Doğu anadolu bölgesin'de yaşanan sel felaketi ve kötü hava şartları hakkında
Ardahan Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 3. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Ekim 2009 · 564 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ensar Öğüt (CHP), 7 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞU ANADOLU BÖLGESİN'DE YAŞANAN SEL FELAKETİ VE KÖTÜ HAVA ŞARTLARI HAKKINDA); konuşma 564 kelime.
Ensar Öğüt (CHP, Ardahan). “Doğu anadolu bölgesin'de yaşanan sel felaketi ve kötü hava şartları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 7 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-23-2009-10-07-dogu-anadolu-bolgesin-de-yasanan-sel-felaketi-ve-kotu-hava-sartlari-ha (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ENSAR ÖĞÜT (Ardahan)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Doğu Anadolu’da yaşanan sel felaketi, kötü hava koşulları nedeniyle söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, 2 tane Ardahan Milletvekili üst üste konuşuyor. Niçin? Demek ki çok büyük bir felaket var Ardahan’da, hakikaten öyle. Çiftçimiz perişan bir durumda. Yaz boyu devamlı şiddetli yağmurlar yağdı. Kış da erken geldi. 26 Eylülde şiddetli bir kar yağdı yani Antalya’da millet denize girerken bizim orada 15 santim kar… Dağ köylerinde biçilmemiş tarla ve çayırı olduğu gibi yatırdı kar. Ova köylerinde biçilmiş tarla ve çayırın -olduğu gibi- otların üzerine kar yağdı -15 santim- ve çiftçi otlarını taşıyamaz duruma geldi.
Şimdi, Sayın Kaya da söyledi, bizim bölgemiz yüzde 70’inin üzerinde insanlar hayvancılıkla geçiniyor. Samanı, otu, arpası, fiği, yem bitkisi olmadığı zaman hayvanını besleyemediğinde çocuğunu okutması mümkün değil, sağlık tedavisini görmesi mümkün değil, geçinmesi mümkün değil. Zaten bölgede göç var, bölge boşalmış, bir de bu insanların tarımla ilgili hasatlarına doğal felaketin zarar vermesi inanın çok perişan etti.
Şimdi, somut olarak konuşmamız lazım değerli arkadaşlar. Bu şiddetli yağmurlardan sonra yayla yolları bozuldu. Hâlen bazı yaylalardan inmemiş insanlar perişan durumda ama bizim önerimiz şu: Sayın Bakan, Tarım Bakanı Ardahan’a bal festivaline geldi. Ben şimdi Ardahan’a şu anda gönderiyorum. Sayın Kaya’dan da rica ediyorum. Tarım Bakanımızın şimdi Ardahan’a gelmesi lazım. Şimdi gelip manzarayı görmesi lazım çünkü insanlarımız -tarım sigortası yeni çıkmış- tarım sigortası yaptıramamış, perişan bir durumda. Onun için, hasar tespitleri zaten yapıldı. Bunu en kısa zamanda Hükûmetin değerlendirerek –ki arkadaşım da söyledi- buradaki bütün çiftçilerimizin zararlarının karşılanması lazım. Bu karşılanmadığı takdirde inanın insanlar artık orada yaşayamaz hâle gelirler.
Bakın, ben size bir şey söyledim, her giden politikacı şunu söylüyor: Burada hakikaten yaşamak çok zor çünkü sekiz ay kış var, çok ağır kış koşulları var. Yani eksi 30 derece, 40 derece soğuk var. Şu anda sıfır derece, sıfırın altında 1 ve 2. Oradaki vatandaşa para verilmesi lazım üstelik. Yani oradaki vatandaşa aylık verilmesi lazım ki oradaki vatandaş Ermenistan sınırında Türkiye’yi beklesin. Bu kadar açık ve net konuşuyorum. Kaldı ki bu tip doğal felaketlerde hükûmetlerin acil tedbir alması lazım ve hemen, derhâl oradaki vatandaşın zararının ödenmesi lazım.
Şimdi, benim Tarım Bakanından istediğim şu, rica ettiğim: Yem bitkiler parasını bekletmeden ödeyin Sayın Bakan, mazot parasını bekletmeden ödeyin, gübre ve diğer primler, ne varsa onları da bekletmeden ödeyin ki insanların eline üç beş kuruş para geçsin. Aksi takdirde çok zor.
Onun dışında, değerli arkadaşlar, besicilikle ilgili kredi almış vatandaşımız, kredinin faizi gelmiş, temerrüde düşmüş, perişan, Ziraat Bankası icra götürüyor. Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçların derhâl durdurulması lazım, bir yıl ertelenmesi lazım. Bunu da istirham ediyorum. Yem bitkisi, traktör için alınan kredilerin de mutlak surette ertelenmesini istirham ediyorum. Aksi takdirde çiftçimiz perişan durumda.
Değerli arkadaşlar, politika yapmanın bir anlamı yok, birbirimizi karalamanın da bir anlamı yok. Bugün Doğu Anadolu, sadece Ardahan değil, Kars’ta, Erzurum’da, Van’da, Ağrı’da, Bayburt’ta, Hakkâri’de, Şırnak’ta, her yerde bu zulüm var. Şimdi, bizim Doğu Anadolu’da insanları özveriyle bu ülkenin vatandaşı oluyor, özveriyle bu ülkeye bağlı, vatanına, milletine, devletine bağlıysa, bu insanlara da bu Meclisin, bu Hükûmetin yardım etmesi gerektiğine inanıyorum. Aksi takdirde, inanın, insanlarımız perişan durumda ve ben şunu söylüyorum: Eğer insanların hayvanları telef olmuşsa, samanları, otları, bitki örtüleri olduğu gibi gitmişse bu insanlar ne yapacaklar? Ben daha önce memleketten saman ve ot getirerek burada basın toplantısı yaptım. Niçin? Dikkati çekmek için. Yani oraya artık üvey evlat gözüyle kimse bakmasın. Hep Doğu Anadolu’ya şunu yapacağız, bunu yapacağız diyorlar…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 7 Ekim 2009