Dünya sigarayı boykot günü münasebeti hakkında
Trabzon Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 58. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2010 · 571 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cevdet Erdöl (AK Parti), 9 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA SİGARAYI BOYKOT GÜNÜ MÜNASEBETİ HAKKINDA); konuşma 571 kelime.
Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Dünya sigarayı boykot günü münasebeti hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-23-2010-02-09-dunya-sigarayi-boykot-gunu-munasebeti-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CEVDET ERDÖL (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Sigarayı Bırakma -veya boykot- Günü’nde, gündem dışı söz alarak, bana fırsat verdiğiniz için Sayın Başkanım sizlere ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyelerine saygılarımı sunuyorum.
Sayın Reşat Doğru’nun söylediği kanun teklifi üzerinde ben ve arkadaşlarımız, bilim adamlarıyla çalışmaktayız ama sadece teşkilat kanunu değil, bağımlılıkla ciddi olarak mücadele edecek, daha etkin cezaları da gündeme getirecek çalışma içerisindeyiz. Ben Sayın Doğru’ya teşekkür ediyorum bu hassasiyetinden dolayı. Yalnız, tüm parti gruplarına buradan sesleniyorum: Bağımlılıkla mücadeleyi, tıpkı sigarayla ilgili kanunda yaptığımız gibi, tıpkı uçucu maddelerle ilgili kanunu çıkarırken yaptığımız gibi, el birliği içerisinde, sadece bir partinin, iki partinin değil, bütün grupların katkı vermesiyle, tüm grupların partiler üstü bir mesele olarak bunu görmesiyle, hep birlikte yapabiliriz. Bununla ilgili katkı verecek olan herkese hem kapımız hem kalbimiz açıktır diyor, ben katkılarınızı bekliyorum.
Sigarayı ben “görsel yolla bulaşan salgın bir hastalık” olarak tanımlıyorum. Bu hastalık, sadece insanın kendisine zarar vermekle kalmıyor, pasif içici olarak etrafındakilere… Hatta ve hatta, uyuşturucuya başlatarak insanlara çok daha kötü anlar, kötü duygular yaşatmaktadır, belki insanın sonu hapishanede veya hastanede bitmektedir.
İşte, Türkiye’de 115 bin kişi, maalesef, beklenenden erken ölmektedir, sadece sigara nedeniyle. Yılda 4 milyon ağacımızı kesmekteyiz havaya üfürmek için, ayrıca ev ve orman yangınlarının yarısı sadece sigaraya bağlı ve mali portesine baktığımız zaman, 20 milyar dolarlık bir kayıp, havaya üfürülen bir para ve iş gücü kaybını hesapladığımız zaman, önümüzdeki elli yılda 350 milyar dolarlık bir iş gücü kaybını göreceğiz demektir, yapılan hesaplamalar bunu gösteriyor. Kanserler, kalp hastalıkları, bronşit, astım, bacağı kesilenler, felç olanlar… Böyle bir ciddi sağlık tablosuyla, kötü tabloyla karşı karşıyayız.
Sayın Başbakanımızın sigaraya “Terörden daha beter.” demesindeki esas espriyi şimdi, burada daha iyi anlayacaksınız çünkü terörde belki karşısındakinin kurşunuyla insanlar ölmekte ama sigara, insanın kendi kendini öldürdüğü, kendi kendine zarar verdiği sinsi bir illet. Bundan, ümit ediyorum ki bir an önce, başlayanlar kurtulur.
Sigarayı içenlerin büyük kısmı da bu çıkardığımız Yasa’ya destek vermektedir çünkü toplumumuzun yüzde 30’u sigara içtiği hâlde Kanun’un toplumda kabuliyet oranı yüzde 95’in üzerinde. Bu demektir ki sigara içenler de bu Kanun’a destek veriyor.
Hem içenlere hem içmeyenlere, Kanun’u çıkarırken katkı veren 22’nci ve 23’üncü Dönem milletvekillerine, dönemin grup başkan vekillerine ve tüm milletvekillerine tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.
Dünya Sağlık Örgütü Türkiye’yi tütünle mücadelede örnek ülke olarak gösterdi. Bundan dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz ancak bundan rahatsızlık duyanlar özellikle ikram sektörünü ve kahvehaneleri âdeta provoke ederek işte “battık, öldük, bittik” gibi çeşitli senaryolar ortaya atmaktadır. Hâlbuki kahvehanelerden 2 bin tanesi kapanmakla birlikte 3 bin yeni kahvehane açılmıştır, bunu dikkatlerinize sunuyorum. İkram sektörü de bu kriz ortamında yüzde 5,2 büyümüştür, bunlar resmî verilerdir. Kaldı ki bize “İspanya modeli şöyle, İtalya modeli böyle” diye birtakım görüşler ve öneriler getirenlere Avrupa Birliği Konseyi 5 Aralık 2009 tarihli kararında Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin 8’inci maddesine uyulmasını, kapalı alanların tamamen, yüzde 100 dumansız hâle getirilmesini öneriyor ve ayrıca diyor ki: “Pasif içicilik bir halk sağlığı sorunudur, pasif içicilik önemli bir iş güvenliği sorunudur ve yine pasif içicilik işçi sağlığı problemidir; onun için kapalı alan tanımlarınızı da genişletin.”
22’nci ve 23’üncü Dönem milletvekilleri görevlerini yaparken -maalesef üzüntümü ifade etmek istiyorum ki- 2 milletvekili arkadaşımız bu Yasa’yı delecek, Yasa’yı gevşetecek birer kanun teklifi verdiler. Ümit ediyorum ki halkımızın sağlığını düşünen bu insanlar, halkımızın, gençliğimizin, çocuklarımızın sağlığına değer veren bu insanlar bu kanun tekliflerini -bir hekim olarak, bir baba olarak istiyorum ki- geri çeksinler, arzumuz budur.
Bu Kanun’da herhangi bir genişleme, herhangi bir gevşeme olmayacaktır. Bunu Sayın Başbakanımız Yeşilayın verdiği ödül töreninde…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 9 Şubat 2010