İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)

Dursun Akdemir

Iğdır Milletvekili ·

Genel Kurul, 48. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Ocak 2004 · 802 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dursun Akdemir, 28 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAPI.HK.(SS.355)); konuşma 802 kelime.

Dursun Akdemir (Iğdır). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2004-01-28-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-deg-yapi-hk-ss (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 355 sıra sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım.

Bu yasa tasarısının getirdiği teşviklerin hemen hemen aynısı, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar'ın bir yıl önce, yani, Ocak 2003'te verdiği kanun teklifinde getirilmişti; bu vesileyle, sözlerime başlamadan önce, şahsım ve mensubu bulunduğum Doğru Yol Partisi adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Görüşmeye başladığımız bu tasarıyla, doğu ve güneydoğu illerinde ve ayrıca, kalkınmada öncelikli diğer illerde yatırım yapmanın ekonomik yönden daha cazip hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, yıllarca olağanüstü hal kapsamında kalan Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri, terör olayları nedeniyle maddî ve manevî kayıplara uğramış, istihdam sağlayacak yeni yatırımlar gelmediği gibi, var olan işletmelerin büyük kısmının da faaliyetlerini durdurmasıyla bölgede işsizlik olağanüstü boyutlara ulaşmış, büyük kentlere göç dalgası başlamıştır. Göçün yoğunlaştığı illerde ortaya çıkan sosyoekonomik sorunlar, ülkemize ilave sorunlar getirmektedir.

Türkiye'nin temel sorunu haline gelen kalkınmada bölgesel dengesizlik, ülkemizin sağlıklı gelişmesinin önündeki en ciddî engeldir. Bölgesel dengesizlikleri ortadan kaldırmanın yolu, yatırımların bu bölgelere kaymasını özendirecek önlemleri almakla mümkündür. Kamu kaynaklarının yetersizliği gözönüne alındığında, bu bölgelere doğal olarak özel sektörün yatırım yapması gereği karşımıza çıkıyor. Bugün, özel sektör yatırımlarının ülkenin belli bölgelerine sıkıştığını görüyoruz. Temenni ederim ki, bu kanun çıktıktan sonra bu sıkışıklığı daha da artırmasın.

Bu yatırımların tüm ülke sathına yayılabilmesini temin etmek amacıyla, hükümetler zaman zaman -özel sektörü özendirmek amacıyla- buna benzer kanunlar çıkarmışlardır. Ancak, çıkarılan yasalardan istenen sonuçlar alınmamış ve özel sektörün kalkınmada öncelikli yörelere yatırım yapması yeterince özendirilememiştir. Nitekim, 23.1.1998 tarihinde olağanüstü hal bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde istihdam yaratılması ve yatırımların teşvik edilmesi için yürürlüğe konulan 4325 sayılı Kanunun yürürlük süresi dolmasına rağmen, yerine yeni bir uygulama başlatılmamış ve süresi de uzatılamamıştır. Bunun sonucunda, terör mağduru illerimiz, âdeta, kaderleriyle baş başa bırakılmıştır.

Bir yılı aşkın süredir görev başında bulunan 58 inci ve 59 uncu hükümetler, bu konuda şimdiye kadar ciddî hiçbir önemli tedbir getirememişlerdir; ancak, onbeş ay gecikmeyle böyle bir kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilebilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, sizlere, görüşmekte olduğumuz tasarının içeriğiyle ilgili olarak kısa bilgiler sunmak istiyorum. Çünkü, olaylar o kadar karıştı ki, bu tasarı ne getirdi, ne götürdü... O nedenle, amaç, Doğu ve Güneydoğu Anadoludaki illerde vergi teşviklerini uygulamak, yatırımcılara bedelsiz kamu arsa ve arazisi temin etmek, işverenlere sosyal sigortalar prim desteği sağlamak suretiyle yatırımları ve istihdam imkânını artırmaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde ve kalkınmada öncelikli illerde istihdam yaratılması ve yatırımların teşvik edilmesi kapsamına giren iller belirlenmekte olup, burada, büyük yanlışlıklar yapılmaktadır. Yine, yeni işe başlayan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin, bu illerdeki işyerlerinde fiilen sürekli olarak 10 ve daha fazla işçi çalıştırmaları halinde vergi muafiyetinden faydalanmaları getirilmiştir. Ayrıca, istihdamı artırmak amacıyla, işverenlere sigorta prim desteği sağlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, sözlerinizi tamamlayın.

DURSUN AKDEMİR (Devamla)Tamamlıyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlarım, tasarıda belirtilen illerde yapılacak teşvik belgeli yatırımlara, vergi, resim, harç muafiyeti getirilmiştir. Şimdi, burada, tasarının getirdiğini saymakla konuyu daha önemli hale getirmiş oluyoruz; ancak, tüm konuşmacı arkadaşların da dile getirdiği gibi, ben de 1 500 dolar gayri safî yurtiçi hâsılanın kriter olarak alınmasının büyük yanlışlıklar getirdiğini burada vurgulamak istiyorum. Dolayısıyla, bu yanlışlık, özellikle Elazığ ve Tunceli gibi illeri kapsamdışı bırakmanın büyük eksiklik olduğunu ortaya koymuştur. Tasarı Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken aynı konuyu Sayın Maliye Bakanımıza hitap ederek söylediğimizde "biz ileride bu eksiklikleri kapatacağız" demişti. Halbuki, yol yakındır. Şu anda bu eksikliklerin kapatılması, gayri safî yurtiçi hâsılanın ortaya koymuş olduğu bu aksaklığı düzeltici tedbiri almak için, siz milletvekilleri özgür iradelerini kullanarak, Bakanın "bu şekilde oy verin" önerisine bağlı kalmadan kararınızı verecek olursanız, bu eksiği düzeltmiş olacağız değerli milletvekili arkadaşlarım.

Burada gözönünde bulundurmamız gereken önemli kriterlerden biri de, illerin sosyoekonomik gelişmişlik sırasını dikkate alarak tedbir almamızdır. Sosyoekonomik gelişmişlik kriteri nedir?.. Ben hekimim; burada size bir örnek vermek istiyorum: Mesela, bir ülkenin, bir ilin sağlık açısından gelişmişliğini gösteren kriter bebek ölüm hızıdır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, eğer bebek ölüm hızını burada kriter olarak ele alacak olsaydık, önemli derecede eksikliklerin tespit edilmesi mümkün olacaktı. Sayın Maliye Bakanımızın kendilerine bu konunun tekrar dikkate alınmasını arz etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, 4 üncü maddede, prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hissesinin, organize sanayi veya endüstri bölgelerinde yüzde 100 oranında karşılanması çok güzel bir tedbir olarak düşünülmüştür, buna katılıyoruz; ancak, şunu belirtmek istiyorum ki, organize sanayii olan bölgelerde, başka yerlerde bedava arsa verilmemesini önermek istiyorum. Çünkü, organize sanayi bölgelerinin altyapıları yapılmış, tamamlanmış, birtakım masraflar edilmiştir; buradaki arsalar, üzerine sanayi kurmaya ya da bir işletme açmaya hazırdır; halbuki, organize sanayii olmayan bölgelerde herhangi bir yer de ayrılabilir. Onun için, şöyle bir teklif getirmek istiyorum: Organize sanayii olan bölgelerde, lütfen, bedava arsaları bu organize sanayi bölgelerinden verelim, yeni çevre sorunlarının ve birtakım masrafların eklenmesinden kurtulmak için.

Ayrıca, burada, işadamlarına bu şekilde sigorta primi desteği verirken, şimdiye kadar dile getirilmeyen bir konuyu da dile getirmek istiyorum, arkadaşlarımın dikkatini çekebilirsem.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 28 Ocak 2004

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook