İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Verem savaş haftası hk.

Cevdet Erdöl

Trabzon Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Ocak 2005 · 432 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cevdet Erdöl (AK Parti), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VEREM SAVAŞ HAFTASI HK.); konuşma 432 kelime.

Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Verem savaş haftası hk”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2005-01-06-verem-savas-haftasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CEVDET ERDÖL (Trabzon)- Sayın Başkan, kıymetli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu hafta, Verem Savaş Haftası; bu münasebetle gündemdışı söz almış bulunuyorum; konu hakkında, sizleri ve bizi izleyenleri kısaca bilgilendirmek istiyorum.

Verem, mikrobu 1882 yılında tanınmış, 1921 yılında aşısı üretilmiş, 1950'li yıllardan itibaren de tedavisine başlanmış bir hastalıktır. Dünya, maalesef, verem hastalığında çok iyi bir sınav vermiş değil; çiçek gibi eradike edilmiş, tamamen ortadan kaldırılabilmiş bir hastalık değil. Özellikle yoksul bölgelerde, maalesef, insidansı, sıklığı gittikçe artmaktadır.

Dünyada, her yıl, 8 000 000 ilâ 10 000 000 kişi verem hastası olmaktadır. Dünyada, her yıl, 2 000 000-2 500 000 kişi veremden ölmektedir. Bu, çok önemli bir rakamdır. Dünyada AIDS'ten sonra bulaşıcı hastalıklar nedeniyle ölüme yol açan ikinci hastalık veremdir. Bu, halen böyle; çok ciddî bir hastalık konumundadır.

Türkiye'de ise, hastalığın bulaştığı yaklaşık 15 000 000-20 000 000 insan olduğu tahmin edilmektedir; yılda yaklaşık 25 000-30 000 kişi verem mikrobuyla hastalanmaktadır. Bunun önemli bir miktar olduğunu düşünüyorum. Verem hastası envanterimize her yıl 25 000 ilâ 30 000 kişi eklenmekte; fakat, maalesef, ihbarı mecburî bir hastalık olmasına rağmen, Türkiye'de bununla ilgili yeterli düzeyde kesin rakam elde edilememektedir. Bunun birçok sebebi var; bunlardan en önemlisi, maalesef, kayıtlardaki yetersizliktir. Özellikle verem savaş dispanserlerine, sağlıkocaklarına veya ciddî hastanelerimize müracaat eden hastalar kayda alınmakta; fakat, özellikle Sağlık Bakanlığı kontrolü dışındaki hastanelerden -bu kontrolün altını çiziyorum; çünkü, normalde bütün hastaneler Sağlık Bakanlığının kontrolünde; fakat, Sağlık Bakanlığının bizatihi elemanlarının olmadığı hastanelerden- Sağlık Bakanlığına veri akışı yeterli düzeyde olmamakta; bundan dolayı da, maalesef, elimizde yeterli envanterimiz yok. Hastanelerin ve sağlık sisteminin birleştirilmesinin ne kadar elzem olduğunu gündemdeki şu örnek bile bizlere açıkça göstermektedir; maalesef, bu böyle.

Tüberküloz tedavisi, şu anki şartlarda oldukça kolay olan bir hastalık olmasına rağmen, maalesef, tedavisi çok ciddî olarak yapılmadığı zaman, savsaklandığı zaman maliyeti artmaktadır. Normalde 140-150 YTL tutarında olan bir tedavi maliyeti, eğer hasta iyi tedavi edilmezse 14 000-15 000 YTL'ye kadar çıkmakta, yaklaşık 100 kat maliyet artışı olmaktadır. Onun için, son zamanlarda, direkt gözetim altında tedavi yapmak suretiyle, bir sağlık personelinin hastayla bizatihi ilgilenip, ilacını bizatihi içirmesi suretiyle tedavi yapılmaktadır ve bundan da bütün dünyada oldukça fayda sağlanmış durumdadır.

Bu meyanda, gerek 1949 yılında Verem Savaşı Hakkında Kanunu çıkaranlara gerek veremle savaş politikalarımızı yürüten hekim ve diğer sağlık personeli arkadaşlarıma buradan şükranlarımı sunarken, ölenlere Allah'tan rahmet, yaşayanlara da sağlıklı, uzun bir ömür diliyorum.

Maalesef, bugünlerde önemli bir felaketle karşı karşıyayız arkadaşlar. Malumunuz, Güney Asya'da önemli bir deprem, ardından tsunami ve sel felaketi olmuştur. Burada 150 000'e yakın insan ölmüştür. Ölenlere Allah amellerince rahmet etsin diyorum. Sağlık Komisyonumuzun değerli bir üyesi, Sayın Turhan Çömez arkadaşımız halen bölgededir; inşallah, bize, gelince direkt gözlemlerini aktaracaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

78 konuşma daha · 6 Ocak 2005

78 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook