Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302
Denizli Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 14. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Kasım 2008 · 834 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Emin Haluk Ayhan (MHP), 6 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 834 kelime.
Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2008-11-06-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA EMİN HALUK AYHAN (Denizli)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 302 sıra sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesine ilişkin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi şahsım ve grubum adına saygıyla selamlıyorum.
Esasen üzerinde söz aldığım madde amaç ve kapsam maddesidir. Bu maddeye göre kanunun amacı, gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların millî ekonomiye kazandırılması ile yurt içinde bulunan ancak işletmelerin öz kaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamak olarak belirlenmiştir.
(x) 302 S. Sayılı Basmayazı 05/11/2008 tarihli 13’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.
Buna ilave olarak para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların yurda getirilmesi ve beyan üzerinde kayda alınmasına ilişkin usul ve esasları kapsadığı madde metninde yer almaktadır.
Tasarının genel gerekçesinde, varlıkların Türkiye dışına çıkarılmasına yol açan etkenlerden, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık faktörlerinin giderildiğinden bahsedilmektedir. Madem siyasi ve ekonomik istikrarsızlık faktörleri ortadan kalktı, niye bu tasarıyı getiriyorsunuz? Tabii ki uluslararası, küresel mali piyasalarda meydana gelen menfi gelişmeleri, krizi bahane edeceksiniz. Ancak, Türkiye ekonomisi maalesef krize en kırılgan bir yapıda yakalanmıştır, telaşın gerçek sebebi de budur. Enflasyon, istihdam göstergeleri, cari açık, dış ticaret açığı, azalan sanayi üretimi, gerileyen kapasite kullanım oranı, gerilemeye başlayan ihracat, dünyanın en yüksek faizi, kapanmaya başlayan fabrikalar, dünyanın en yanlış teşvik politikaları hemen akla gelen bazılarıdır.
AKP Hükûmeti her ne kadar kriz ve durgunluk ortamını uluslararası piyasalara bağlasa da, bugün ülkenin içinde bulunduğu şartlar ve AKP Hükûmetinin uyguladığı politikaların getirdiği nokta ülke ekonomisinin canlanması için ilave kaynağın bulunması zaruretini ortaya çıkarmıştır. Ancak, konusu suç teşkil eden, gayrimeşru, hatta insanlık ve Türkiye aleyhine faaliyetlerden elde edilmiş varlıkları her ne pahasına olursa olsun ülkeye getirme anlayışını da doğru bulmuyoruz.
Komisyonda ifade ettim, siz bu tasarıyı Hükûmet olarak getirirken istişare ettiniz mi? Kimlerle istişare ettiniz? Biliyorsunuz, genel olarak komisyonlarda sivil toplum örgütlerini dinleyerek, tasarıların bu örgüt mensuplarını ve toplumu nasıl etkilediklerini bir başka gözle ifade ettiklerinden, görüşlerini alıyoruz. Tabii ki bunun tasarıya olumlu katkıları oluyor. Bu defa ne sivil toplum kuruluşları ortaya çıktı ne de Hükûmet bu tasarıya ilişkin konunun muhataplarıyla görüştüğünü açıkladı. Belki Hükûmet bir hafta-on beş gün daha sabretseydi, konunun muhatapları çok geçmeden bir sivil toplum örgütü oluşturabilirlerdi. Belki onun için bir af talep edebilirler, tasarının daha da olgunlaşmasına yardım edebilirlerdi.
Herhangi bir şekilde paranın getirilip bankaya beyan edildikten birkaç dakika sonra geri çıkarılma imkânı var mı? Bu varsa ne yapacaksınız? Nasıl tedbir alacaksınız? Her şeyi yasallaştıracak mısınız? Bu husus, Komisyonda AKP’ye mensup komisyon üyesi arkadaşlarla görüşüldüğünde, görüştüğümüzde inanmak dahi istemediler. Maliye Bakanlığı yetkililerine danıştığımızda bunun olabileceği söylendi. Şimdi böyle bir nakdin ülkeye ne faydası olacak? Peki aynı para, bir daha yurt dışından gelirse ne yapacaksınız?
Bazı yanlış hususların olduğunu Sayın Bakan da söylüyor, Komisyonda söylemese bile, Komisyondan çıkarken gazetecilere söylüyor. İlave geçici maddeler Hükûmetin hazırlıksız olduğunu gösteriyor. Mevduata getirilen güvence yetkisinin Bakanlar Kuruluna komisyonda bir önergeyle verilmesi, Hükûmetin, krize karşı alınacak önlemleri yolda mobil hâldeyken düşündüğünü göstermiyor mu?
Diğer taraftan tasarının 3’üncü maddesinde gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin sahip olduğu 1/10/2008 tarihi itibarıyla Türkiye’de bulunan ancak işletmenin kanuni defter kayıtlarında yer almayan, sayılan unsurlardan yüzde 10 vergi alıyorsunuz, yurt dışından gelenlerden yüzde 2 alıyorsunuz. Bunun adalet neresinde!
Bir başka husus da bu tasarıda yer alan hususların tamamen bir örtülü af niteliği taşımasıdır. Kaçakçının parasını da affediyorsunuz, teröristin parasını da affediyorsunuz. Bu uygulama esasen mutlak surette net bir güven sistemi içerisinde tesis edilmeli, kapsamı etkin sonuç doğuracak şekilde düzenlenmeliydi. Bu kanun çok ciddi bir vergisiz alan oluşturabilir. Bu nedenle dikkatli olunması gerekir.
Kanun tasarısı, vergisini ödeyen namuslu vergi mükelleflerine haksızlık içeren, vergide eşitlik ve adalet duygusunu yok eden, vergi ahlakını bozan ve gelecek yıllar vergi tahsilatlarını tehlikeye atan bir af kanunu niteliğindedir. Yurt dışında ve yurt içinde kara parası bulanan kaçakçıların paralarının, yüzde 2 oranında alınacak vergiyle aklanması sağlanmaktadır.
Bir başka konu ise, yurt dışındaki ticari faaliyetlerden elde ettiği kazançları Kurumlar Vergisi Kanunu hükümlerine aykırı olarak yurda getiremeyen büyük sermayedarlara bu kazançlarını vergisiz getirme imkânı tanınmaktadır.
Bir diğer husus ise, yurt içinde kayıt dışı faaliyetleri ve gelirleri olanların yüzde 10 vergiyle tüm kanuni yükümlülüklerinden kurtulması imkânı sağlanmaktadır.
Bütün bunlar neden önemlidir? Biraz önce ifade ettiğim, Komisyonda da belirttiğim hususlarda, daha önce bu konuda kamuoyundan gerekli bilgi, ayrıca eldeki istatistiki verilerden, bunlardan istihbaratla ne kadar vergi toplanacağının veya gelir elde edileceğinin bilinmemesi de diğer bir etkendir.
Bütün bu gelişmeleri, zaten krizde olan bir reel ekonomide, küresel mali krizin bahane edilerek zuladaki paralara meşruiyet kazandırmanın diğer bir adı olarak yorumlamak mümkündür. Bu bahane ile bir taraftan zuladaki paralara meşruiyet kazandıracaksınız, diğer taraftan da fakir vatandaşlara yardım yapıyoruz diye doğal gaz kullanan binaların önüne kömür torbalarını koyacaksınız! Herhâlde, bu da, doğal gaz yakamayacaklarının önceden bilinmesi nedeniyle tedarikli davranılmasındandır! AKP iktidarlarının öngörüleri bu açıdan gerçekten kuvvetlidir.
Şimdi, bu kanun vesilesiyle ve küresel kriz vesilesiyle bizim ekonomi literatürümüze yeni bir deyim eklenmiştir, onun adı da “zula ekonomisi”dir.
Bu vesile ile yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 6 Kasım 2008