İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

Enis Tütüncü

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Şubat 2006 · 473 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Enis Tütüncü (CHP), 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 473 kelime.

Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 2 nci maddesi üzerine vermiş olduğumuz önergemiz hakkında konuşmak için söz almış bulunuyorum; hepinizi, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Neden böyle bir önerge verme gereğini duyduk; çünkü, görüştüğümüz bu 2 nci maddeyle, tek kuruş dahi prim ödememiş olan yurttaşlarımıza, yeniden yapılandırılarak ya da borçlandırılarak, emekli olma hakkını tanıyoruz. Bence, son derece güzel bir sosyal güvenlik anlayışı; AKP'yi, bu çerçevede kutlamak istiyorum. Ancak, farkında olmadan bir sosyal adaletsizlik durumu yaratıyoruz. Tek kuruş prim ödememiş olan kişilere emeklilik hakkı tanıyorsak, belirli bir süre Bağ-Kura prim ödemiş, gerçek sigortalı olmuş kişilere neden emekli hakkı tanımıyoruz? Ve böylece, biz, bazı yurttaşlarımız açısından, farkında olmadan bir sosyal adaletsizlik yaratıyoruz. İşte, önergemiz, bu sosyal adaletsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.

Bu maddeye göre, diyelim ki, bir yurttaşımız, 1972 yılında veya daha sonraki bir yılda, Bağ-Kura üyelik için başvurdu ve bu başvurusu kayda alındı; yani, tescil edildi; ancak, tek kuruş dahi vergi, prim ödemedi ve Bağ-Kurla ilişkisi de yalnızca bu tescille ilgili oldu. Şimdi, bu durumda olan yurttaşımız, eski yıllarla ilgili vergi kaydını getirirse prim borcu hesaplanacak ve borcunu taksitle ödeyerek emekli olacak. Az önce de söylediğim gibi, güzel bir sosyal güvenlik anlayışı; ancak, ülke yönetme iddiasında olanların mutlaka ve mutlaka uyması gereken bazı temel kurallar vardır. Bu temel kurallardan önde geleni, yapılan bir yasa değişikliğiyle getirilen bir hak, sosyal adaletsizlik yaratmamalıdır. Ne yazık ki, az önce de söylediğim gibi, sosyal adaletsizlik yaratılmıştır ve bizim bu önergemiz, altını çizerek yinelemek istiyorum, bu sosyal adaletsizliğin ortadan kaldırılmasıyla ilgilidir. Ben, hükümetin neden bu önergemizi kabul etmediğini doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum.

Varsayalım ki, bir yurttaşımız, Bağ-Kura üyelik için başvuruda bulundu, üyeliği tescil edildi ve belli bir süre de prim ödedi; yani, teknik deyimle, Bağ-Kurun aktif sigortalısı oldu; daha sonra, iflas, hastalık ya da başka bir nedende dolayı ödemesini durdurdu; ama, ödemiş olduğu primler, bir sene, üç sene, beş sene, sekiz sene, on sene ödediği primler Bağ-Kurun kasasında; bu durumdaki bu vatandaşa emeklilik hakkı vermiyoruz. Ancak, hemen belirteyim, mevcut hükümlere göre, bu yurttaşımız en az beş yıl Bağ-Kur primi ödemişse, ölümü halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanıyor ve malullük halinde ise, malullük aylığına hak kazanıyor; ama, bu yurttaşımız borçlanarak emekli olamıyor.

Bu durumda ne oluyor Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; örneğin, otuziki yıl önce Bağ-Kura sadece üyeliği tescil edilmiş ve bu yıldan sonra Bağ-Kurla hiçbir ilişkisi olmamış, tek kuruş dahi prim ödememiş bir yurttaşımıza emekli hakkı tanıyoruz, çok da iyi yapıyoruz; ama, kendini tescil ettirmekle kalmamış, belli bir süre de prim ödemiş, yani, gerçek sigortalı olmuş yurttaşımıza bu hakkı tanımıyoruz ve sanki, diyoruz ki: Kusura bakma kardeşim, sana emekli hakkı veremiyoruz. Neden veremiyoruz; sen, şu kadar süre prim ödedin; eğer, prim ödememiş olsaydın, Bağ-Kurun gerçekten aktif sigortalısı olmamış olsaydın, seni emekli yapıyorduk.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu durumun, akılla, mantıkla, insafla, sosyal adalet anlayışla bağdaşır bir yönü var mı?! Rica ediyorum…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2006

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook