İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)

Dursun Akdemir

Iğdır Milletvekili ·

Genel Kurul, 25. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Kasım 2005 · 950 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dursun Akdemir, 30 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 950 kelime.

Dursun Akdemir (Iğdır). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2005-11-30-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 17 nci maddesiyle ilgili olarak Anavatan Partisinin görüşlerini arz etmek üzere huzurlarınızdayım; Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu tasarı, hükümetin kamu yönetiminin yapısını değiştirmek amacıyla hazırladığı; ancak, Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen Kamu Yönetimi Temel Kanununun maddeler bazında çeşitli kanunlara serpiştirilerek uygulanmasının tezahüründen başka bir şey değildir. Bilindiği üzere, Kamu Yönetimi Temel Kanunu, geçmiş yasama döneminde en çok tartışılan tasarılardan biri olmuştur. Kamu Yönetimi Temel Kanununu, kamu yönetiminin sistematiğini bozma kanunu olarak da adlandırmak mümkündür burada. Bu tasarıya o kadar tepki oldu ki, hükümet, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen kanunu yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisine getiremedi.

Tekrar ediyorum, üstüne basa basa söylüyorum, APK daire başkanlıklarını kaldırarak, yerine strateji daire başkanlıklarının kurulmasını öngören bu tasarı kadrolaşmak amacını taşımaktadır. Hükümetçe uygulanmak istenilen, Kamu Yönetimi Temel Kanununun en önemli maddelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor bu. Bu tasarıyla, bir kez daha, AK Parti Hükümetinin iki ileri bir geri adım alışkanlığıyla karşı karşıya bulunmaktayız. Sayın Erdoğan Hükümeti zamanında kanunlaşıp da, hemen ardından ek bir değişiklikle düzeltme yapılmadan uygulamaya giren bir kanunî düzenleme var mı diye düşünüyorum arasında; özellikle malî nitelik taşıyan kanunî düzenlemeler içinde görülemiyor.

(x) 1014 S. Sayılı Basmayazı 17.11.2005 tarihli 20 nci Birleşim Tutanağına eklidir.

Şu üç yıllık dönemde, gerek gelir kanun tasarıları gerek gider kanun tasarıları olsun ya da çıkarılmış kanunlardaki eksiklikleri gidermeye dönük sayılan bir hayli fazla tasarıyı ele almak durumunda kalmış vaziyetteyiz. Bu tür uygulamalar, âdeta, bir alışkanlık haline dönüştü. Bu nedenle, böyle bir kanun tasarısının önümüze gelmiş olmasını garipsemiş durumda değiliz; çünkü, bu kanun tasarısı veya teklifleri kanunlaştıktan sonra ya Cumhurbaşkanlığınca geri gönderilmiş ya da burada olduğu gibi hükümet tekrar geriye getirmiştir.

Burada, Maliye Bakanlığıyla aramızdaki bir anımı hatırlatmak istiyorum. Yatırım ve İstihdamı Teşvik Yasası çıkarılırken Sayın Maliye Bakanı Unakıtan'a, tasarının sakıncalı ve mahzurlu yanlarını buradan çıkaralım, düzeltelim, zaman kaybedeceğiz dediğimde, Sayın Bakan, pişkin bir vaziyette, elini sırtıma vurarak "hocam, merak etmeyiniz, yeni bir kanun tasarısı getirir eksiklerini düzeltiriz" demişti. Sayın Bakanım burada yoklar, kendilerine bu konuyu arz etmek istiyorum. O nedenle, bu şekilde Meclisin çalışma saatlerini gereksiz yere heba etmiş oluyoruz. Ancak, burada bir süre önce kabul edilmiş, fakat, yürürlüğe girmemiş bir kanunda önemli değişiklik yapılmasının, işte Maliye Bakanının tavrından ortaya çıktığını hatırlatmak için söyledim.

Bu arada, halen Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeleri devam eden 2006 yılı Bütçe Kanunu Tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuşlarında yaşanan Anayasaya uyum sorunu da gözönüne alınacak olursa, malî nitelik taşıyan bu tür düzenlemelerde gözlenen ciddiyeti sorgulamak kuşkusuz bir sorumluluk gereği olmuştur.

Örneğin, değerli arkadaşlarım, suya uygulanan KDV konusunda, 2004'te, Sayın Başbakanlığa verdiğim bir önergemde, yüzde 18 olan KDV oranının kaldırılıp kaldırılamayacağını sormuş "Bakanlığımızca öncelikli olarak değerlendirilecektir" demiş Maliye Bakanı Başbakan adına cevap verirken. Acaba 2006 yılı bütçesi hazırlanırken bu konunun hangi safhada olduğunu, asıl tüketim maddesi olan suyun KDV'sinin yüzde 18'den aşağıya indirilip indirilmediğini Maliye Bakanından sormak istiyorum; çünkü, su, bugün hemen hemen herkesin asıl ihtiyaç maddesidir. Bu konunun önemi yetmiş milyonu- her vatandaşımızı ilgilendirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle şunu ortaya koymamız gerekiyor, malî sistemimizde önemli düzenlemeler gerçekleştiren ve bu yönüyle tam bir reform niteliği taşıyan 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, bugünkü hükümetin hazırlayıp getirdiği bir proje değildir. Birçok alanda olduğu gibi, IMF tarafından emredilen düzenlemelerin çoğunluğunu içermektedir. Reform niteliği taşıdığını iddia ettiğimiz söz konusu yasa hazırlanırken, Sayın Maliye Bakanı şu sözlerini hatırlayıp, acaba bu konuda önlem aldı mı? Konu şu; hükümet yeni kurulduğunda, Maliye Bakanı şöyle açıklama yapmıştı ve basında yaygın olarak çıkmıştı, haber yapılmıştı: "Eğer, bir ülkede sosyal adalet diye bir şey varsa, oradaki dolaylı vergilerin oranı yüzde 60'ın üzerinde olmamalıdır." Burada parantez açarak hatırlatmak istiyorum, Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran yüzde 33'tür; ama, ne acıdır ki, bugün ülkemizde yüzde 60'ın üzeri değil, yüzde 70'lere gelmiş, 70'leri zorlayarak, yüzde 75'lere yaklaşmıştır. Sayın Maliye Bakanından soruyorum, eğer bu ülkede sosyal adalet varsa, dolaylı vergilerin oranını yüzde 30'lara çekebildiniz mi? Niçin yüzde 75'lere çıktı, bu soruya cevap beklemek milletin temsilcisi olarak benim hakkımdır; çünkü, adaletsizliğin temelinde bu vergi sistemi yatmaktadır.

Değerli arkadaşlar, 57 nci maliye hükümeti tarafından hazırlanıp 2002 Ağustos ayında Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun içeriğini hepimiz bilmekteyiz. Tasarının genel gerekçesinde, önerilen değişikliklerin ana nedeni olarak Avrupa Birliğine uyum programı gösterilmektedir. Acaba, bizim yapmamız gereken başka şeyler yok muydu, ille de Avrupa Birliğine uyum için mi yapmalıydık bu yasayı diye düşünmek zorunda kalıyor insan. Oysa, tasarının maddeleriyle getirilmek istenen düzenlemelere bakıldığında, temel saikin bu olmadığı çok açık biçimde ortaya çıkmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hükümetin tasarısındaki 16 ncı maddeye 17 nci madde olarak yer verilmiştir. Bu madde 27 tane kamu kuruluşunun teşkilat yasasında değişiklik yaparak mevcut olan araştırma, planlama, koordinasyon kurulu başkanlıklarını ve daire başkanlıkları ile şube müdürlüklerini kaldırmaktadır, lağvetmektedir bunu.

İdarenin kanuna niçin ihtiyaç duyduğu, o kanunun gerekçesinde açık olarak bulunur. Yasama tekniği bunu gerektiriyor. Bu noktadan hareketle, araştırma, planlama ve koordinasyon uzmanı kadrolar niçin kaldırılıyor diye sormak gerekiyor. Bu maddenin hükümet tasarısındaki gerekçesine baktığınızda, padişah fermanı üslubu kanun gerekçelerine yansımış vaziyettedir.

Değerli arkadaşlarım, hepimiz biliriz ki, APK daire başkanlıklarındaki görevli personel genellikle önceki hükümetlerin atadığı ve görevden alınan üst düzey bürokratların toplandığı bir yerdir. Bu personel bundan ibarettir. Bunlar yıllarca bürokrasiye hizmet etmiş, devlet tecrübesi kazanmış daire başkanı ve üst düzey bürokratlardan oluşmaktadır. Her hükümet dönemindeki yetişmiş personel ihtiyacı hemen hemen APK'da görevli söz konusu personelden seçilmektedir. Tasarıyla, kaldırılan APK'da görevli personeli Başbakanlık bünyesinde uygun kadroya atama konusunda bakana takdir yetkisi tanınmakta, ancak, Bakanın bu takdir yetkisini nasıl kullanacağını bürokraside görev yapmış çok değerli siz arkadaşlarımın bir kısmına sunmak istiyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu tasarıyla APK daire başkanlıklarını kaldırarak, yerine strateji daire başkanlıkları kurmak hükümetin öngördüğü personel atamasını sağlamak içindir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 30 Kasım 2005

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook