Filistin'de yaşanan dram ile ilgili
Samsun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 67. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Şubat 2008 · 583 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemal Yılmaz Demir (AK Parti), 20 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: FİLİSTİN'DE YAŞANAN DRAM İLE İLGİLİ); konuşma 583 kelime.
Cemal Yılmaz Demir (AK Parti, Samsun). “Filistin'de yaşanan dram ile ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-yilmaz-demir-23-2008-02-20-filistin-de-yasanan-dram-ile-ilgili (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CEMAL YILMAZ DEMİR (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Filistin’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek amacıyla söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Aslında tarihinde ilk demokratik seçimlerin yapıldığı 2006 yılına büyük umutlarla giren Filistin için, bu seçimin sonuçları, maalesef, istikrar yerine kronikleşen bir krizin ve bugün yaşanan üzücü olayların habercisi olmuştur. Zaten dünyanın en kalabalık yerleşimine sahip küçük bir coğrafyasına sıkışıp kalmış 1,5 milyon insanın 900 binini mültecilerin oluşturduğu Filistinliler için baskı, siyasi ve sosyal çalkantılar, olumsuz yaşam koşulları Osmanlıdan bu yana değişmez kader olmuştur.
Son zamanlardaki dış müdahaleye bağlı insan hakları ihlalleriyle Filistin halkı dünyadan koparılmakta, yaşadıkları topraklar açık cezaevine dönüştürülmektedir. Dozajı her gün daha da yükseltilen kuşatmayla bölgede tam bir insanlık dramı yaşatılmaktadır. Her gün onlarca Filistinlinin üzerine bombalar yağmaktadır. Çocuk, kadın, yaşlı demeden Filistinliler kendi topraklarında, evinde, arabasında ansızın Apache helikopterlerinden atılan bombalarla şehit edilmektedir. Okullar, su depoları, hastaneler kullanılamaz hâle getirilmekte, insanlar elektrik ve suları kesilerek, dış dünyadan tecrit edilerek, bir yandan aralarındaki görüş farklılıkları dolayısıyla birbirlerine karşı kışkırtılarak, kardeş kavgasına yol açılmak suretiyle bir toplum dünya sahnesinden silinmeye çalışılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, emperyalizme karşı tarihin en büyük duruşunu göstermiş neslin torunları olarak bizler, Filistin’de yaşananları düşünmeden, sorumluluk hissetmeden yastığa başımızı elbette koyamayız. Bugün hâlâ Filistin Parlamentosu için seçilmiş bulunan 50’ye yakın milletvekili İsrail hapishanelerinde tutulurken, bizler rahat koltuklarımızda çalışırken Filistin’i ve orada yaşananları unutup görmezden gelirsek bunun hesabını ecdadımıza da, gelecek nesillere de veremeyiz diye düşünüyorum. Bugün, maalesef, Gazze başta olmak üzere Filistin’in tamamı ekonomik ve askerî kuşatmaya alınırken, özgür toplumlar da sıkı bir medya kuşatmasına alınmışlardır.
Değerli milletvekilleri, Filistinliler için verilen kutsal mücadeleyle Filistinliler ölüme koşarken, açlığa, sefalete mahkûm olurken yüzleri gülmektedir, başları hep diktir. Onları üzen tek şey, yaptıkları mücadelenin buralarda farkına varılamamasıdır. Şu iyi bilinmelidir ki: Onları mücadelelerinden dolayı mahkûm etmek, Kurtuluş Savaşı’ndan dolayı Türk milletini mahkûm etmekle eş değerdir. Filistin halkı, işgalin sona erdirilmesini, evlerinde, okullarında, hastanelerinde, parklarında, sokaklarında rahatça, korkmadan, kaçmadan, özgürce yaşamayı arzu etmektedir. Bu, her insanın en temel hakkıdır fakat Filistinli çocuk bu haktan mahrum bırakılmaktadır. Bunun tek sorumlusu işgal güçleridir. İsrail Başbakanı, Gazze’de insanlık dramı yaşanmasına müsaade etmeyeceklerini, ama onların da hayatlarını kolaylaştırmayacaklarını söylüyor. Bu, nasıl bir mantıktır anlamak mümkün değil. Zaten yaşanan ortam başlı başına bir insanlık dramıdır. İnsanlar hastanelerde tedavi edilememektedir, ilaç bulunamamaktadır. Elektrikleri kesilmekte, elektrik üreten santrallerde kullanılan yakıt verilmediği için hastaneler ısıtılamamakta, ameliyatlar yapılamamaktadır.
Sayın Başbakanımızın da sürekli vurguladığı gibi, Filistin ve Türk halkı ayrı düşünülemez iki kardeş halktır. Bu coğrafyaya karşı tarihî sorumluluğumuz olduğu muhakkaktır. Bu vesileyle, Başbakanımızın talimatıyla devletimizin bölgeye yapacağı gıda, ilaç ve akaryakıt organizasyonunu takdirle karşılıyor, şükranlarımı sunuyorum. Yine, bölgeye her türlü insani yardımın ulaştırılmasında büyük görevler üstlenen İHH İnsani Yardım Vakfı ve diğer sivil toplum kuruluşlarına teşekkürü bir borç biliyorum.
İnanıyorum ki yüzyıllarca bölgede barış içinde yaşama kültürünün temsilciliğini yapmış olan Türkiye, tarihî ve kültürel birikimlerinin kendisine vermiş olduğu ağabeylik rolünü oynamak üzere çabalarını daha da yoğunlaştıracaktır. Yine, İslam Konferansı Örgütünün acil bir uluslararası barış konferansı tertip etmesinin sorunun çözümüne katkı sağlayacağı inancındayım.
Değerli milletvekilleri, buradan, bu kürsüden, milletin kürsüsünden vicdanlara sesleniyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEMAL YILMAZ DEMİR (Devamla)Bugün burada vicdanlara seslenirken insanlığın, Gazze halkına reva görülen vahşetten dolayı büyük bir imtihanda olduğunu belirtmek istiyorum. Hiç kimse, hiç birimiz böyle bir vahşetten dolayı kendimizi sorumsuz hissetmemeliyiz. İHH İnsani Yardım Vakfının yardım kampanyasında belirttiği gibi şifahen değil acilen yardıma ihtiyaç vardır. Duymakla, bilmekle yetindiğimiz ambargo, Filistinli çocukları, kadınları, yaşlıları ölüme gönderiyor. Acilen yardım ilaçtır, yemektir, ışıktır, hayattır.
Yaşadığım acı, üzüntü ve bir o kadar da insanlığın sağduyusuna olan umudumla, milletimizi ve sizleri saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 20 Şubat 2008