DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Antalya Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Temmuz 2024 · 368 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Uğur Poyraz (İYİ Parti), 28 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 368 kelime.
Uğur Poyraz (İYİ Parti, Antalya). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 28 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ugur-poyraz-2024-07-28-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126914
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA UĞUR POYRAZ (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir süredir Kürtçe öğrenmeye çalışıyorum. Kürtçe şarkıların ezgisi kadar sözlerini de anlamlı buluyorum. Kürtlerin bir konuya ilişkin analizlerinden de son derece istifade ediyorum. En çok güldüğüm filmler arasında da Vizontele var; Kürt’ün saflığını, samimiyetini, esprilerini en güzel anlatan film yani Kürt ve Kürt’e dair hiçbirimizi rahatsız eden bir durum söz konusu değil.
Önergede ise hukukun suistimaline ilişkin Gezi davası ve Can Atalay davası dışında sadece etnisite temelli örnekler sıralanmış. Adaletsizliği ve hukuksuzluğu bir etnisiteye, dine, mezhebe indirgemek bunun çözümsüzlüğüne hizmet etmektir.
Yine, önergede “Yüzyıllardır süregelen devlet aklını sürdürebilme gayesiyle…” cümlesi, sorunu hukuksuzluk ve adaletsizlik değil “devlet aklı” olarak tarif ediyor. Bunun sehven yapıldığını itiraf ve ifadesiyle ancak bu önerge meşruiyet kazanabilir. Aksi hâlde, öylesine yazılmış olmakla hatta bir yerlere “Bak, biz yazdık, verdik.”ten öteye geçmemekle kalacaktır.
Adalet rejimin namusudur. Bu topraklarda her dönemde devlete hâkim olmak isteyen grupların ilk hedefleri adalet teşkilatı olmuştur. Ancak bu hâkimiyet ihtirası devlet aklından değil devlet aklı ve ahlakının yoksunluğundandır. Her dönemin sözde muktedirleri hukuku çekiştirip güçlerini büyütmeye çalışmışlardır; bunun için de siyasetle uyum içinde bir yargı hayalleri vardır. Yargı buna direndikçe her seferinde yara aldı, yargı yara aldıkça milletin adalet duygusu köreldi; sonuçta her şey gibi bu da olağanlaştı. Avukatlıkta bile nasıl bir hukukçu olduğunuz değil, hangi baroya, hangi partiye, hangi mezhebe, cemaate, tarikata mensup olduğunuz ve kimleri tanıyor olduğunuz kriter hâline geldi.
Önerge içeriğindeki örneklerden HDP kapatma davası; bu kadar zamandır bir karar verilmemiş olması sorunludur. Selahattin Demirtaş davası; Genel Başkan ve Milletvekili olarak gözaltına alınıp tutuklanmasına rağmen yıllarca karar verilmemiş olması sorunludur. 6-7-8 Ekim olaylarında on yıl sonra karar çıkması sorunludur. Bakınız, kararların içeriklerini değil, daha yargılama sürelerini konuşuyorum. AİHM’in bu uzun yargılamalara ilişkin kararları da maalesef yerindedir. Zira devlet aklı ve ahlakı, kolluğun tüm delilleri eksiksiz toplamasını, bu deliller ışığında mahkemelerin adil ve hızlı yargılamasını, kamu vicdanında da şaibe oluşmamasını önceler. Devlet aklı önergede özensizce kaleme alındığı gibi “iktidarların siyasi hedeflerini sağlamak” olarak tanımlanamaz. Millet olma şuur ve bilincinin tezahürüdür devlet aklı ve ülkeyi yöneten iktidarın mahrum olduğu bir kavramdır. Öte yandan, devlet aklı ve ahlakı etnisite ve mezhep temelli siyaseti değil, toplumun bütününe ilişkin sorunları çözmeyi, ihtiyaçları gidermeyi, hedeflere ulaşmayı gerektirir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
156 konuşma daha · 28 Temmuz 2024