İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

Cemal Uysal

Ordu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Aralık 2005 · 563 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cemal Uysal (AK Parti), 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 563 kelime.

Cemal Uysal (AK Parti, Ordu). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CEMAL UYSAL (Ordu)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1030 sayılı Bütçe Kanununun 16 ncı maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu bütçenin gerek Plan-Bütçe Komisyonunda 32 gün süren görüşmesinde, gerekse burada bugün 15 inci gününü idrak ettiğimiz görüşmelerde iki konu üzerinde çok fazla duruldu. Birisi istihdam konusu, tabiî, problemli bir konudur, diğeri de carî açık konusu.

Ben de, bu konuşmamda, özellikle, istihdam üzerinde durmak istiyorum. Çünkü, bazı rakamlar aldım; onu arz edeceğim, Yüce Parlamentoya ve halkımıza. Türkiye ekonomisi, gerçekten de, çok büyük bir büyüme potansiyeli ve istihdam potansiyeli olan bir ekonomidir. Bunu şu manada söylüyorum: Türkiye ekonomisi, son üç yılda, ortalama yüzde 7'nin üzerinde bir kalkınma performansı gösterdi. Bu kadar yüksek bir kalkınma performansı, çok önemli bir yatırım demektir, sabit sermaye yatırımı demektir. Bunun yaratmış olduğu istihdam gücü de 2004 yılında 750 000'in üzerindedir, hatta 1 000 000'a da yakındır.

Ben en son rakamları Sosyal Sigortalar Kurumundan aldım, acaba yeni sigortalı girişi ne kadar, 2003, 2004 ve 2005'te diye.

2003 yılında mevcut sigortalının üzerine 392 000 yeni sigortalı eklenmiş. 2004 yılında 566 000 sigortalı eklenmiş, kaydedilen yeni sigortalı. 2005'te -rakamları ilgili daire başkanından telefonla aldım- kesin olmamakla birlikte 700 000'in üzerinde. 2005 yılında Sosyal Sigortalar Kurumuna yeni kaydolan sigortalı sayısı 2005'te, bana verilen rakam 716 000; ama, geçici bir rakamdır, fakat 700 000'in üzerinde olacağı ifade ediliyor. Kayıtdışı istihdamı da buna kattığınız zaman, Türkiye ekonomisi, 2005 yılında, 1 000 000'un üzerinde istihdam yarattı.

Bütün buna rağmen Türkiye'de işsizlik yok mu; tabiî ki var. Çünkü, bu bir yatırım meselesidir, istihdam konusu ve bütün dünyada da problemlidir. Hiçbir ülkenin yatırımları ve tasarrufları, o ülkedeki çalışmak isteyenlerin tamamını istihdam etmeye kâfi gelmemektedir.

İstihdamı kim sağlayacak -kamu istihdamı artık yok bütün dünyada da Türkiye'de de- özel sektör sağlayacak. Özel sektörü tabiî ki yatırımları itibariyle teşvik etmemiz gerekiyor. Yatırımları teşvik ettiğimiz zaman, mutlaka istihdam da ona paralel olarak artacaktır.

Bir misal vermek istiyorum. Bu sene fındık vakti, Karadeniz'de, büyük bir işçi sıkıntısı vardı. Fındık toplamak için kimse işçi bulamadı; Şanlıurfa'dan, Diyarbakır'dan, Adıyaman'dan çok değerli vatandaşlarımız geldiler, Karadeniz'in imdadına yetiştiler ve fındıklarımızı büyük ölçüde onlarla birlikte topladık. Ben, kendi ilçemde "neden bu böyle oldu" diye sordum -benim de fındık bahçem var- dediler ki: "Teşvikten dolayı, Ordu'nun Ünye Kazasında 2 000 genç konfeksiyonda çalışıyor; bir de tersane kuruldu, 300'de orada çalışıyor; 2 300 genç, fındık sahasından sanayie, hizmet sektörüne kaydı ve bu sıkıntı ondan oldu." İşte, teşviklerin görülen önemli istihdam neticesi de budur.

Şimdi, bütçe çok denk bir şekilde bağlandığı için, hatta, tahminlerin üzerinde denk olduğu için bütçe, bütün açıklar, aşağı yukarı bütçe açıklarının yarısı kadar açık olduğu için -tahminimizin üzerinde- şimdi, kurumlar ve gelir vergisinde yüzde 10 indirime gidiyoruz. Bu, özel sektörü teşvik edecek ve istihdam yaratacaktır. Bakın, inşallah, sosyal güvenlik açıkları da kapandığı zaman, ki, onunla ilgili kanunun mutlaka buradan geçmesi lazım, ondan sonra sigorta primlerinde de indirim yapma imkânı doğacaktır.

Bakın "bütün dünyada işsizlik var" dedim. Almanya'nın yeni Başbakanı Merkel, işbaşına gelir gelmez "Almanya'da yüzde 10 olan işsizliği azaltmak birinci planda görevimdir" dedi. Halbuki, ben, çok iyi hatırlıyorum, sizler de hatırlıyorsunuz, 60'lı-70'li yıllarda, Almanya, yurt dışından yüzbinlerce, onbinlerce, milyonlarca insan aldı; bunun büyük bir kısmını da Türkiye'den aldı. O zaman, Almanya'da fert başına millî gelir 10 000 dolardı; şimdi, Almanya'da, fert başına millî gelir 33 000 dolar. Almanya, bütün imkânlarını, bütün meselelerini halletmiş; ama, Almanya'da yüzde 10 işsizlik var. Yani, bunu çok iyi anlamak lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

174 konuşma daha · 26 Aralık 2005

174 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook