Mersin ilinde son zamanlarda yaşanan olaylara ilişkin
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 77. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Mart 2005 · 905 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 30 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN İLİNDE SON ZAMANLARDA YAŞANAN OLAYLARA İLİŞKİN); konuşma 905 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Mersin ilinde son zamanlarda yaşanan olaylara ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2005-03-30-mersin-ilinde-son-zamanlarda-yasanan-olaylara-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin Milletvekili Sayın Hüseyin Özcan'ın, Mersin İlinde son günlerde yaşanan olaylarla ilgili olarak gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Mersin İlimizde bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımıza karşı yapılan saldırı, tüm milletimizi derinden yaralamıştır. Bu vesileyle, ülkemizin içinde bulunduğu barış ortamını bozacak bu ve benzeri olayları yapanları, bir kez daha, lanetlediğimizi burada ifade etmek istiyorum.
Vatanımızın bölünmez bütünlüğünü ve Türk Milletinin tam bağımsızlığını simgeleyen bayrağımız, her zaman omuzlar üzerinde dalgalanmıştır ve bundan böyle de sonsuza dek dalgalanmaya devam edecektir; bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Tabiî ki, bayrağımıza yapılan bu yanlış hareketin, kültürümüzde, geleneklerimizde özel bir yeri olan, sevgiyi ve kardeşliği temsil eden bir nevruz gününde meydana gelmiş olması da ayrıca üzücüdür.
Hepinizin bildiği gibi, Türk Milletinin mensubu olarak her insanımızın huzuru, hürriyeti, refahı, gelecek umudu, vatan ve bayrak sevgisi milletimizin birliğinin ve dirliğinin teminatıdır. Bu nedenledir ki, bu topraklarda yaşayan herkes, bayrağımıza karşı saygılı olmak mecburiyetindedir.
Değerli milletvekilleri, emniyet mensuplarımız, güvenlik güçlerimiz, nevruz öncesi, nevruz günü ve daha sonra, İçişleri Bakanlığıyla birlikte olaylara karşı gerekli tedbirleri almış ve bu konuda her zaman olduğu gibi gerekli hassasiyeti göstermiş, canla ve başla, bugünlerden istifade etmeye çalışan fırsatçılara fırsat vermemeye özel bir gayret göstermiştir. Bu vesileyle, hayatlarını ortaya koyarak bu özverili çalışmaları yapan güvenlik güçlerimizi, müsaade ederseniz, hem hükümetim adına hem de sizler adına, teşekkürle burada anmak istiyorum.
Nevruz şenliklerini fırsat bilerek 21 Mart öncesinde ve sonrasında terör örgütüne müzahir bazı gruplarca, yurt içinde ve yurt dışında, değişik tarihlerde eylemler ve kampanyalar gerçekleştirilmiştir. 13 ilâ 23 Mart 2005 tarihleri itibariyle Türkiye çapında meydana gelen olaylar sırasında toplam 100 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 39 kişisi adliyelerce tutuklanmıştır. Olaylar sırasında 15 güvenlik görevlisi de çeşitli yerlerinden yaralanmıştır. 19 ildeki toplantı ve gösterilerle ilgili olarak soruşturmalar açılmış ve devam etmektedir.
Ayrıca, 21 Mart nevruz günü öncesinde sansasyonel eylem yapmak üzere Mersin İline geldiği değerlendirilen ve üzerinde parça tesirli el bombası ile sahte kimlik bulunan bir kişi polisimizin başarılı çalışmaları sonucu yakalanmış ve 16 Mart 2005 tarihi itibariyle de tutuklanmıştır.
Bununla birlikte, Mersin İlimizde 15 ile 20 Şubat 2005 tarihleri arasında meydana gelen olayları aktif olarak planlayan, grupları organize eden ve 21 Mart öncesi çeşitli eylemlerde bulunmak üzere hazırlık içerisinde olduğu tespit edilen, sahte kimlikli, hakkında daha evvel iki yıl altı ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve yasadışı bölücü terör örgütü tarafından Akdeniz Bölgesi illerinde örgütlenme çalışmalarında bulunmak üzere gelen kişi, de yakalanmış ve sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştır.
Mersin İlimizde bayrağımıza yapılan menfur saldırı sonucunda emniyet kuvvetlerimiz derhal gerekli çalışmaları yapmışlar ve olayı gerçekleştirdiği tespit edilen 6 kişiyi yakalamışlardır. Bu kişilerle birlikte, Mersin'de, nevruz etkinliklerini fırsat bilerek, 20 Mart 2005 pazar günü, toplantılar sonrasında çeşitli eylemler gerçekleştiren, miting alanında olay çıkaran, bayrağımıza saygısızca davranan eylemcilere müdahale eden emniyet mensupları ile görüntü almak isteyen basın mensuplarımıza taşlı sopalı saldırılarda bulunan 81 kişi emniyet kuvvetlerimizce tespit edilmiş ve yakalanmışlardır; bunlardan 56'sı da tutuklanmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bayrağımıza yapılan saldırıyı önleyen polis memuru Gökhan Kızıltepe, İçişleri Bakanımız tarafından, yasalardaki ölçüler çerçevesinde, 24 maaş tutarıyla ödüllendirilmiş, yine aynı konuda büyük fedakârlık ve çalışma gösteren 1 başkomiser, 2 komiser ile 3 polis memuru da 16'şar maaş taltifiyle ödüllendirilmişlerdir.
Ben, buradan, tüm sağduyulu vatandaşlarımızı, bu menfur olaylar karşısında, elbette, makul tepkilerini koymaya; ama, soğukkanlı olmaya da davet ediyorum. Devletimiz ve tüm güvenlik güçlerimiz, bu olayların üstesinden, bundan evvel olduğu gibi bugün de, yarın da gelebilecek güçtedir, kuvvettedir, böyle bir tecrübe ve güç birikimine sahiptir. Kimse, milletin sabrını zorlamasın, devletin gücünü de kimse sınamaya kalkmasın; çünkü, bunun sonu kendileri için çok da iyi olmayacaktır.
Bu arada, Sayın Milletvekilimizin temas ettiği diğer bir iki konuya da, burada, bu vesileyle temas etmek istiyorum.
Şüphesiz, Mersin, Adana, İstanbul gibi büyük illerimiz, Türkiye'nin içinden geçtiği süreç itibariyle yaşanan, başta terör olayları, bölgelerarası dengesizlik ve başkaca sebeplerden dolayı göç alan illerimizdendir. Göç ise, bir sosyal olgudur, bunun birden çok olumsuz tesirleri vardır. Hiç şüphesiz, suçluluk durumu açısından da, suç açısından da, göç olaylarının yaşandığı iller, bu anlamda, potansiyel illerdir. Onun için, suç olgusuna sadece tek bir yönden bakmak yerine, alınabilecek bütün tedbirlerle birlikte, güvenlik güçlerimizin yürüttüğü çalışmalara destek vermek gerekmektedir; yani, asayiş konusu, bu illerde, sadece bir İçişleri Bakanlığı güvenlik güçleri meselesi değildir, sosyal politikalarla ve diğer politikalarla da bunların desteklenmesi gerekmektedir. En acil olanı, hiç şüphesiz, güvenlik tedbirleridir, asayişle ilgili alınacak tedbirlerdir; ama, onun dışında, burada dile getirilen veya başka vesilelerle hep ifade etmeye çalıştığımız gibi, başkaca tedbirlerin de alınması gerekmektedir.
Bu anlamda yapılan çalışmalar var. Şunu buradan açıkyüreklilikle ifade ederim ki, göç konusu, Türkiye'de, şu an, devlet organlarımızın gündemindeki en önemli konudur. Önümüzdeki günlerde, bu konu, bütün boyutlarıyla, devletin ilgili kademelerinde ele alınacaktır. Asayiş boyutu başta olmak üzere, ekonomik boyutu, sosyal boyutu, eğitim boyutu da dahil olmak üzere, bunları, bir plan ve program dairesinde gündeme koymak, bunları hayata geçirmek gerekmektedir.
Tabiatıyla, bütün bu olayların bir gecede, bir günde netice vermesi mümkün olmayacağından, vakit geçirmeksizin bir yerden başlamak gerekmektedir. Esas itibariye, Hükümet olarak biz, zaten, Türkiye'deki işsizliğin, bölgelerarası dengesizliğin, göç olgusunun yaratabileceği sorunları göğüsleyebilmek ve bunları ortadan kaldırabilmek adına, hem ekonomik kalkınmayı hızlandırmak hem bölgelerarası dengesizliği ortadan kaldırmak hem de sosyal birkısım problemleri çözebilmek adına pek çok tedbiri yürürlüğe koyduk, bundan sonra da koymaya devam edeceğiz. Bunlar için yapılan özel çalışmalar var. Bazı bakanların bir araya gelerek kurdukları bazı komisyonlar var, onların başkanlığında, inisiyatifinde; ama, bunların da ötesinde, en üst düzeyde, bu konunun, önümüzdeki günlerde gündeme gelebileceğini ve konunun bütün ayrıntılarıyla incelenip, vakit geçirmeksizin, alınan tedbirler gözden geçirilmek suretiyle, ilave tedbirlerin de alınacağını burada ifade etmek istiyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 30 Mart 2005