İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)

Emin Haluk Ayhan

Denizli Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 99. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Haziran 2009 · 953 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Emin Haluk Ayhan (MHP), 4 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 953 kelime.

Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2009-06-04-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

EMİN HALUK AYHAN (Denizli)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 385 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın geneli üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bugün iktisadi faaliyetler yavaşlıyor. Çift dijitli küçülmeler bekleniyor. İş gücü piyasası allak bullak. Tarım dışı işsizlik artıyor. Toplam talep düşüyor. İşsizlik, ücretleri aşağı doğru bastırıyor. Faizler, enflasyon düşüyor ama piyasada tık yok. Dış talep düşüyor. Özel tüketim talebi derinleşiyor. Yapılan hiçbir şey canlanma için yetmiyor. Özel sektör tüketim ve yatırım talebine ilişkin gelişmelerin hiç ümit verici olmadığını söylüyor. Kamu harcamaları, büyümeyi olumlu olsa bile özel kesim talebinde düşüş piyasayı negatif etkiliyor. İhracat ve üretim, ithalat yapılmadan maalesef sürdürülemez hâle gelmiş.

Bütün bunlar, Hükûmetin ekonomik konularda da siyasal alanda olduğu gibi güven vermediğini çok net ve açık bir şekilde ortaya koyuyor. Hükûmetin ekonomik hedefleri darmadağın. Maalesef böyle olmuştur. Büyüme, dış ticaret, bütçe dengeleri, muhalefetin 2008 yılında bütçe görüşmelerinde ifade ettiği tereddütlerin fazlasıyla haklılığını ortaya çıkarmıştır.

Gerek içerideki ekonomik problemlerin gerekse küresel krizin etkilerini giderecek bir program ve hedefleri hazırlama öngörüsü ve becerisi olmayan bu Hükûmet, bölük pörçük yasalarla krizi aşacağını düşünmektedir.

Bürokratların bazı uygulamalarda zorlukları aşacak birtakım teknik düzenleme taleplerini “tedbir”, “krize önlem” diye maalesef Hükûmet getirmektedir. Bunun gerçekçi olmadığını aslında Hükûmet kendisi de bilmektedir. Bütçe uygulamaları Hükûmeti harap etmeye başlamıştır. Vergiler azalmaktadır, harcamalar ise azaltılamamaktadır. Bütçe açığının ise ancak borçlanma ile karşılanacağı Hükûmetin hazırlıklarından anlaşılmaktadır.

Şimdi bu tasarının amacının Hükûmet tarafından iyi anlatılması, iyi açıklanması gerekir.

Nakit açığı 2008 yılı sonunda 18,6 milyar TL iken 25 milyar TL’ye yükselmiştir, bütçe açığı da 20 milyar TL’yi aşmıştır. Harcamalar ise kısılamamaktadır, mahallî idarelerde gerek 2008 sonunda gerekse 2009 seçim öncesi çarçur edilmiştir.

Bu Hükûmet güven vermemektedir. Bu Hükûmetin güven vermediğini piyasalardan görmekteyiz. Şimdi Hükûmet hedeflerini revize etmiştir. Peki, neden revize etmiştir? Arkadaşlarımız bütün tedbirlerin alınmakta olduğunu, Hükûmetin geçen yıl birtakım tedbirleri aldığını ifade ediyor. Peki, alınan bu tedbirlere rağmen 10 milyar dediğimiz bütçe açığı 70 milyarlara, 60 milyarlara -Biz bunları nereden öğreniyoruz? Hükûmetin borçlanmayla ilgili getirdiği düzenlemelerden, bizzat sayın bakanların açıklamalarından görüyoruz- kadar yükselmektedir. Peki, bunları dikkate aldığımızda Hükûmetin öngörüsünün olduğunu, krizi öncelikle fark edebildiğini, buna tedbir alabildiğini söylemek mümkün müdür?

Her zaman gösteriyoruz, 2009 yılı programı burada. Bu, daha kısa bir süre önce burada görüşüldü. Burada yazılan bütün hedefler delik deşik, bunu topluma anlatacak bir durumu da yok Hükûmetin.

Şimdi, bakın burada en önemli şey ne diyor büyüme ve istihdam söylendiği zaman: “Kamu politikalarından kaynaklanabilecek belirsizlikler azaltılarak özel sektörün ileriye yönelik karar alabilmesi için elverişli ortam hazırlanacaktır.”

Nasıl hazırlanacak? Siz özel sektöre “Yüzde 4 büyüyeceğim.” diyorsunuz, sonra diyorsunuz ki: “Bizim büyümemiz yüzde eksi 3,6 olacak.” Uluslararası kuruluşlara bu sorulduğu zaman ne oluyor? Yüzde 5’lerin üzerine çıkıyor.

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Eksi yüzde 5.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla)Peki, özel sektöre güven veren bir davranış bu mudur? Hükûmet gerçekten dağınıktır, toparlanamıyor, ne yapacağını bilemiyor, daha önce aldığı birtakım harcama kararlarını -ne diyor- krize alınmış önlemmiş gibi ifade ediyor. Peki, krize karşı alınmış bir önlem olarak GAP yatırımlarını vesaireyi söylüyor iseniz, neden bu bütçeyi “10 milyar açık” dediniz, 70 milyar açıkla milletin önüne tekrar getiriyorsunuz? Demek ki, Hükûmet son derece dağınık, toparlanamıyor, ne yapacağını bilemiyor. Siyaseten öyle, ekonomik açıdan da öyle. “Seçim ve kriz” sözleri Hükûmetin asabını bozuyor, ne yapacağını bilemiyor.

Her il Ankara’ya kilitlenmiş “Vekilim, bakanım bir şey yapacak mı?” diyor. Bugün açıkladığınız teşvik paketinde Denizli Sanayi Odası, Ticaret Odası başkanlarıyla konuştum, “Denizli’ye faydalı en ufak bir şey yok.” diyorlar. Çok net ve açık bir şekilde söylüyorum.

Şimdi, bu tasarıyla ilgili ifade etmek istediğim birkaç husus var. Tasarı-nın genel gerekçesinde “Vergi sistemlerinin karakteristik özelliklerinden birisi, temel politika hedeflerine ulaşabilmek için ekonomik, sosyal ve teknolojik ge-lişmelere paralel hızlı reaksiyonlar verebilmesidir.” denilmektedir Kızılayla ilgili hadise bununla mı ilgilidir? Diğer konuşacağımız mevzular, böyle hızlı reaksi-yon verecek krize karşı alınmış önlem midir?

Komisyona bu tasarı 16 madde geldi, Hükûmetten 16 madde geldi, ko-misyondan buraya gelişinde 40 maddeye ulaştı. Hükûmetin hangi öngörüsü 16 maddenin üstünde, 2 mislinden daha fazla bir madde olan şekilde buraya geti-rilebiliyor? Bu, öngörüyle ilişkili mi? Bu, doğru iş yapmayla ilişkili mi?

Şimdi, bunun dışında, Başbakanlığa taşıt alımlarında ÖTV ve KDV mua-fiyeti Hükûmet tasarısında sadece Başbakanlığın alımlarıydı, şimdi bu genişle-tildi. Niye belediyelere yapmıyorsunuz, madem doğru dürüst bir uygulama? Yani sadece alınacak bir uçak, vergi problemlerinin, vergi politikalarının bu bütçe açığını kapatacak bir şekilde getirmesi; en elzem hadise bu muydu? Maalesef bu burada var.

Bir diğer hadise, Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’yla getirilen sistemin vergisel açıdan desteklenmesi. Başka bir tasarıyla da daha önce geldi yanılmıyorsam ve o zaman Hükûmet bunu geri çekti. Şimdi, bunu destekleyelim, destekleyelim de amacının ne olduğunu bilelim. Yani ürün bol olacak, Toprak Mahsulleri biraz daha az ürün alsın, işlemler daha rahat olsun, Hükûmete yükü azalsın. Tamam, yapın da, bunu açık ve net bir şekilde söyleyin. Daha önce getirdiniz, sonra geri çektiniz.

KOBİ birleşmelerinde, bundan doğan kazançların vergiden istisnası için öngördüğünüz süre kısa. Zaten ithalatla bitmiş vaziyetteler, küçük yerlerde KOBİ kalmamış. Kim bunlarla bir araya gelecek? Ne zamana kadar? 2009 sonuna kadar ne olabileceğine dair en ufak bir öngörümüz var mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN HALUK AYHAN (Devamla)Şimdi, Sayın Bakana özellikle teşekkür etmek istediğim bir husus var. Biz, Komisyonda “Gelen tasarıların ne anlama geldiğini, ne getirdiğini, ne götürdüğünü anlayalım, bunların meblağları nedir?” diye sorduk. Sağ olsun, diğer tasarıda Sayın Bakan bununla ilgili bir çalışma yaptı ama şunu çok iyi biliyoruz ki, şu elimizdeki tasarıda bu işlere merhem olacak, krize çare olacak çok önemli bir tedbir yok.

Bundan sonra bir tasarı daha var gelecek, Komisyonda görüşülüyor. O tasarıda da o maddelerin içine sıkıştırılmış bir madde var. Borçlanma meselesini artırıyorsunuz, 10’dan 70’e çıkıyor. Kaça? 74 müydü Sayın Bakanım kat sayılar? Şimdi, bununla millete doğruyu söylediğimizi, şeffaf bir şekilde herkese anlattığımızı söylemek mümkün müdür?

Sürem doldu galiba Sayın Başkanım.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 4 Haziran 2009

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook