Türk dünyasının milli şairi bahtiyar vahapzade'nin vefatı münasebeti hk
Düzce Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 60. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Şubat 2009 · 482 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Celal Erbay (AK Parti), 19 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK DÜNYASININ MİLLİ ŞAİRİ BAHTİYAR VAHAPZADE'NİN VEFATI MÜNASEBETİ HK); konuşma 482 kelime.
Celal Erbay (AK Parti, Düzce). “Türk dünyasının milli şairi bahtiyar vahapzade'nin vefatı münasebeti hk”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/celal-erbay-23-2009-02-19-turk-dunyasinin-milli-sairi-bahtiyar-vahapzade-nin-vefati-munasebeti-h (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CELAL ERBAY (Düzce)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şair, fikirlerin çırpınan seli, hakikatin mugannisi, tabiatın konuşan dili, cemiyetin haykıran sesidir. Şair, günün ve asrın vicdanı, tarihin şeref, şanı, bu dünyaya zamanın sözü, hakikatin aynasıdır. İşte, bu vasıfları taşıyan Türk dünyasının büyük şairi Azerbaycanlı Bahtiyar Vahapzade 13 Şubat 2009’da seksen dört yaşındayken aramızdan ayrıldı.
Vahapzade, 1925’te Azerbaycan’ın Şeki şehrinde doğdu. Dokuz yaşında ailesiyle birlikte Bakü’ye taşınan Vahapzade, ilk ve ortaöğrenimini burada tamamladı. 1947’de Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümünden mezun oldu ve aynı bölümde öğretim üyeliğine başladı. 1964’te tamamladığı tezi ile filoloji doktoru unvanını aldı, 1980’de Azerbaycan İlimler Akademisi üyeliğine seçildi. 1990’da emekli oluncaya kadar bu üniversitede ders verdi.
Vahapzade, 1960’larda başlayan Azerbaycan özgürlük hareketinin öncülerinden biriydi. Azeri halkının yaşadığı zorlukları anlatan pek çok eserini yurt dışına kaçırmak suretiyle yayınladı. 1995’te 1990’lardan beri süregelen Azeri özgürlük mücadelesindeki hizmetlerinden dolayı devlet tarafından istiklal nişanı ile ödüllendirildi.
Vahapzade, 1980-2000 yılları arasında milletvekili olarak Parlamentoda görev yaptı. O, Türk dünyasının yaşayan en büyük şairiydi. Onun baskıya, neme lazımcılığa, sunileşmeye, vefasızlığa, geri bırakılmışlığa, ezansızlığa, dolayısıyla maneviyatsızlığa her zaman isyanı vardı.
Vahapzade, eserlerinde genellikle özgürlük, yurt sevgisi, din ve maneviyat gibi temaları işlemiştir. Kırkı aşkın şiir kitabı, çeşitli bilimsel eserleri bulunmaktadır.
Unutulmaz şair Vahapzade, bütün Türk dünyasında ortak bir terminoloji, ortak bir dil oluşturulması için büyük çaba harcamıştı. Bunun için, Türkiye Türkçesinin ortak dil olması gerektiğini, bütün Türk dünyasının Türkiye Türkçesini çok iyi öğrenmesini ve aralarında Türkiye Türkçesiyle konuşmalarının lüzumunu daima ifade etmekteydi. Bu sebeple, o, sürekli olarak Türkçenin ve Türkçe eğitimin önemini vurgulamıştır. Bahtiyar Vahapzade için Türkçe, ecdadımızın bize bıraktığı en kıymetli hediyedir. Ona göre Türkçe, gözümüz gibi korunacak ve gelecek nesillere de bırakılacak en önemli emanettir.
Yanık türkülerimizin kederi, ak sakallı dedelerimizin, nur yüzlü ninelerimizin öğüdü, örf ve ananemizin buğusu, çiçeklerimizin rengi, kokusu, bütün bunların hepsi bu aziz dilde saklanmış ve yaşatılmıştır. Türkçenin yitirilmesiyle kaybedilen sadece bir dil değil, bütün bir hayat anlayışımız, geleneğimiz, töremiz, dünyaya bakışımız, hasılı, bin yıllarla kıvama gelen ruh ve maneviyat dünyamızdır.
Yiğitlerden bir yiğitti o…
“Bir millet, iki devlet
Aynı arzu, aynı niyet.
Her ikisi cumhuriyet
Azerbaycan-Türkiye.
Birdir bizim her hâlimiz
Sevincimiz, melalimiz.
Bayraklarda hilalimiz
Azerbaycan-Türkiye.
Ana yurtta yuva kurdum,
Ata yurda gönül koydum.
Ana yurdum, ata yurdum
Azerbaycan-Türkiye.” diyecek kadar Türkiye sevdasıyla dolu bir memleket aşığıydı o.
Türkiye’mizin, dost ve kardeş Azerbaycan’ın ve bütün Türk dünyasının başı sağ olsun diyor, büyük şaire Allah’tan rahmet diliyor ve konuşmamı yine onun dertli bir şiiriyle bitiriyorum:
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CELAL ERBAY (Devamla) –
“Sefası bitti ömrümün,
Şimdi dağa çıkarım, düze elveda.
Düze duman çöker, düze kar yağar…
Bahara elveda, yaza elveda...
Bahtiyar, derinde sızlayıp yaran,
Kalbini dağlayıp üzer her zaman.
Göze hüzün çöker, göze yaş çöker,
Sevince elveda, düşe elveda...
Şimdi öz kökünden süzülen benim,
Özge budaklara dizilen benim,
Şimdi ne sen sensin ne ben benim,
Biz ki biz değiliz, bize elveda.”
Onun çok kullandığı hitap cümlesi olan dildaşım, kandaşım, dindaşım, kardaşım Bahtiyar Vahapzade’ye tekrar rahmet niyazıyla birlikte hepinize saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 19 Şubat 2009