İzmir depremi ve sonuçları hk.
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 14. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Ekim 2005 · 700 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erdal Karademir (CHP), 28 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR DEPREMİ VE SONUÇLARI HK.); konuşma 700 kelime.
Erdal Karademir (CHP, İzmir). “İzmir depremi ve sonuçları hk”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 28 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2005-10-28-izmir-depremi-ve-sonuclari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ERDAL KARADEMİR (İzmir)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İzmir İli ve çevresinde meydana gelen depremlerle ilgili gündemdışı söz aldım. Bu vesileyle, öncelikle, İzmir'de depremi yaşayan, depremden olumsuz etkilenen tüm hemşerilerimize tekrar geçmiş olsun diyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yine, kardeş Pakistan Halkına yaşadıkları deprem felaketinden dolayı geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
İzmir'de yaşanan depremlerin tümünü yaşamış ve 17 Ekimden 24 Ekime kadar depremin etkilediği tüm bölgeleri görmüş bir milletvekili olarak gündemdışı konuşmamı geçen hafta istemiştim. Buna rağmen, gündemdışı konuşmam ancak bugüne denk geldi. Bu yaklaşımı, iktidarın ne kadar taraflı olduğunun bir göstergesi olarak algılıyorum.
Bilindiği gibi Türkiye bir deprem ülkesidir. Birçok bölgesi birinci derecede deprem kuşağındadır. Ege Bölgesi ve İzmir İli de birinci derecede deprem kuşağındadır. Dolayısıyla, depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor ve İzmir halkı da depremle yaşamayı bilen bir halktır; fakat, son yaşadığımız depremler İzmir halkında ciddî panik yaratmıştır. Hâlâ depremin etkisinden kendilerini kurtaramamış ve normal yaşamlarına dönememişlerdir. Yine, bu depremden en çok etkilenen kesimler başta çocuklarımız olmak üzere, hastalar ve yaşlılardır. Özellikle çocuklar, bir an önce depremin olumsuz etkisinden kurtarılmaları için rehabilite edilmelidir.
Yine, bu depremler sonucunda, İzmir halkı, AKP İktidarının kendilerini yalnız bıraktığı hissini yaşamışlardır. Bunun nedeni ise, yaşanan somut gerçeklerdir. Nedir bu gerçekler?
Değerli arkadaşlarım, bu depremlerin, İzmir'in yaşadığı en ciddî ve diğerlerinden farklılık gösteren bir deprem zinciri olmasından kaynaklanmaktadır. Bu depremlerde meydana gelen hasarlar, iktidar ve resmî kurumlar tarafından küçümsenmektedir. Oysa, başta Seferihisar ve Urla İlçeleri ve köylerindeki binalarda ciddî hasarlar meydana gelmiştir. Özellikle Demircili ve Uzunkuyu Köylerinde, neredeyse, hasarsız ev yoktur. Yine, Gülbahçe, Zeytinler, Yağcılar, Özbek, Barbaros, Birgi, Kadıovacık ve Bademler Köylerinde büyük hasarlar mevcuttur. Gülbahçe'de yeni kurulan İzmir Teknoloji Üniversitesi binalarında çok ciddî hasarlar meydana gelmiş, eğitim aksama durumuna gelmiştir. Yelki Beldemizde 40 konut hasar görmüştür.
Yine, İzmir İlimizde ardı ardına yaşanan dört ayrı deprem, sağlam binaların da deprem yorgunu olmasına neden olmuştur. Binalardaki bu yorgunluk gözardı edilmemelidir.
Bu depremler, bir kez daha, başta okulların, hastanelerin, diğer kamu binalarının ne kadar depreme dayanaksız olduğunu bizlere hatırlatmıştır.
İzmir'in birinci derecede deprem bölgesinde olduğu bilinmesine rağmen, iktidarın, üzerine düşen görevleri, tüm ülkede olduğu gibi, İzmir'de de yine yerine getirmediğini bir kez daha görmekteyiz.
20 Ekim saat 01.20'de meydana gelen 5,9 olarak açıklanan depremin, komşumuz Yunanistan tarafından 6,2 olarak açıklanmış olması, halk arasında tedirginliklere neden olmuştur. İlgililerin, bu farklı açıklamaların nedenini ortaya koyamamaları, güvensizliği meydana getirmiştir.
21 Ekim günü, nedeni tam açıklanamayan, sonra söylenti olarak ifade edilen bir nedenle, başta okullar olmak üzere, resmî binaların, hastanelerin boşaltılması vatandaşlar arasında panik yaratmıştır.
Başbakanın, depremin başından bugüne kadar İzmir halkından geçmiş olsun mesajını bile esirgemiş olması, İzmir halkı tarafından anlaşılamamıştır. İktidarın, sadece, Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Aydın'ı İzmir'e göndermiş olması, İzmir'de yaşanan olumsuzlukların çözümünü Tanrı'ya havale etmenin bir göstergesi olarak algılanmıştır.
Hasar tespitleri, âdet yerini bulsun anlayışıyla, ciddî bir değerlendirmeden yoksun olarak sonuçlandırılmıştır. Bu anlamda, vatandaşlar, yapılan hasar tespitlerinden şikâyetçidirler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Karademir, konuşmanızı tamamlayınız.
ERDAL KARADEMİR (Devamla)Oldukça çok hasarlı evlere dahi oturulabilir raporu verilmesi, vatandaşların tepkilerine neden olmuştur ve bu vatandaşlar, bu konutlarda, önce Sayın Başbakanın kendisinin oturmasını talep etmektedirler. Bu şikâyetlerin giderilmesi için, hasar tespitlerinin, sorumluluğu olan ve konunun uzmanları tarafından ciddî olarak yerine getirilmesi gerekmektedir.
Doğal Afet Sigorta Kurumunun (DASK) yaptığı hasar tespitlerinin eksik olduğu yönünde ciddî şikâyetler vardır.
Diğer yandan, Seferihisar ve Urla İlçelerinde yapılan afet konutları, daha geçen yıl, sanki bu bölgede bir daha deprem ve afet olmayacakmışçasına, bu öngörülere dayanılarak, afetzedeler dışındaki insanlara satılmıştır. Hatta, bu konutlardan, iktidarın kaymakamı iki tane satın almıştır ve bu iktidar, bu olaya göz yummuştur. Oysa, şu anda, bu konutlara ihtiyacı olan depremzedelerin; yeni konutlara ihtiyacı vardır; bunlar satılmamış olsaydı, bu sıkıntı ortadan kalkabilirdi.
Değerli arkadaşlarım, bu depremlerin bize öğrettiği ve AKP İktidarının yerine getirmediği asıl olumsuz gerçek şudur: İzmir İlinde 1997 yılında başlayan ve 1999 yılında sonuçlandırılan deprem master planı Radius Projesinin öngördüğü sonuçlara ve yapılması gerekenlere baktığımızda, iktidarın hiçbir şey yapmadığını görmekteyiz. Söz konusu Radius Projesinde, valilik, belediye, üniversiteler, ilgili meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları her türlü katkıyı vermiş ve 6,4 büyüklüğünde bir deprem senaryosu ve İzmir'deki deprem master planı hazırlanmıştır; ancak, aradan geçen altı yıla rağmen, başta okullar olmak üzere, hastanelerin, kamu binalarının, köprü ve viyadüklerin, alternatif yolların ve konutların depreme hazırlandığını söylemek olanaklı değildir. İzmir'de yaşanan depremler sürecinde…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 28 Ekim 2005