İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yenilenebilir enerji hakkında

Durdu Özbolat

Kahramanmaraş Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 122. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Haziran 2010 · 626 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Durdu Özbolat (CHP), 23 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ HAKKINDA); konuşma 626 kelime.

Durdu Özbolat (CHP, Kahramanmaraş). “Yenilenebilir enerji hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/durdu-ozbolat-23-2010-06-23-yenilenebilir-enerji-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 499 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 13’üncü maddesiyle ilgili olarak şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün önemli bir kısmını değiştirmeyi amaçladığımız 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun 1950 yılında yürürlüğe girmiştir. 1950 yılından itibaren dünyada da ülkemizde de çok önemli gelişmeler olmuştur. 1950 yılında kabul edilen bu Kanun’un yeniden ele alınması, ihtiyaca cevap vermeyen noktalarının değiştirilmesinden daha doğal bir şey olamaz. Buna hiçbir itirazımız yok ancak bir kanun tasarısı hazırlanırken “O işin tarafları kim, onlar bu süreçten nasıl etkilenecekler, bu kanunla ilgili düşünceleri nedir?” diye sorulur, bu kanun hangi kurumları ilgilendiriyor bu kurumların yetkililerinin görüş ve önerileri alınır, sadece göreve getirdiğiniz bürokratların değil, konuyla ilgili yetişmiş diğer elemanların, ilgili sendikaların ve meslek örgütlerinin de görüş ve eleştirileri alınır. Tasarının kanunlaşması durumunda ortaya çıkması muhtemel sorunların da analizi yapılır, özellikle de muhalefetin bu konudaki düşünceleri ön yargısız bir biçimde dikkate alınır zira demokratik bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarından birisidir muhalefet.

Cumhuriyetimizin ulaşım politikasını, Büyük Atatürk “Gidemediğiniz yer sizin değildir.” sözüyle özetlemiş. “Halka gidilecek, cumhuriyet değerleri, kültürü, ülkenin en ücra köşelerine kadar götürülecek.” Bu anlayışın doğal bir sonucu olarak da hem kara yolları hem demir yolları hem de deniz yollarındaki çalışmalara büyük önem verilmiştir. Bir tarafta kara yolları yapımı ve onarımı işleri başlatılırken, diğer taraftan 1926 yılında çıkartılan Kabotaj Kanunu ile deniz ulaşımı millîleştirilmiş, yeni liman ve tersane yapımı için çalışmalara başlanmıştır. Yeni demir yolu yapımı, var olanların millîleştirilmesi çalışmaları da büyük bir hızla yapılmaya çalışılmıştır. Yani, değerli milletvekilleri, cumhuriyetin mimarları ulaşımın planlamasını yaparken dengeli bir gelişme politikası uygulamışlardır. Size bu konuyla ilgili çarpıcı bir örnek vermek istiyorum: 1950 yılına kadar yolcu taşımacılığının yüzde 49’u, yük taşımacılığının ise yüzde 17’si kara yolları ile yapılmaktaydı. Bugün ise yolcu taşımacılığının yüzde 95’i, yük taşımacılığının ise yüzde 91’i kara yolları ile yapılmaktadır. Bu oranları Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırın, çağdaş dünyada nasıl bir denge var, bunu bir görün.

Sayın Başbakanın en çok övündüğü konulardan birisi duble yollar, her “Ulusa Sesleniş” konuşmasında, yaptığı yolları ballandıra ballandıra anlatıyor. Peki, Sayın Başbakan, ne kadar demir yolu yaptın? Deniz ulaşımına ne kadar yatırım yaptın, oğluna aldığın gemicik dışında? Türkiye’de bir yılda trafik kazalarında ölen insan sayısı ne kadar? Avrupa Birliği ülkelerinde bu sayı ne kadar? Bir düşünün değerli milletvekilleri “Yolcu taşımacılığının daha büyük bir kısmı demir yollarıyla yapılsaydı ölümlü kaza sayısı azalır mıydı?” sorusuna elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin. Bir de, yük taşımacılığının bu ülkede harcadığı kaynağı gözünüzün önüne getirin “Bu iş demir yollarıyla yapılsaydı ülkemizin kârı ne olurdu?” sorusuna cevap verin. Duble yol yapılıyor. Hiç kimse “yapılmasın” demiyor değerli arkadaşlarım ama bu işin planlaması nasıl yapılıyor, doğrusu merak ediyorum.

Size, kendi seçim bölgem olan Kahramanmaraş’tan örnekler vermek istiyorum. Kahramanmaraş 1 milyon nüfusa sahip bir ilimiz, Türkiye'nin on altıncı büyük ili, başta tekstil ve gıda olmak üzere, kendi sanayisini de oluşturmuş bir kentimiz. Kayseri’den Kahramanmaraş’a doğru yolculuk yapanlar, Kayseri’den çıkınca duble yolun da bittiğini görürler. Hele Göksun ile Kahramanmaraş arasındaki yol Türkiye'nin en sıkıntılı, en zor yollarından birisi. Duble yol yapıyorsanız yapın ama bir de iller ve ilçeler arasındaki yollara bakın. Kahramanmaraş’tan çıkın, Çağlayancerit ilçesine doğru bir yolculuk yapın ya da Kahramanmaraş’tan Andırın ilçesine doğru bir yolculuk yapın. Andırın’dan Kadirli’ye, Göksun’dan Geben’e doğru bir yolculuğa çıkın. Bir de Andırın ilçemizin kurayla belirlediğiniz elli üç köyünden birkaçına doğru bir yolculuk yapın. Sonra, sonra da Atatürk’ün “Gidemediğiniz yer sizin değildir.” sözünü tekrar hatırlayın. Memleketimden yol manzaraları böyle değerli milletvekilleri.

Yol yapıyorsanız, yaptığınız ve yaptırdığınız yolları biraz da denetleyin. Yapılan yolların yapıldıktan kısa bir süre sonra kullanılamaz duruma geldiği bir başka sorun. Yazıktır bu memleketin parasına. Bu kanunla, yıllık bütçesi 5 milyar 108 milyon olan Karayolları Genel Müdürlüğü, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri çerçevesinde genel bütçeli bir kuruluş iken, özel bütçeli bir kurum hâline getiriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 23 Haziran 2010

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook