Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Karabük Milletvekili · CHP
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 6 Ekim 2026 · 1.630 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CEVDET AKAY (Karabük)Sayın Başkanım, değerli komisyon üyeleri, komisyon üyeleri, kıymetli hazırun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ülkemizdeki sorun, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmaması ve israf olması had safhada, yolsuzluk ve usulsüzlükler de bir tarafta. Bütçe gerçekten borç, faiz ve kur sarmalı arasında, kur farkı giderini de buna dâhil ediyoruz. 2 trilyon 742 milyar olarak öngörülen 2026 bütçesinde bir faiz gideri tahmini var. Şimdi, ağustos sonu itibarıyla baktığımız zaman 1 trilyon 988 milyara ulaştı, bütçe açığı da 2 trilyon 712 milyar olarak öngörüldü, o da 1,3 trilyonlar civarında. Şimdi, önümüzdeki yıl tahminine baktığımız zaman da 2,8 trilyonluk bir faiz gideri öngörülüyor OVP'de orta vadeli planda 2027 yılı için, 2028 için 3,9 trilyon yani 2027'ye göre de yüzde 40'lık bir artış. Yani demek ki önümüzdeki yıllarda bizim faiz gideri sorunumuz artarak devam edecek. Bir türlü bu faiz giderlerini bütçedeki oranı da dâhil aşağıya çekemiyoruz, indiremiyoruz, net borçlanma hasılatı yaratamıyoruz. Dolayısıyla da kaynaklarımızın büyük bir bölümü buraya aktarılıyor. Kur farkı gideriyle ilgili birkaç bir şey söylemek isterim. Az önce Sayın Özlale açıklamasını da yaptı, özel sektörün döviz pozisyon açığıyla ilgili 210 milyar dolarlık bir rakamdan bahsetti. Bu, gerçekten çok önemli bir tutar. "Carry trade" uygulamasıyla ilgili olarak tutulan bir kurdan bahsediyoruz ve kur farkı gideri geçmiş dönemlerde Türkiye'nin kamu iç ve dış borç stokunun yaklaşık yüzde 25'ine kadar çıkmıştı, 15 trilyonluk bir rakamdan bahsedersek şimdi onun da üstüne çıktı. Bu kur baskılandığı için kur farkı gideri yüzde 9,8'ler civarında yani yüzde 10'lar civarında diyoruz fakat burada kur arttığı zaman hem özel sektör açısından hem kamu borçları açısından bu kur farkı giderinden kaynaklanan borç artışına iktidarın veya Merkez bankasının bir planı var mı, bir programı var mı? Bu şok için ne gibi bir tedbirimiz var? Sorularımızdan biri bu olacak Sayın Başkanım. Bu konuyla ilgili gerekli önlemlerin mutlaka alınması gerekir. Bu konuya defalarca her konuşmamda ben dikkat çekiyorum. Nasıl kur korumalı mevduatta çok ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya kalındı, burada faiz giderinin önemli bir bölümü kur farkı maliyetinden 2,5 trilyonu yani 60 milyar doları aşan bir kur korumalı mevduat maliyetinden bahsediyoruz. Rakamlar dolaylı olarak da daha da çok yüksek olabilir çünkü sürekli birikmiş bir zarar da olduğu için yıllar itibarıyla 818,700,1 trilyon 64 milyar işte toplarsanız 2,5 trilyonun üzerinde bir Merkez Bankası zararından bahsediyoruz. Bir kere ortaklara kâr payı dağıtımı yok, çalışanlara temettü yok, hazineye aktarılabilecek tutar yok, kâr olmadığı için de kurumlar vergisi ödemesi yok, bunun da dolaylı maliyetleri var; bundan kurtulduk çok şükür ama kur korumalı mevduat gibi pimi çekilmiş bomba gibi bir "carry trade" uygulaması var. Kur artışıyla ilgili buna önlem mutlaka alınması gerekir. Yabancıların tuttuğu devlet tahvili ve hisse senetlerinin millî gelire oranı son yirmi yılın en düşük seviyesine indi. Son fon skandalından sonra da bu konuyla ilgili Türkiye'nin Varlık Fonu var ama işte dünyanın en büyük varlık fonundan biri olan Norveç Varlık Fonunun da 2 milyar kron gibi yani 208 milyon dolar gibi bir rakamının bizim piyasalarda değerlendirildiği ve ne kadarının geri çekildiğini de bilmiyoruz, ne kadarı da kaldı. Dolayısıyla, uluslararası piyasalarda uluslararası yatırımcılarda güven kaybı nedeniyle sabit sermaye yatırımlarının haricinde borsamızın içinde bulunduğu ortamda da düşüş sebebiyle bir pozisyon almaları mümkün olacak çıkışla ilgili hani, MSCI'dan da birazdan bahsedeceğiz vaktimiz kalırsa, işte gelişmekte olan piyasalardan sınırlı piyasalara indirmeyle ilgili 26 Kasımda bir değerlendirme yapılacak; zaten onun ikazları neticesinde, uyarıları neticesinde bir fon yolsuzluğuyla karşı karşıya kaldık. Bütün bunların önlemlerinin alınması gerekiyor.
Tasarruf tedbirlerine de genel olarak, ülke olarak ne kadar uyuldu? Sayın Hazine ve Maliye Bakanı açıklıyor, tasarruf tedbirlerine uyulduğunu ifade ediyor. Şimdi, ben iki buçuk yıla baktım, üç yıla yakın bir sürede 5 kalemde 355,5 milyar TL'lik bir harcama olmuş. Öyle, tasarruf tedbirleri de pek uygulanmamış açıkçası yani. Yolsuzluk, usulsüzlük, liyakatsiz atamalar bütün birimlerde bir taraftan devam ediyor. Şimdi, Merkez Bankasına baktığımız zaman sizin sunumunuzda dikkat etmeye çalıştığınız, ifade ettiğiniz, kısmen dikkat ettiğiniz konular var ama bazı konularda da tasarruf tedbirlerine ve ihale mevzuatına da uymadığınız Sayıştay denetim raporlarında yıllardır söyleniyor. 2025 yılı denetiminde de ifade edilmiş, aynı şekliyle söylemiş. 2013'ten bu yana defalarca uyarıldığı hâlde, bir kısmı da 2017'den bu yana uyarıldığı hâlde düzeltmeler yapılmamış. Merkez Bankası, Sayıştayın denetçilerinin raporlarındaki tenkitlerinin giderilmesiyle ilgili bir aksiyon almamış. İhaledeki genel Kamu İhale Kanunu'na uyulmamış, istisnai hükümler çerçevesinde mesela sürekli alımlar yapılmış. Rakam da verecek olursak 461 mal ve hizmet alımının 261'inde Kamu İhale Kanunu'nun istisnai hükümleri uygulanmış. Bununla ilgili açıklamalar istenmiş "Sebebi nedir?" diye fakat maalesef, mantıklı bir açıklama yapılmamış ve giderilmemiş. Mal ve hizmet alımlarıyla ilgili de istisnai hükümler uygulanmış.
Yine, mesela, çalışanlarıyla ilgili sürekli ikaz edildiği hâlde genel sağlık sigortası kapsamında olan uygulamalarla ilgili çalışanlara özel sağlık sigortası da Merkez Bankası bütçesinden karşılanmaya devam etmiş. Merkez Bankası özel bir yerdir, buradaki çalışan üst düzey yöneticiler çok kıymetli ve değerlidir, mutlaka özlük haklarının iyi olması gerekir diye bunu tekrar ifade ediyoruz ama bir taraftan Sayıştay denetçileri sürekli bu işi tenkit ediyorsa da bunun başka bir şekilde giderilmesi gerekir.
Yine, bankalar arası kart merkezinde de aynı uygulamalar devam etmiş. Danışmanlık firması üzerinden çalıştırılan 10'a yakın personelin sözleşmede belirtilmeyen giderleri, ödemeleri yapılmış, 5,5 milyon civarında bir ödeme yapılmış, bunu tenkit etmiş Sayıştay raporlarında Sayıştay denetçileri. Yani spor üyelikleriyle ilgili ödemeler bile yapılmış. Yemekler, işte başka şeyler sözleşmede yer almıyor. Yani sözleşmede o zaman bunlara yer verilmesi gerekir.
Bir de "Sapanca kampı" diye geçmiş, 7,7 milyon civarında bir etkinlik düzenlenmiş "seminer" denilmiş ama seminere gelip hoca böyle bir ders vermemiş yani bir dinlenme kampı gibi bir şey olmuş. Bunlar hep eleştiriliyor.
Şimdi, denetleme önemli diyoruz, denetleme raporlarında belirtilen kritiklerin yerine getirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Öyle olmadığı için zaten bu fon vurgunuyla karşı karşıyayız. Bu fon vurgununda 2025 yılının son çeyreğinde Sayın Hazine ve Maliye Bakanının haberi olduğu hâlde ve SPK'ye bunu bildirdiği hâlde, çalışma grubu kurulduğu hâlde gerekli önlemler alınmadığı için 18-20 milyar dolar diye ifade edilen bir maliyetle karşı karşıyayız. "455.748 kişi." deniliyor. Şimdi, bu kişilerin bir kısmı annesinin, babasının, dayısının, arkadaşının parasını da kendi üstünde bu piyasaya yatırmış, hisse senedinde direk alım-satım yapanlar var, oradaki hisselerinin değeri düşmüş. İşte, ailesini 3 diye düşünseniz, 4,5 milyonluk bir kitle. İnanın maillerimize bir sürü şikâyetler geliyor. Şimdi, burada, çok hızlı aksiyon alınması gerekiyor ve bu aksiyon alınırken de net bir şekliyle nasıl ödeneceğinin belirtilmesi gerekiyor, süratle ödenmesi gerekiyor. Fahiş fiyat artışlarından kaynaklanan gelir elde eden kişilerin tespit edilmesi gerekiyor. Bunların bir kısmı yurt dışına para kaçırmış, bir kısmı yurt dışındaki şirketlere yatırım yapmış, mal varlıkları var. Şimdi, uluslararası mali istihbarat örgütleri var, 193 ülke üye, bizim MASAK da buraya üye. Gerekirse oralarla yazışıp oradaki kişilerin bütün mal varlıklarının tespit edilmesi, bankalardaki mevduatlarının tespit edilmesi ve geri çağırılması gerekiyor.
Fiyat İstikrarı Komitesinde siz de vardınız Sayın Başkan, oradaki toplantılarda bulundunuz ve Merkez Bankası olarak bütün bu erken uyarı sistemleri... Sizde çok ciddi bir yönetim kadrosu var, bunları görebilirsiniz diye düşünüyorum. Bu toplantılarda ikazda bulundunuz mu, uyarılarda bulundunuz mu? Bu çok çok önemli.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEVDET AKAY (Karabük)Bir de eski Merkez Bankası yöneticilerinin, Başkan Yardımcılarının, işte ismi geçenler var, ismini telaffuz etmeye gerek yok, herkes biliyor. 2013'ten 2018 yılına kadar görev yapmış, 2016-2018 yılları arasında Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış bir kişinin de bu fon yönetiminde üst düzey yönetici, CEO olarak olması, hatta şu anda da tutuklu, sizin bu olayları daha farklı değerlendirmenize de sebep teşkil ediyor. Bu Merkez Bankasında çalışanların kendi alanlarıyla ilgili, diğer alanlarda, özel sektörde işe girme kurallarını yeterli buluyor musunuz? Orada daha farklı bir önlem alınması gerekebilir mi? 2531 sayılı bir Kanun var, kamuda çalışanların kamudan ayrıldıktan sonra görev yapamayacaklarıyla ilgili bir şey. Yani orada da "Üç yıl görev yapamaz." diyor, işte, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası falan var ama buna da uyanlar yok. Yani bütün bunlarla alakalı tedbirlerin nasıl olacağıyla ilgili bir genel değerlendirme yaptınız mı? Bu çok çok önemli.
Bir de Merkezi Kayıt Kuruluşunda bütün girişler çıkışlar, bu fondan yüksek gelir elde edenler var, tespit ediliyor. Siz Merkez Bankası bünyesinde eski bir başkan yardımcısının da uzun süre çalıştığını düşünürsek ve bu fon olayında da tutuklandığını düşünürsek sizin kadroda bu fon mağdurları var mı veya buradan fahiş gelir elde eden var mı? Merkez Bankası olarak böyle bir çalışma yaptınız mı Sayın Başkanım veya Merkezi Kayıt Kuruluşundan bu belgeleri istediniz mi? Yarın öbür gün bakan yardımcıları, üst düzey siyasetçiler, bürokratlarla ilgili basına düşen, yolsuzluklara karışan kişileri gördüğümüz zaman ülkemizin çok önemli itibarı olan Merkez Bankası kuruluşunda önümüzdeki dönemde böyle sürpriz bir yöneticinin ismiyle karşılaşır mıyız?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun Sayın Akay, bir daha açıyorum.
CEVDET AKAY (Karabük)Buna bir önleminiz var mı? Böyle bir çalışma yaptınız mı? Bu çok kıymetli ve önemlidir. Yaptıysanız da ilgili yerlere bildirdiniz mi? Yapmadıysanız da yapmanız gerekir diye düşünüyorum. Bu konularla ilgili cevap verilmesi önem arz ediyor.
Ben çok hızlı birkaç soru soracağım esasında. 2025 yılı için ara hedefiniz yüzde 24'tü, gerçekleşme yüzde 30,9 civarında kaldı. 2026 için ara hedefiniz yüzde 16, OVP'de revize edildi; 28,4. Şu anda yıllık enflasyon yüzde 30'lar civarında. Bu sapmaların ne kadarı dış şoklarla yani enerji ve jeopolitik durumlarla ilgili, ne kadarı politika gecikmesine veya beklenti yönetimindeki zayıflığa bağlanıyor? Sapmaların nedenlerini şeffaf şekilde kamuoyuna ne zaman ve nasıl açıklayacaksınız? Buradaki açıklamanızda değindiniz ama ben çok yeterli bulmadım, bu soruyla ilgili bir cevap alabilirsek mutlu olacağız.
Bir de 2025 yılının son çeyreğinde SPK bazı fonlarda olağan dışı fiyat hareketlerini tespit etmiş, konu Finansal İstikrar Komitesinde görüşüldü, Merkez Bankası olarak bu riskleri ne zaman ve ne derinlikte fark ettiniz? Komite toplantılarında Merkez Bankasının değerlendirmesi neydi ve neden daha erken, daha güçlü bir müdahale önerilmedi? Önerdiyseniz de burada söylersiniz tabii ki.
2531'i size söylemiştim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun, toparlayın lütfen, bir dakika daha veriyorum.
CEVDET AKAY (Karabük)Bir de burada MSCI'la ilgili yani endeksli ilgili "emerging market" statüsünden sınırlı piyasalara düşmesi hâlinde pasif fonların zorunlu satışları, sermaye çıkışı ve Borsa İstanbul üzerindeki baskı nasıl olur? Merkez Bankası olarak bu senaryoya karşı ne tür hazırlık yapılıyor?
Teşekkür ediyorum ben, şimdilik bu kadar.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
11 konuşma daha · 6 Ekim 2026