8.05.2007 tarihli ve 5654 sayılı nükleer güç santrallarının kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (s.s.45)
Sinop Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 18. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Kasım 2007 · 541 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Altay (CHP), 8 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 8.05.2007 TARİHLİ VE 5654 SAYILI NÜKLEER GÜÇ SANTRALLARININ KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (S.S.45)); konuşma 541 kelime.
Engin Altay (CHP, Sinop). “8.05.2007 tarihli ve 5654 sayılı nükleer güç santrallarının kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (s.s.45)”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2007-11-08-8-05-2007-tarihli-ve-5654-sayili-nukleer-guc-santrallarinin-kurulmasi-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ENGİN ALTAY (Sinop)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; verdiğimiz önerge çok açık. Biz, kimse suistimal yapar diye bir ön yargı içinde değiliz. Ama, gayet açık, TAEK’in yerine bir kuruluş, bir kurum, kurul, yerine koyuluncaya kadar, tesis edilinceye kadar TAEK bir iş yapacak madem ve çok muğlak bir şekilde, kadro aranmaksızın, uygun nitelikte yerli ve yabancı…
Ben, biraz önce konuşurken dedim, bunu da vallahi okumamıştım o zaman, bu bölümü okumamıştım, 9’u. Yabancı işsizlere iş imkânı sağlayacaksınız dedim. Zaten hesabın bir boyutu da bu. Avrupa’da, Amerika’da bir sürü fizik mühendisi, atom mühendisi işsiz arkadaşlar, gidin bakın. Yani, burada Bakanlar Kurulumuza bir güvenimiz yok mu? Yani, bu, Bakanlar Kurulunun onayıyla, oluruyla olsa daha iyi olmaz mı? Bugün, mevcut bir Başbakan var, Sayın Başbakan var, yarın başka bir sayın başbakan olacak, başka bakanlarımız olacak, devlet devam edecek. Cumhuriyet 84 yıllık, bak kaçıncı hükûmet, 60’ıncı hükûmet. Yani, bu işlerin ne olacağı belli olmaz.
Buraya gelmişken, biraz önce konuşan Yozgat Milletvekili arkadaşımızı dinledim, vallahi tüylerim ürperdi. Nükleer santralin ilk aşamasını, ilk kurulumunu, TRT’nin, televizyonun ilk kurulumuyla bağdaştırmasına çok şaşırdım. Yani, ben, Sayın Bakana, Ordu’ya kur falan diyordum, geri alıyorum. Ordu da bizim, Yozgat da bizim, Sinop da bizim. Böyle bir mukayese yapılabilir mi arkadaşlar? TRT’nin ilk yıllarını, televizyonumuzun ilk yıllarını hepiniz biraz hatırlarsınız. Ne arızalar, ne yayın kesiklikleri, ne o karıncalar… Televizyonlara küt küt vurmadınız mı televizyonda mı arıza var diye? Şimdi gidip de santralin kubbesine mi vuracağız? Böyle bir şey olabilir mi? Yani, lütfen…
Değerli arkadaşlar, bu konuya biraz daha hassas bakalım. Artı, bir şeyi daha belirtmek istiyorum, Sayın Başkanın da müsamahasıyla, gene biraz önce gelen arkadaşımız, yeni sanıyorum parlamenter, biraz gözlemesini tavsiye ederim…
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Karıştırma… Konu dışına çıkma!
ENGİN ALTAY (Devamla)…eğer, siz, iktidar milletvekilleri olarak muhalefete bu tahammülsüzlüğünüzü sürdürürseniz, sayın milletvekilim, -nerede, göremiyorum kendisini- bu gördükleriniz fragmandır bilesiniz. Bunlar fragmandır. Siz, muhalefete tahammül etmeyi işin gereği olarak, siyasetin kuralı olarak içinize sindireceksiniz.
Bakın, eski arkadaşlar var, birçoğuyla biz hiç aramızda… Beş yıl buralarda birbirimize neler söylemişizdir, dışarı gidip kol kola girmişizdir, çay-kahve içmişizdir.
SUAT KILIÇ (Samsun)Kardeş gibiyiz.
ENGİN ALTAY (Devamla)Evet.
Ama bakın, şimdi lafı çarpıtarak, bilmem ne yaparak da bu iş olmaz. Ben diyorum ki, burayı bir şeye benzetme. Diyor ki: “Sen Meclis için şunu dedin.” Ben Meclis için neyi deyip neyi demeyeceğimi bilecek kadar tecrübeliyim. Bir milletvekili millete hakaret etmiş! Yahu, millete Meclisin kürsüsünden hakaret etmek için deli olmak lazım.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Çok doğru!
ENGİN ALTAY (Devamla)Dinleyin dinleyin, durun bakayım, durun!
Bir milletvekiline sen millete hakaret ettin demek, esas, aslında millete saygısızlık etmek demektir. Yani millete diyorsun ki sen, sen bir deliyi Meclise seçmişsin. Millet bu kadar aptal mı? Bu millet bu işleri bilir.
SUAT KILIÇ (Samsun)Neyin ne olduğunu sen de biliyorsun!
ENGİN ALTAY (Devamla)Bu millet siyasetçilerini tanır. Bu millet buraya delileri göndermez.
METİN KAŞIKOĞLU (Düzce)Kimi göndereceğini bilir.
ENGİN ALTAY (Devamla)Bu millet yanılıp da… Ehliyetsiz, liyakatsiz insanlar zaman zaman parlamentolara gelir gider ama genel olarak buraya kadar gelebilmiş herkesin bir saygınlığı vardır. Buraya kadar gelebilmiş herkese saygı duymak da millete saygı duymaktır. Buraya kadar gelebilmiş ve bu kürsüde konuşana saygı duymak, işte o tam millî iradeye saygı duymaktır. Bu kürsüye saygı duymamak, esas, millete saygı duymamaktır. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
122 konuşma daha · 8 Kasım 2007