Türkiye büyük millet meclisi içtüzüğünde değişiklik yapılması hakkında içtüzük teklifi ( ss. 161 )
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2005 · 339 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Burhan Kuzu (AK Parti), 30 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ İÇTÜZÜĞÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA İÇTÜZÜK TEKLİFİ ( SS. 161 )); konuşma 339 kelime.
Burhan Kuzu (AK Parti, İstanbul). “Türkiye büyük millet meclisi içtüzüğünde değişiklik yapılması hakkında içtüzük teklifi ( ss. 161 )”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/burhan-kuzu-22-2005-06-30-turkiye-buyuk-millet-meclisi-ictuzugunde-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Sayın Başkan, bana sorulan soru... Gazalcı'nın sorusu var.
Şimdi, tabiî, senatonun kaldırılmış olması ve tek meclise indirilmiş olması Türkiye için bir aşamadır. Ben, onun doğru yapıldığını düşünüyorum; çünkü, orada da, bilindiği gibi, siyasî partiler, eğer, her iki mecliste de aynı çoğunluğu almışsa, sonuç zaten değişmiyordu; aksi durumda da engelleme çıkarıyordu.
Şimdi, tabiî, burada, demin söyledim, iktidar-muhalefet dengesi derken, ben, şunu anlatmaya çalışıyorum: Demokrasilerde muhalefet çok önemli. Zaten, muhalefet, bir tek de demokrasilerde var, diğer sistemlerde muhalefet zaten yok; farkı da bu. Muhalefetin susturulmasını, onun tamamen bir kenara bırakılmasını hiçbir zaman kimse savunamaz, savunmaması lazım.
Burada getirilen, bana sorarsanız, arızî bir durum, demek istediğim o; yani, bu çok iyi yapıldı, çok çok güzeldi filan diyen, bunu söyleyen zaten yok burada.
Sonuç itibariyle, çoğunluğa bir yükümlülük getirmiş bu millet, şunları yapacaksın diyor, verdiğim icraatlar var diyor, ona bir hız kazandırılmak isteniyor, getirilen düzenleme bu.
Belki, bu arada "muhalefetin engellemesi" dediğimiz yöntem biraz kısmış olunuyor veya bu yol… Kaldı ki, bir de şu var: Bu yola gitme zorunluluğu yok; yani, ille de hükümet bu yola gidecek diye... Böyle bir yol da yok. Belki bazı kanunlar bakımından, gerektiğinde kullanılabilecek olan bir yöntemdir bu.
O bakımdan… Yani, burada, biz, hani, zaman zaman diyoruz, bizim demokrasimiz müdahalecidir, militandır; bunu, biz demiyoruz da, dışarıda söyleyenler oluyor; yani, bunu, göğsümüz kabara kabara söyleyemeyiz tabiî ki.
Neticede, bunu, şunun için söylüyoruz: Türkiye'de demokrasi yenidir, elli altmış yıllık bir geçmişi vardır, birden bire Batı tipi, tam açılırsak sorun çıkar düşüncesiyle... Mesela, siyasî parti kapatma bundan doğmuştur, düşünce açıklama hürriyetini kısma bundan doğmuştur; ama, bugün, bunları, Türkiye, yavaş yavaş aşma noktasına gelmiştir.
Son söz olarak... Belirttiğim gibi, muhalefeti kısmak gibi bir niyetimiz asla olamaz, hele hele engellemek... Kısmen bir kısılma; doğru. Zaten, bunu getirmezsen, o zaman normal usulle yapmış olacağız.
Söylediğim gibi, benim, yine, temennim, iktidar-muhalefet anlaşarak, oybirliği dediğimiz birinci cümlede yer alan maddenin uygulanması… Zaten, o zaman sorun çıkmaz. İkinci kısma mümkün olduğu kadar çok başvurulmaması elbette ki... Ama, hükümetin icraatları tıkandığı zaman başka da çaresi kalmıyor; bunu belirtmek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
68 konuşma daha · 30 Haziran 2005