İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

Dursun Akdemir

Iğdır Milletvekili ·

Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Aralık 2005 · 850 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dursun Akdemir, 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 850 kelime.

Dursun Akdemir (Iğdır). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 yılı bütçesinin görüşmeleri sırasında 13 üncü madde üzerinde konuşmak üzere Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, Yüce Meclisi, siz değerli üyeleri ve vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Bugün, burada, ben, ülkenin şimdiye kadar ihmal edilmiş ve ülkenin geleceği olan gençleri seslendirmek istiyorum. Silahlı Kuvvetlerimize önemli kaynak olan, geleceğimizin teminatı olan ve 30 yaşın altındaki nüfusumuzun yüzde 60'ını teşkil eden gençleri söz konusu etmek istiyorum.

Ülkemizin bugün en önemli sorunu, bu gençlerimizi ilgilendiren istihdam ve işsizlik sorunudur. İşsizlik, ekonomik sonuçlarının yanı sıra toplumsal, aynı zamanda sosyal bir sorundur. İşsizlik, gelir yoksunluğu nedeniyle bir yönüyle fakirliğe yol açarken, diğer yönüyle, bireyler üzerindeki sosyal ve psikolojik kötü etkileriyle, toplumsal dışlanmaya neden olmaktadır.

Fakirlik, işsizlikten dolayıdır. Fakirlik, kötü koşullarda yaşama, işsizliğin kaynağıdır. Ümitsizlik vardır, gelecek korkusu vardır işsizde. Çeşitli ruhsal ve bedensel rahatsızlıklar işsiz insanların hemen yanı başındadır. Aile geçimsizliği, boşanma, aile içi şiddet, alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı ile işsizlik arasında güçlü bir nedensellik ilişkisi var. Bu nedenle hükümete, bu nedenle konuya değinmek istedim.

İstihdam, sadece üretim ve gelir yaratmaz; aynı zamanda, sosyal bütünleşmenin en önemli aracıdır değerli arkadaşlarım. İş olmadan temel çalışma haklarından, sosyal güvenlikten, sosyal adaletten söz edemezsiniz. Sadece geçinebilmek için değil, toplumun bir parçası olabilmek ve kendine saygı, güven kazanabilmek için, gelecek kuşaklar için, umut için iş gereklidir. Dolayısıyla, istihdam, ekonomik, sosyal ve politik istikrarın en önemli unsurudur.

Devlet İstatistik Enstitüsü rakamlarına göre, ülkemizde işsizlik oranı yüzde 9,5 olarak görünüyor; ama, 2006 yılı bütçesi kitapçığında da Sayın Bakanımızın, Maliye Bakanımızın verdiği bilgiye göre, genel işsizlik oranı yüzde 12,3'tür.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ancak, bu rakamlar, ülkemizde işsizlik sorununu bize tam olarak göstermemektedir. Örneğin, ümidi kırık işsizler ile eksik istihdamı ilave edersek, bu, ortalama yüzde 19,5'lara çıkmaktadır; 4,5-5 milyon kadar insanı kapsıyor. Ülkemizde istihdam oranı yüzde 46'dır. Bu ne demektir; yani, ülkemizde çalışabilir yaştaki her 100 kişiden 46'sının çalışma imkânı bulabildiğidir. Dolayısıyla, işsizlik her yaş grubunu etkilediği gibi, ancak ve ancak, gençler işsizlikten büyük oranda etkilenmekte ve ülkemizin geleceği için olumsuzlukların kaynağı olmaktadırlar.

Genç işsizlere buradan sesleniyorum; beni izleyenler arkadaşlarını arasınlar, izlemelerini sağlasınlar değerli genç kardeşlerim. Ülkede sizin sorununuza şimdiye kadar yeterli eğilmedi, bu hükümet de eğilmedi, 2006 bütçesinde de size yer verilmedi. O nedenle, izleyin, hükümeti sıkıştırın değerli genç kardeşlerim! (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Ancak, üniversiteyi bitirmek her zaman iş garantisi sağlamadığı gibi, gençler üniversitenin ilk yılından itibaren işsizlik riskinin karamsarlığına kapılmakta ve geleceklerini karartmaktadırlar. Üniversiteye giremeyen ve iyi eğitim alamayan gençlerin büyük bir kısmının kaderi ise, işsizlik, kahve köşeleri, kötü çalışma koşulları, yoksulluktur. O nedenle sizlere sesleniyorum değerli gençler; hakkınızı arayın, sorun hükümetten hakkınızı!

Bana göre, ülkemizin ve daha çok gençlerin yaşadığı işsizlik ve istihdama ilişkin sorunların ve nedenlerin başlıcalarını şöyle sıralamak istiyorum:

Bunlardan birincisi, hükümetin kötü ekonomik performansı. Hükümet, artan nüfusa yetecek iş yaratamamıştır, yaratamamaktadır. Bu nedenle, kendisini yeniden gözden geçirmelidir hükümet.

İşsizliğin en önemli nedeni, ekonominin artan nüfusa yetecek iş yaratamamasıdır. Hükümetin kendi üyeleri, milletvekili arkadaşlarım, karşımda oturan arkadaşlarım da kabul ediyorlar bunu. O nedenle, bir an önce, bu konuya dönün değerli arkadaşlarım. Hükümetteki bakan arkadaşlarımızı da uyarıyoruz buradan, siz de uyarın.

Türkiye'de, her yıl, 1 000 000'a yakın, 900 000 -elimdeki rakamlar istatistikî rakamdır- işgücü piyasasına yeni girmek üzere gencimiz var. Bunlara iş bulamıyoruz; ancak, hükümet, bu genç nüfusa iş yaratamıyor. Özellikle, genç kızlar, işgücü piyasasında yeterli, düzgün iş bulamadığı için, işgücü piyasasına girememekte, dolayısıyla ev kızı rolünü oynamak mecburiyetinde kalmaktadırlar.

İkinci neden: Hükümet, iyi iş yaratamamaktadır. Türkiye, iyi eğitimli işgücüne, iyi ve kaliteli işler yaratamamaktadır. Bugün, üniversitelerimizden mezun, iyi eğitimli gençler niteliklerine uygun iş bulamamaktadırlar. Beyin göçü, zaten kıt olan beşerî sermaye miktarını azaltmakta, ülkenin eğitim yatırımlarından gelişmiş ülkelerin yararlanmasına vesile olmaktadır.

Üçüncü varsayımım: Hükümet, kayıtdışı artışı çözememiştir arkadaşlar. Kayıtdışılık, enformal sektör, yaygın bir şekilde ülkemizi harap ediyor. Yaratılan yeni işlerin çoğunluğu kayıtdışıdır, enformal sektördedir.

Bugün, istihdamda görünen 22,8 milyon kişinin yarısından fazlası, yani yüzde 54'ü, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı değildir.

Bugün, iyi iş yaratılamadığı için, gençler ya enformal sektörde kayıtdışı çalışmaya razı olmakta ya da işgücü piyasasına girememektedir. Bu enformal sektörde, düşük kaliteli işler, düşük ücret, sağlık ve güvenlikten yoksun çalışma koşulları, iş, gelir ve sosyal güvence yokluğu söz konusudur. Bu çalışma koşulları, çalışan gençleri yoksulluk ve sosyal dışlanmaya itmektedir.

Değerli arkadaşlarım, sosyal dışlanmaya itilen gençler, sokakta, sokak çocuklarıyla, son aylarda, ülkemizde yaratmış oldukları şiddetle ancak kendilerini topluma göstermeye çalışmakta ve tanıtmaktadırlar.

Dördüncü neden: Genç nüfus yapısı, demografik yapı, acaba bir fırsat mı, yoksa, Türkiye'ye bir felaket kapısı mıdır; hükümet, bunu değerlendiremiyor arkadaşlar. Bu genç nüfusun bu ülkeye getireceği çok şey vardır; bunun farkına varmamız lazım.

Doğurganlıkta yenilenme hızı ülkemizde yüzde 2'ye yaklaşırken, 21 inci Yüzyılın ortalarına doğru 95 000 000'a çıkıyoruz. Bu, nüfus artışının hızını anlamak durumundayız. Dolayısıyla, genç nüfus yapısı, yaşlı AB nüfusu karşısında, ülkemize çok önemli demografik bir fırsat kapısı olarak görülmektedir; bunu iyi değerlendirmemiz lazım.

Bu aktif nüfusun istihdamı, Türkiye'nin en önemli sorunudur. Eğer, Türkiye, bu genç nüfusu istihdam edebilirse, hızla kalkınan, zengin ve lider bir ülke olacak; aksi halde, işsizlik ve fakirlikle boğuşup duracaktır. İşte, hükümet, bu konuda da sınıfta kalmıştır.

Değerli arkadaşlarım, beşinci savım: Hükümetin, eğitim sistemi konusunda, gençleri istihdama hazırlamada yeterli bir performans gösterememesidir. 21 inci Yüzyıl…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

174 konuşma daha · 26 Aralık 2005

174 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook