İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal güvenlik kurumu teşkilatının kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.222)

Enis Tütüncü

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 107. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Temmuz 2003 · 980 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Enis Tütüncü (CHP), 16 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU TEŞKİLATININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.222)); konuşma 980 kelime.

Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Sosyal güvenlik kurumu teşkilatının kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.222)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2003-07-16-sosyal-guvenlik-kurumu-teskilatinin-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında, bu madde, bu yasa tasarısının özünü oluşturan bir maddedir ya da özünü oluşturan maddelerden biridir.

5 inci maddenin içeriğine baktığımızda, madde "Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı; ilgili kuruluşları arasında koordinasyonu ve bu kuruluşların sosyal güvenlik alanındaki uygulamalarında norm ve standart birliğini sağlamak, aktüeryal hesaplarını incelemek, malî işlemlerini ve tablolarını izlemek ve dört ayda bir kamuoyuna açıklamak..." şeklinde devam ediyor; zaman açısından hepsine değinmek istemiyorum. İfade etmeye çalıştığım gibi, bu madde, yasa tasarısının özünü, esasını oluşturan maddelerden biri.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; konuyla ilgili görüşlerime geçmeden önce, buradaki "dört ayda bir kamuoyuna açıklamak" ibaresinin "üç ayda bir" şeklinde değiştirilmesinin son derece önemli olduğunu dikkatlerinize sunmak istiyorum. Bu konuda bir önergemiz vardır. Öyle sanıyorum, Prof. Dr. Sayın Yakup Kepenek, bu konuda, önerge üzerinde söz alacaklardır.

Ben, bu maddeyle ilgili, izin verirseniz, sosyal güvenlik alanındaki uygulamalarda norm ve standart birliğini sağlama konusundan hareketle, Türkiye'de, sosyal güvenlik sisteminde anasorunun ne olduğunu dikkatlerinize sunmak istiyorum ve zamanın elverdiği ölçüde de bu konuda neler yapılması gerektiğini somut bir şekilde dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sosyal güvenlik alanındaki sorunların temel nedeni, sosyal güvenlik alanında ulusal sosyal güvenlik sisteminin ve bunun temel taşlarının oluşturulmamış olması yatmaktadır. Sistemsizlik, sistemsizlik, sistemsizlik... Gerçekten, bugün, hiç kimse, hiçbir platformda, Türkiye'de ulusal sosyal güvenlik sistemi vardır iddiasında bulunamaz; bulunması kesinlikle mümkün değil.

AGÂH KAFKAS (Çorum)Olacak.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Olması için elimizden gelen çabayı, tabiî ki, hep birlikte gösteriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da zaten, bu konuda, elimizden gelen desteği, Adalet ve Kalkınma Partisine vereceğimizi her zaman ifade ediyoruz.

Türkiye'de ulusal bir sosyal güvenlik sistemi olmadığı içindir ki, mevcut sosyal sigorta programlarında; yani, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığında, Bağ-Kurda ve Sosyal Sigortalar Kurumunda, her bir sigorta dalı için; yani, uzun vadeli sigorta dalları (yaşlılık, maluliyet, ölüm) ve kısa vadeli sigorta dallarında (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık) her bir sigorta kurumunda ayrı normlar, ayrı haklar söz konusu. Örneğin, yaşlılık aylığına hak kazanmada farklılıklar var, ödenen emekli aylıklarında farklılıklar var, sağlık sigortası uygulamalarında farklılıklar var; her alanda farklılıklar var. İşte, bu durum, değişik sigorta kurumlarına bağlı üyeler arasında bir hak yarışmasına yol açıyor. Daha da ötede, bazen aynı sigorta programı içerisinde yer alan üyeler arasında dahi, bir hak yarışmasına başlandığı ya da hak yarışması yapıldığına sık sık tanık oluyoruz.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; dikkatinizi çekiyorum, sosyal sigorta programlarından hemen başka bir alana, sosyal yardım ve sosyal hizmet alanına zorunlu olarak atlama gereğini hissediyorum; ulusal sosyal güvenlik sistemi olmadığı içindir ki, özürlüler ile bakıma ve korunmaya muhtaç durumdaki her yaştan yurttaşlarımızın sosyal güvenliklerini sağlayacak ve aynı zamanda sosyal sigorta programlarının yetersizliklerini giderecek bir sosyal yardım ve sosyal hizmet anaprogramı da, Türkiye'de, ne yazık ki, şimdiye kadar yürürlüğe sokulamamış durumda.

Çalışma gücünden kısmen veya tamamen yoksun bulunan her yaştaki engelliler ile bakıma ve korunmaya muhtaç durumdaki çocuk, yaşlı, yoksul, kimsesiz milyonlarca yurttaşımıza götürülen hizmetler de son derece yetersiz kalıyor.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; peki ne yapacağız, ne yapılması gerekiyor, bu yasa tasarısı sevk edilmeden önce ne yapılması gerekiyor, onu vurgulamaya çalışıyorum ve bu tasarının -Sayın Bakanımız bizi bağışlasınlar- zamanlama açısından doğru getirilmemiş bir yasa tasarısı olduğunu ifade ediyorum.

Ne yapılması gerekiyor? İlk olarak, işçi, işveren ve devlet üçlüsünün uzlaşmasıyla, her bir sigorta dalı için, ulusal sosyal sigorta normları ile hakları saptanmalıdır; ilk adım bu olacak.

İkinci olarak, söz konusu ulusal sosyal sigorta normları ve haklarını esas alan sosyal güvenlik temel yasası çıkarılacak; bu yasa, ulusal sosyal güvenlik sisteminin omurgasını oluşturacak bir yasa şeklinde düşünülecek. Ulusal sosyal güvenlik sisteminin omurgası temel yasayla konulduktan sonra, artık, normal yasa değişikliği gibi birtakım düzenlemelerle bu yasanın değiştirilmesini engelleyecek kurallara kavuşturulmalıdır; örneğin, Anayasa değişiklikleri hangi kurallara tabi ise, bu sosyal güvenlik temel yasasının değiştirilmesi de, aynen Anayasa değişikliklerindeki kurallara benzer şekilde kurallara kavuşturulmalıdır; yoksa, sivil toplum kuruluşlarının ya da çıkar gruplarının, aklına esen birtakım kesimlerin baskısıyla, milletvekillerini iknasıyla, popülist birtakım uygulamalarla, sosyal güvenlik ulusal normları, yine hallaç pamuğu gibi atılır. O nedenle, sosyal güvenlik temel yasası çıkarıldıktan sonra, Anayasanın değiştirilmesindeki kurallara bağlanmalıdır.

Üçüncü olarak, mevcut Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ - Kur uygulamaları, bu omurga çerçevesinde birleştirilmeli ve tek çatı halinde bir ulusal sigorta kurumu kurulmalıdır. Bu kurum, idarî ve malî yönden özerk olmalı, hak sahiplerinin yönetime katılması ilkesini önplanda tutmalıdır; kurumda, sigorta fonlarının kullanımı ve değerlendirilmesinde, verimlilik ve etkinlik ilkeleri temel alınmalıdır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; aslında, bu yasa tasarısının hazırlanmasında düşünülmesi gereken konu, bu üçüncü aşamadır. Bilmem anlatabiliyor muyum Sayın Başkan, değerli milletvekilleri.

Yine, sistemsizlikten sisteme doğru gitmek için, sistemi yakalayabilmek için yapılması gereken başka konular da var. Tarım ve orman işçilerinin sosyal güvenlik kapsamına alınmasına hız kazandırmak amacıyla, tarım ve orman yasası, iş yasası süratle çıkarılmalıdır.

Bir başka önlem, tarımda kendi hesabına çalışanlar ile bunların yardımcı aile işçilerinin sosyal güvenlik kapsamına alınmasında, kooperatifler başta olmak üzere -dikkatinizi çekiyorum, kooperatifler başta olmak üzere- diğer üretici örgütlerinden etkin bir şekilde yararlanılması koşulları oluşturulmalıdır. Aksi halde, tarım kesiminin -ki, bugün, istihdam açısından bakarsak, çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan tarım kesiminde çalışanların- sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması, ulusal sosyal güvenlik sistemi açısından kapsanması başka bahara kalır.

Yine, başka bir önlem olarak, ulusal sosyal sigorta kurumunca getirilen normlar ve hakların üzerinde sosyal güvenlik hakkı elde etmek isteyen vatandaşlarımız bulunabilir, gelir düzeyi yüksek vatandaşlarımız bulunabilir. Ulusal sosyal sigorta kurumu, ulusal ölçekte, asgarî taban hakları verecektir; eğer bunun üzerinde hak elde etmek isteyen, daha yüksek standartta bir sosyal güvenlik hakkı elde etmek isteyen vatandaşlarımız varsa, prim ödeme gücünde vatandaşlarımız varsa, bu vatandaşlara, ulusal sosyal sigortadan doğan haklarına ek olarak, özel sigorta uygulamalarından yararlanma hak ve olanakları yeniden düzenlenmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Toparlıyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu yasa tasarısı maddesiyle ilgili -ki, konunun özü, esasıyla ilgilidir bu yasa tasarısı maddesi- şu anda söyleyeceklerim bu kadardır, zaman sıkıştırıyor. Önümüzdeki maddeler üzerinde eğer söz alma fırsatını yakalarsam, bu konudaki düşüncelerimizi sizlerle tekrar paylaşma gayreti içinde olacağım.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi en iyi dileklerimle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 16 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook