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 310 kelime.
Bülent Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 28 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2024-07-28-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126913
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SAADET PARTİSİ GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; popülizm, demokrasinin ve hukukun en büyük düşmanıdır. Popülizm, keskin siyasi kutuplaşmayı ve çatışmacı siyaseti üreten en kullanışlı kavramdır. Kutuplaşma her dönemde ve her toplumda karşımıza çıkabilir ancak kutuplaşma keskinleştiğinde, sosyal kesimler arasında siyasi, sosyal mesafe gitgide açıldığında ve birlikte yaşamak için olması gereken hoşgörü, iş birliği ve uzlaşmayı tahrip ettiğinde artık demokrasiler için ciddi bir risk ortaya çıkmaktadır. Siyaseti çatışmacı alandan çıkararak demokratik bir zemin inşa etmek istiyorsak toplumda var olan fikrî ayrılıkların açık ve iyi tanımlanmış kurallar üzerinde uzlaştırarak rekabete dönüştürüldüğü siyasal bir zemini inşa etme zorunluluğumuz vardır. Oysa, kutuplaştırıcı siyaseti kalıcı hâle getirmek isteyenler ise fikri ayrılıkları çatıştırarak, kutuplaştırarak ve çatışmayı vahşileştirerek dost düşman kategorisinde her zaman için geçerli akçe olan “biz” ve “onlar” kavramı üzerinden bir savaş başlatırlar. Biz kimiz? Biz, iyinin, doğrunun, haklılığın, ahlakiliğin, tehdit altında olmanın, güvenlik riskinin, mağduriyetin, üstün ve değerli olmanın, vatanseverliğin, milliyetçiliğin yegâne taşıyıcı unsuruyuz. Peki, onlar kim? Onlar ise kötülüğün, ahlaksızlığın, meteliksizliğin, hainliğin, bölücülüğün, zalimliğin, adaletsizliğin, değersizliğin ve kötülüğün adresidir. Böylece “biz” ve “onlar” kavramı üzerinden keskin, kutuplaştırıcı, çatışmacı siyaset, siyaseti bir “varoluş-yok oluş” zeminine taşımakta; kazananın her şeyi kazandığı, kaybedenin ise her şeyi kaybettiği âdeta bir siyasi savaş alanına dönüştürmektedir.
İşte, tam da böylesi çatışmacı, kutuplaşmış siyasal zeminler, makul aklın devreden çıkarılmak istendiği, vicdanlı, adil, hukukun üstünlüğüne inanan insanlar için siyasi zeminin gitgide daraldığı dönemlerdir. Bu dönemlerde demokrasi zayıflar, belki tümden ortadan kalkar ve demokratik siyasete dönüş her geçen gün daha da zorlaşır. Bu süreçler, insan olmanın, insan kalabilmenin, adil olabilmenin, demokrat olabilmenin âdeta turnusol kâğıdı gördüğü dönemlerdir.
Popülizm “biz” ve “onlar” kavramı üzerinden çatışmacı, kutuplaştırıcı bir siyasi zemini inşa ederek makul aklı devreden çıkarmak isterken en çok da siyasallaşmış bir yargıyı aparat olarak kullanır. Zira, yargı tam da iktidar sahiplerinin koltuklarını kaybetmemek için ürettikleri zehirli iklim olan “biz” ve “onlar” kavramını kullanarak…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
156 konuşma daha · 28 Temmuz 2024