İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 89. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)

Dursun Akdemir

Iğdır Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Nisan 2006 · 417 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dursun Akdemir (Anavatan Partisi), 18 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 417 kelime.

Dursun Akdemir (Anavatan Partisi, Iğdır). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 18 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-04-18-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, sözlerime başlarken tekrar Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, hükümet, bu yasayla, sağlık sigortası kapsamına alınmış kişileri, prim ödeyenler ve ödemeyenler diye ikiye ayırmıştır.

Sunulan sağlık hizmetleri, tıp biliminin esasları içinde, herkese eşit ve adalet içerisinde sunulması gerekirken, aksine, prim temelli ve katkı paylı bir sistem, parası olanlara daha fazla yaşama anlamına geleceğinden, bu durum, insan hakları, sosyal adalet ve hukuk ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Ayrıca, hükümet, son üçbuçuk yılda, her ne kadar, zamanı toplumsal uzlaşma sağlamak için, sivil toplum örgütleriyle akıl birliği yapmak için geçirdik diyorsa da, maalesef, uzun bir zaman geçirmiştir ve üç yıl içerisinde Türkiye'ye 100 katrilyon liraya mal olmuştur hükümetin bu konudaki yavaş davranması. Karma sistemlerdeki devletin yapması gereken katkıyı ve SSK kaynaklarını sorumsuzca kullanan hükümet, sonra da, sosyal güvenlik kuruluşlarının açığını bütçenin karadeliği olarak ifade etmiş; son derece ucuz bir yaklaşım seçmiştir.

IMF'nin, AKP Hükümetiyle yaptığı üç yıllık anlaşmanın temel şartlarından bir tanesi de, bütçede açığın, karadelik olarak tanımlanan sosyal güvenlik harcamalarının ortadan kaldırılmasıdır. Hükümet, dış ve içborç ödemelerine daha fazla kaynak sağlayabilmek amacıyla, devlet, vatandaşına karşı yapmakta olduğu yükümlülüğü, böylece, vatandaşın sırtından çıkarmaya çalışmaktadır.

Genel sağlık sigortası sisteminin temelini prim ve katılım payı oluşturduğu halde, bunların da az gelirli yoksul toplum kesimlerinden sağlanmasının hedeflenmesi zayıflık ve kırılganlık yaratacak ve böylece, getirilmek istenen sistem sürdürülebilir olmayacaktır. Bundan sonraki hükümetler, bu kez, genel sağlık sigortasını ayakta tutabilmek için ve sistemin mağdurlarına cevap verebilmek için, sağlığa, şimdikinden daha fazla harcama yapmak için, kaynak bulabilmek için, yine, yoksulun sırtına yüklenecektir, yani, kemerler daha çok sıkılacaktır.

Genel sağlık sigortasıyla sağlık bir hak olmaktan çıkarılmış durumdadır. Sonuçta şunu söyleyebilirim: Bu tasarının benimsenmesi Partimiz tarafından mümkün görülmüyor, toplum tarafından zaten mümkün görülmemektedir. Bu yasa görüşülürken, Kızılay'da, sendikalar ve sivil toplum örgütleri yasaya karşı olduklarını gösterilerle ortaya koydular.

Sağlık ortamının bütün yapısal sorunlarının yeniden değerlendirilmesi, sağlığın temel bir hak olması temelindeki evrensel yaklaşımla, uluslararası malî kuruluşların çıkarları yerine, halkın ihtiyaçlarının gözetilmesi sağlanmalıdır. Bu çerçevede, ihtiyaçları gözetmeden hazırlanan tasarıya içerik olarak katılmadığımı belirtiyorum. Onun için, bu yasanın çıkmaması konusunda görüşlerimizi belirttikten sonra, sağlıktan, yaşadığım bir örneği vererek konuşmamı, sözümü tamamlamak istiyorum.

Hematoloji kan hastalıklarıyla uğraşan bir tıp bilim dalıdır ve lösemi de hematoloji tıp bilim dalının tedavi etmesi gereken bir hastalıktır. Bu hastalık tedavi edildiği süre içerisinde, hastanelerde, dahiliye kliniklerinin belli bir biriminde tedavi edilmesi gerekir. Bize bir hasta müracaat etti, İstanbul'da tedavi edilmesi gerekiyor. Hekim olmam dolayısıyla, İstanbul'daki hekim arkadaşımın birisine rica ettiğimde, o hastanın, İstanbul'daki o hastanede, birimlerinde yer olmadığı, başka bir dahiliye kliniğine yatırması gerektiğinde enfeksiyon kapabileceği söylenerek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 18 Nisan 2006

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook