İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 18. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

8.05.2007 tarihli ve 5654 sayılı nükleer güç santrallarının kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (s.s.45)

Engin Altay

Sinop Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 18. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Kasım 2007 · 1.081 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Engin Altay (CHP), 8 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 8.05.2007 TARİHLİ VE 5654 SAYILI NÜKLEER GÜÇ SANTRALLARININ KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (S.S.45)); konuşma 1.081 kelime.

Engin Altay (CHP, Sinop). “8.05.2007 tarihli ve 5654 sayılı nükleer güç santrallarının kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (s.s.45)”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2007-11-08-8-05-2007-tarihli-ve-5654-sayili-nukleer-guc-santrallarinin-kurulmasi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, dün öğlenden beri, öğlen saatlerinden beri çok önemli bir kanunu hep beraber görüşüyoruz. Tabii, bütünüyle karşı olduğumuzu sözcülerimiz müteaddit defalar dile getirdiler. Ancak, gerek Milliyetçi Hareket Partisinin gerekse Cumhuriyet Halk Partisinin değerli sözcüleri, değerli milletvekilleri “Kanun çok kötü, ama hiç değilse, olabildiğince biraz adam edelim. Yani, yolsuzluk cennetine dönüştürdüğünüz Türkiye’de yeni yolsuzluklar, usulsüzlükler olmasın.” diye çok iyi niyetle, tüyü bitmedik yetimlerin hakkını korumaya yönelik çok ciddi önergeler getirdiler. Ama, anlıyorum ki siz burada daha çok bir denetim görevi değil, icrai denetim görevi değil, icrai tasdik göreviyle görevlendirilmişçesine, çok düz bir mantıkla önergeleri reddettiniz.

Şunu, tarihe not düşmek için söylemek isterim ki: Bu yaptığınız iş Türkiye’de yıllar sonra konuşulacaktır. Bu verdiğiniz oylarla ilgili, tarih ve çocuklarınız, torunlarınız sizi yargılayacaktır. Bunu bilmenizi istiyorum değerli arkadaşlarım.

Yine, biraz önce, çok sevdiğim Taner Yıldız, şimdi göremiyorum…

TANER YILDIZ (Kayseri)Buradayım.

ENGİN ALTAY (Devamla)Evet, Taner Bey bir şey söyledi. Bence çok yanlış değil tabii. Yani, “Biz Türkiye’yi devraldığımızda, kamu sabit sermaye yatırım dozunun azalmasını öngördük, gerekli gördük.” dedi. Ekonominin kuralları içinde bu doğru olabilir.

Şimdi, Sayın Bakan, geçenlerde bir demeciniz vardı “Rüzgârla ilgili müthiş bir talep var, millet kuyruklara girdi.” diye. Yani, hazır, temiz, lekesiz bir enerji, pürüzsüz, şaibesiz, daha kolay olabilecek ve hakikaten Avrupa Birliği ülkelerindeki trendine baktığımızda rüzgâr enerjisinin gerçekten çok hızlı da yol aldığını biliyoruz, ama siz sadece “Bu konuda müthiş bir özel sermaye talebi var.” demekle yetiniyorsunuz. Ee, Taner Bey de “Parti olarak kamu sabit sermaye yatırımlarını durdurmamız lazım.” diyor. Bu ne çelişkidir! Buraya bir yönlenseniz, buraya yönelseniz. Bu ısrarınızı ben hâlen anlayabilmiş değilim.

Şimdi, çağdaş enerji politikaları bilebildiğimiz kadarıyla üç aşamada belirlenir: Birinci aşamasında, temel hedefler belirlenir. Burada çevre güvenliğinden, düşük maliyete kadar enerji arzının ve bunun sürekliliğinin teminat altına alınmasına kadar bir sürü şey vardır. Bunu yaparsınız, sonra bu hedefe ulaşacak politikaları saptarken de ekonomik, çevresel, jeopolitik etkenler arasında denge sağlayacak gelişmeleri baz alırsınız. Sonra da, son aşamada da bu politikalarınızı destekleyecek vergilendirmedir, teşviklerdir, yasal düzenlemelerdir, bunları yaparsınız. Şimdi siz bu işe tersten başladınız, yani en son yapmanız gereken işi en önce getirip milletin Meclisinin önüne koydunuz. Buradaki niyetiniz nedir anlamak falan mümkün değil. Doğru bulmuyoruz.

Bakın, dünkü konuşmamda zaman darlığından bahsedemediğimiz bir olay var ya da yeterince bahsedemediğimiz. Şimdi bir realite var. Doğal gaz çevrim… Geçen sene, Sayın Bakan bilir, bana dedi ki: “Sayın Altay’ın bir sözüne katılıyorum, alım garantili doğal gaz anlaşması yapanlar vatan hainidir.” dedi. Doğru, ben de söylüyorum. E şimdi sen bu alım garantili doğal gazı –madem- bak, Sinop’ta doğal gaz yok, oraya kadar taşı, Sinop halkı doğal gaz kullansın. Doğal gazla elektrik üretmeye mecbur musunuz Sayın Bakan? Ülkenin, yani, hidroelektrik santrallerini, termik santrallerini kapatıp da niye bu doğal gazla elektrik üreteceğim diye uğraşıyorsunuz?

AYHAN YILMAZ (Ordu)Kapattığımız yok.

ENGİN ALTAY (Devamla)200 bin liraya yaklaşık… Şimdi rakamlar değişmiştir, bendeki rakamlar altı aylık falandır. Yani, 200 liraya oradan elektrik elde ediyorsun, HES’den 13 liraya elde ediyorsun. E buna bakın, bununla ilgilenin.

Ve bir şeyin altını burada çizmemiz lazım. Sayın milletvekilleri, bugün -Uluslararası Enerji Ajansı’nın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin verilerine göre söylüyorum, yani, Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığının verilerine göre söylüyorum- birincil enerji tüketiminde nükleer enerjinin payı yüzde 7 ve 2030’da bunun yüzde 5’e düşeceğini öngörüyorlar. Siz kafa sallıyorsunuz. Ya siz tek başınıza doğru söylüyorsunuz ya da bu ülkenin elektrik mühendisleri yalan söylüyor. Bunu bir kişi söylemiyor ki. Kim söylüyor? Uluslararası Enerji Ajansı ve Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı ve aynı veriler, nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payının -burası çok önemli değerli milletvekilleri- dünyada bugün itibarıyla yüzde 17 olduğunu söylüyor ve 2030’da da bunun yüzde 12’ye düşeceğini söylüyor. Zaten biz bu işleri bu adamlarla istişare içinde yapacağız. Bunlar bu konuda, nükleer enerjinin elektrik enerjisindeki payının düşeceğini öngörüyorlar, hesaplamalarını, planlamalarını buna göre yapıyorlar, ama biz burada “Hayır, biz bunu yapacağız...” Çok şey bir mantık. Yani, ben yaptım oldu mantığı gibi, inada binmiş gibi. Yani, bizle inatlaşılabilir, önemli değil. Yani, biz, burada görevimizi yapmanın vicdani sorumluluğuyla evimize gider yatarız. Üzülürüz ama vicdanen rahat bir şekilde gideriz, ama değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri, siz gidemezsiniz. İki gündür arkadaşlarımızın söylediği bunca şeyden sonra ben, sizin evinize gidip de, başınızı yastığa koyup da vicdanen rahat olabileceğinize inanmıyorum. (AK Parti sıralarından “Rahatsız, rahatsız” sesleri)

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay)Bize hakaret etme!

ENGİN ALTAY (Devamla)Siyasi geleceğinizi, siyasi geleceğinizi düşünerek bu tekliflere, bizimkilere kafadan “ret”, Hükûmetten gelen her şeye “evet” diyerek siyasi gelecek de garanti altına maalesef alınmıyor. İşte iki örneği var: Benle birlikte geçen dönem Sinop’ta milletvekilliği yapan iktidar partisinin iki çok değerli milletvekili, direkt, yani hiçbir şey yapmadan, bir ön kabulle bu tasarıya büyük, müthiş destek verdiler, ama şimdi onlar yok, yerlerine çok daha değerli arkadaşlarımız var şüphesiz, en az onlar kadar değerli. Bu arkadaşlarımız da buna “kabul” diyecek, ama inanın ki bu bir siyasi gelecek garantisi olmayacaktır. Bunun altını çizmek istiyorum.

HAYDAR KEMAL KURT (Isparta)Öyle bir kaygımız yok.

ENGİN ALTAY (Devamla)Ben niye bu kadar duyarlıyım derseniz, ben, değerli arkadaşlar, bu nükleer santrali, Başbakan, İstanbul’da Sinopluların bir toplantısında müjde olarak Sinoplulara söyledi de… Yani Sinop benim seçim bölgem.

HALİL MAZICIOĞLU (Gaziantep)Bizim nasıl seçileceğimiz seni ilgilendirmez. Polemik yapmayın!

ENGİN ALTAY (Devamla)Ne diyorsun sen?

HALİL MAZICIOĞLU (Gaziantep)Maddeyle ilgili konuş.

ENGİN ALTAY (Devamla)Otur yerine, konuşma! Gel, buradan konuş! Sen bu kürsünün ne olup olmadığını öğren önce. Zamanımı çalma lütfen. Allah Allah!

Şimdi, benim ilim, doğduğum ve çocukluğumun geçtiği yer, Sinop. Herkese de en az bir kere gitmeyi ve görmeyi tavsiye ederim. Ama Sinop’un elli dokuz kuruluşu -bunun içinde Sinop Barosu var, sendikaların tümü var, esnaf odası var, ziraat odası var, siyasi partiler var, dernekler var, hepsi var- nükleer karşıtı platform oluşturdular, bir mücadele götürüyorlar, istemiyorlar, istenmiyor, doğru bulunmuyor. Ee dün de söyledim, Sayın Öztürk de biraz önce tekraren söyledi. “Referandum” diye bir şey söylüyoruz. Hiç değilse nerede kuracaksanız oranın halkına bir sorun kardeşim, oranın halkına bir sorun, oranın halkına bir sorun ve buna bakalım.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Yapın, daha güzel olur.

ENGİN ALTAY (Devamla)Şimdi, değerli milletvekilleri, lobiler için bu Kanun geliyor, bunu biliyoruz ve düzenlemeyle ilgili, denetlemeyle ilgili işlere sonra bakacağız mantığı şuna benziyor: Bir binanın su basmanı, temeli falan yapılmamış, siz çatı kanununu buraya getiriyorsunuz ya da çatı katı için belediyeye iskâna gidiyorsunuz. Kardeşim ortada temel yok, kasnak yok, bina yok! Böyle de bir sakatı var bu Yasa’nın. Bunu size anlatmaya çalışıyoruz.

Bir yanlışı şudur: Sayın Hükûmetten Avrupa’nın ve Amerika’nın işsiz kalmış, boşta gezen nükleer fizikçilerine, atom mühendislerine…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

122 konuşma daha · 8 Kasım 2007

122 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook