İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında
Samsun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 126. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2010 · 551 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemal Yılmaz Demir (AK Parti), 30 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 551 kelime.
Cemal Yılmaz Demir (AK Parti, Samsun). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-yilmaz-demir-23-2010-06-30-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CEMAL YILMAZ DEMİR (Samsun)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; kaldığım yerden devam ediyorum.
Bu saldırıda bir saatin içerisinde tamamı ülkemiz vatandaşı 9 kişi hayatını kaybetmiş, 50’nin üzerinde yardım gönüllüsü ise yaralanmıştır. Bu vesileyle, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
İşkence bununla bitmemiş, yaralılar da dâhil olmak üzere herkes kelepçelenmiş, insani olmayan koşullarda, zorla İsrail’in Aşdot Liman’ına götürülmüş, hapsedilmiş, sorgulanmıştır. Kişisel eşyalar ve malzemeler talan edip çalınmıştır. Hapis süresince ve havaalanından sınır dışı işlemleri yapılırken, yardım gönüllülerinin tamamı, insanlık dışı uygulamalara maruz kalmış, havaalanında onlara meydan dayağı atma cüretini gösteren İsrail askerleri komutanları tarafından herkesin gözü önünde kutlanmıştır. Ardından Mavi Marmara baskınını gerçekleştiren askerlere İsrail Savunma Bakanlığı tarafından kahramanlık madalyası verilmiştir.
Dünya halkları, hükûmetler, İsrail Hükûmetinin bu terörist, işgalci, insanlık dışı ve uluslararası hukuku da hiçe sayan tavrına daha fazla sessiz kalmamalıdır, kalamaz. Aksi takdirde İsrail’in tüm bu uygulamaları desteklenmiş olacaktır. İsrail Hükûmeti konvoy organizatörlerini terörizmle ve kışkırtmacılıkla suçlamaya çalışmaktadır. İnsani yardım filosunun bileşenleri olan altı sivil toplum kuruluşunun her biri bulundukları ülkede saygın, dünya çapında faaliyetlere imza atmış kurumlardır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle İHH İnsani Yardım Vakfı yüce Meclisimizin onur ödülüyle taltif ettiği, dünyanın 120 ülkesinde faaliyet gösteren, kadirşinas halkımızın yardımlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştıran bir köprüdür. Filo yetkilileri insanlığın vicdanının ortak sesi olduklarını şu ifadeleriyle net bir biçimde ortaya koymuşlardır: “Bir gün İsrail halkı insani yardıma muhtaç bir hâle gelir, ambargo altında ezilir ise biz o gün de onlar için bu ambargoyu kırmak adına yine filolarla karşı çıkar, elimizden gelen her şeyi yaparız.” İnsani yardım filosunun maruz kaldığı saldırı, aynen Gazze’ye uygulanan ambargo gibi insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bugün bu yaşananlara şahit olanlar, gelecek nesillere ve insanlığa karşı bu ambargonun şeklinin değişerek devam ettirilmesinin önünde durmalı ve tamamen ortadan kaldırılmasıyla ilgili tüm sorumluluklarını yerine getirmek adına her türlü insani çaba devam etmelidir. Şu iyi bilinmelidir ki bu olay ve sonucunda İsrail Hükûmeti açık denizde uluslararası deniz hukuku kurallarını çiğnemiştir, İsrail silahsız, masum, sivil insanlara saldırmıştır ve öldürmüştür. Tüm insanlığa karşı işlenmiş bu suçların ve tüm sorumluların cezalandırılması gerekmektedir. Tüm bu yaşananlardan sonra hedef şu olmalıdır: İsrail özür dilemeli, tazminat ödemeli ve Gazze’ye uygulanan ambargo kaldırılmalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bölgeye birçok defa giden bir milletvekili olarak önce bir durum tespiti yapmak istiyorum. Dünyanın en kalabalık yerleşimine sahip bu küçük coğrafyada sıkışıp kalmış 1,5 milyon insanın 900 bini mültecidir. Bu insanlar, kişilerin veya kurumların değil tüm milletimizin hassasiyet üzerine eğilmesi gereken topluluklardır ve bu hassasiyet tüm siyasi tercihlerin de üzerinde olmalıdır. Bizler de burada yaşanan dramı ve insanlık ayıbını siyasi polemikten ve tartışmalardan uzak tutmalı ve siyasi malzeme konusu yapmamalıyız.
Bugün İsrail cezaevlerinde Filistinli 11 bin civarında esir olup, ayrıca bunların içerisinde çok sayıda seçilmiş milletvekili de bulunmaktadır.
Sayın Başbakanımızın artık bir dünya sloganı olan Davos’taki “one minute” çıkışını çok sert bulanlar, ne gariptir ki, yardım filosunun maruz kaldığı saldırı sonucunda neden savaş gemileri göndermediğimizi, bu saldırıyı neden savaş sebebi saymadığımızı sormaktadırlar.
Her iki olayda takındığımız tavır bir partinin tavrı değil, Türk milletinin, Türk devletinin asil duruşunun tavrıdır. Sayın Başbakanımızın dediği gibi, tüm dünya sırtını dönse biz Gazze’ye sırtımızı dönmeyeceğiz, Gazze halkının her platformda sesi olacağız, kulağı olacağız, tıpkı diğer mazlum milletlere gösterdiğimiz hassasiyetlerde olduğu gibi. Yüzyıllardır ecdadımızın diğer mazlum milletlere göstermiş olduğu ilgi ve yardım, yine bu büyük milletin ecdadına olan vefasıdır.
Grup önerisinin aleyhinde olduğumuzu ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 30 Haziran 2010