İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Durdu Özbolat

Kahramanmaraş Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Nisan 2010 · 540 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Durdu Özbolat (CHP), 24 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 540 kelime.

Durdu Özbolat (CHP, Kahramanmaraş). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/durdu-ozbolat-23-2010-04-24-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının 14’üncü maddesiyle ilgili olarak vermiş olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun 48’inci yıl dönümünde yaptığı konuşmasında çok önemsediğim bir uyarıyla başlamak istiyorum: “Bir araya gelmiş siyasi düşünce sahipleri ile kültür ve inanç gruplarının eğilim ve beklentilerine cevap veren bir Anayasa oluşturulması ihtiyacı açıktır. Demokratik rejimlerde ‘Bir sayı fazla ise hepsi benim.’ siyasal üstünlük anlayışı asla geçerli değildir. Azınlıktaki kesimlerin hakları sayıların üstünlüğüne bağlı değildir. Anayasaların içeriği kadar, yasalaşma yöntemlerinin de demokratik rejimin dokusuna uygun, katılımcı, çoğulcu, özgürlükçü bir süreci yansıtması her yüreğin temenni ve beklentisidir.” Ben bu temenniyle ilgili yorum yapmıyorum, “Arif olan anlar.” diyorum.

Değerli arkadaşlarım, 19 Nisandan itibaren yüce Mecliste Anayasa’mızın bazı maddelerinin değiştirilmesiyle ilgili konuları konuşuyoruz. Katılımcı ve çoğulcu bir süreç içinde gelişmeyen, temel uzlaşmaya dayanmayan ve bu nedenle millî iradeyi yansıtmayan böyle bir Anayasa değişikliğinin ve bunun halkoyuna sunulmasının 12 Eylül Anayasası’nı hazırlama yönteminden farkını bir 12 Eylül mağduru olarak sizlere sormak istiyorum.

AKP’nin tüzüğünü değiştirmiyorsunuz, Anayasa’yı değiştiriyorsunuz. Üstelik bu Anayasa’nın birçok maddesinin değiştirilmesiyle ilgili yüce Mecliste bir konsensüs oluşmuş iken böyle, yangından mal kaçırırcasına, muhalefetin, sivil toplumun ve diğer toplumsal kesimlerin düşüncelerinin alınmaması, onların önerilerinin son derece yakışıksız bir üslupla geri çevrilmesinin katılımcı demokratik anlayışla ilişkisini bize anlatınız.

Sekiz yıllık iktidarınızın sonunda Anayasa’yı acilen değiştirmek istiyorsunuz, değiştirelim ancak muhalefet olarak biz de ikna olalım. Sekiz yıldır yargı kararlarını yok sayarak görevden aldığınız ne kadar memur var? Hangi kurumlarda baskı sistematik hâle gelmiştir? Ne kadar memur fişlenmiştir, ne kadarı disiplin cezası almıştır, ne kadarı zorlamalar sonucunda emekli olmuştur, ne kadarı sürgün edilmiştir? Bütün bunların cevabını vermeden bizleri ikna edemeyeceksiniz. Ancak her şeye rağmen disiplin cezalarının yargı kararlarına açık olması, bir eksikliğin giderilmesi bakımından son derece önemlidir.

Değerli milletvekilleri, biz şu an yüce Meclisin çatısı altında Anayasa tartışması yapıyoruz. Peki, vekâletini aldığımız halk neyi tartışıyor, onların gündemiyle bizim gündemimiz aynı mı, biraz ona bakalım.

Halkın gündeminde yoksulluk var, yolsuzluk var, işsizlik var; halkın gündeminde yolsuzlukların bir türlü neden ortadan kaldırılmadığı var. Şimdi burada Anayasa tartışıyoruz, tartışalım ama iktidara geldiğinizde, Türkiye, kalkınmakta olan 149 ülke arasında 29’uncu sırada idi, şimdi 136’ncı sırada; bundan nasıl kurtulacağımızı tartışalım. İktidarınızda Türkiye’deki kalkınma hızı seksen yıllık kalkınma oranının altında kaldı, bundan nasıl kurtuluruzu tartışalım.

Ülkemde her 4 gençten 1’i işsiz. Resmî verilere göre işsizlik oranı yüzde 14’ün üzerinde, reel işsizlik oranı yüzde 20’lerin üzerinde. Toplumsal patlamalar kapıda, bunu nasıl önlerizi tartışalım.

Ülkemde her 10 çiftçiden 9’u borçlu, 3’ü icra takibinde. Bir ilçede kayıtlı çiftçi sayısı 17 bin, icra dosyası ise 16 bin. Bir ilçenin ekim alanı 460 bin dönüm, bunun 350 bin dönümü ipotek altında. 4 bin 500 kişinin yaşadığı bir beldenin evlerinin yüzde 90’ı ipotekli. Bir ilde ipoteksiz bir tek tarla bile kalmamış, sulama trafosu bile icralık. Ülkemde ikinci el traktör pazarı patlamış, traktörünü satan satana ve bu ülkede 5,5 milyon insan tarımla geçiniyor. Bu tabloyu nasıl değiştireceğimizi tartışalım.

Sayın Başbakanın dün koltuğuna oturttuğu dördüncü sınıf öğrencisi Elgin Koçubaba’ya söylediklerini bir eğitimci olarak kanım donarak izledim. Sayın Başbakan diyor ki: “Yetki artık senin, ister asarsın, ister kesersin.” Sayın Başbakan herhâlde bilinç altındaki Başbakanlık anlayışını dışa vuruyor, kendisini seçimle belirli bir süre iş başına gelmiş bir Başbakandan çok bir padişah gibi görüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 24 Nisan 2010

104 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook