Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/724)
Kayseri Milletvekili · CHP
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu · 1. yasama yılı · 9 Haziran 2016 · 225 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Çetin Arık (CHP), 9 Haziran 2016 tarihinde TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/724)); konuşma 225 kelime.
Çetin Arık (CHP, Kayseri). “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/724)”. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu tutanağı, 9 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cetin-arik-26-2016-06-09-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisikl (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=11219
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÇETİN ARIK (Kayseri)Sayın Başkanım, Sayın Bakanım, değerli Komisyon üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri, değerli basın emekçileri; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Evet, şehitlerimiz vardı, şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum, yüce milletimize başsağlığı diliyorum.
Amasız, fakatsız, lakinsiz, terör örgütünü her ortamda kınayan, şehit cenazelerinde en ön sıralarda saf tutan Sayın Genel Başkanımıza yapılan bu çirkin saldırıyı da lanetliyorum. Teröre yardım ve yataklık yapanlar ortadayken Cumhuriyet Halk Partisini terörle, terör yandaşlarıyla yan yana göstermeye çalışmanın da haksızlık olduğunu düşünüyorum, hadsizlik olduğunu düşünüyorum.
Sayın Bakan, biraz önce "Ben, devlete dava açmam." diyen emekli vatandaşlarımız da mağdur olmasın diye onların da haklarının iade edileceğini söylediniz. Şunu söylemek istiyorum: Otuz beş yıl çalışmış 2 emekli vatandaşımızı düşünelim. Beş yıllık bir hak mağduriyetleri var. Bir tanesi devletimize dava açmış olsun, diğeri dava açmamış olsun. Devlete dava açana diyorsunuz ki: "Dava açtığınız tarihten itibaren sizin paranızı faiziyle birlikte ödeyeceğiz." devlete dava açmayan vatandaşa da "Yasal faizi olmadan, o günün koşullarına göre ödeyeceğiz." diyorsunuz. Bu, devlete dava açmayan vatandaşımız için ne düşünüyorsunuz? Bu, bir hak mahrumiyeti değil mi? Niye cezalandırıyorsunuz? Artı, bu, Anayasa'mızın temel ilkesi olan eşitlik ilkesine aykırı değil mi? Yani birisi dava açmış, birisi dava açmamış, ikisi de aynı koşullarda çalışmış ama dava açana yasal faiziyle dava açtığı tarihten itibaren verirken dava açmayana sadece ana parasını veriyorsunuz.
Bu konudaki görüşlerinizi merak ediyorum.
Teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
25 konuşma daha · 9 Haziran 2016