Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Manisa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 99. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Haziran 2009 · 575 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Akçay (MHP), 4 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 575 kelime.
Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2009-06-04-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-4 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ERKAN AKÇAY (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 385 sıra sayılı Tasarı’nın 1’inci maddesi üzerinde verdiğimiz değişiklik önergesi hakkında söz aldım. Hepinize saygılarımı sunuyorum.
Krizin etkisiyle ekonomide yaşanan daralma, sanayi üretimi, kapasite kullanımı, ihracatta yaşanan olumsuzluğun doğal bir sonucu olan işsizlik rekor üzerine rekor kırmaya devam etmektedir. İşsizlik bir sosyal felakete dönüşmektedir. Hükûmet, 2008 sonunda, gerçeklikten uzak nitelikteki 2009 bütçesini tüm uyarılarımıza rağmen yasalaştırmıştı. 2009 yılı bütçesinde büyüme hedefi yüzde 4 olarak belirtilirken, işsizlik oranı da yüzde 10,4 olarak açıklanmıştı.
Katılım Öncesi Ekonomik Program çerçevesinde makroekonomik hedefleri ve bu bütçeye ilişkin tahminleri güncellemek zorunda kalan Hükûmet, işsizlik oranını bu defa yüzde 13,5 olarak değiştirmişti.
Bu revize rakamlarından iki gün sonra açıklanan 2009 yılı Ocak ayı rakamlarında işsizlik oranı yüzde 15,5 olarak TÜİK tarafından açıklandı. Şubat ayı işsizlik oranı ise yüzde 16,1 çıkarak tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaşmış, işsizlikte AKP Hükûmeti Türkiye'yi dünya 2’ncisi yapmıştır.
Açıklanan işsizlik rakamları, Hükûmetin yaptığı revizelerde bile ekonomik öngörüsünün zayıf olduğunu göstermektedir. Peş peşe açıklanan veriler, ekonomik sorunların sosyal sorunlar hâline gelerek toplumu nasıl etkilediğini göstermektedir.
TÜİK verilerine göre, istihdam oranı 2008 yılı Şubat ayında yüzde 39,3 iken, 2009 yılı Şubat ayında yüzde 38,5’a düşmüştür. Türkiye, hâlâ OECD’nin iş gücüne katılım oranı en düşük ülkesi olma konumunu sürdürmektedir.
Şubat 2008’de yüzde 11,9 olan işsizlik oranı, 2009 yılı Şubat ayında 16,1’e yükselmiştir. Türkiye'deki işsiz sayısı 2008 Şubat döneminde 2 milyon 677 bin kişi iken, 2009 yılı Şubat döneminde 1 milyon 125 bin kişi artarak 3 milyon 802 bin kişiye ulaşmıştır. Mevcut işsizlerin yüzde 12’sini, yani 457 bin kişiyi bu dönemde işten ayrılanlar oluşturmuştur.
Son dönemlerde büyük kentlerde yaşanan hırsızlık, cinayet, intihar ve soygun olaylarındaki artış, işsizliğin kentlerde etkisini göstermeye başladığının en büyük kanıtıdır. 2008 yılı Şubat ayında kentlerde işsizlik oranı yüzde 13,4 iken, 2009 yılı Şubat ayında 4,7 puan artarak yüzde 18’e yükselmiştir. Tarım dışı işsizlik olarak bakıldığında, ayrı bir rekor göze çarpmaktadır. Tarım dışı işsizlik, yine aynı dönemde 5,6 oranında artarak yüzde 19,8’e yükselmiştir. Genç nüfustaki işsizlik oranı da yine yüzde 21’den, 7 puan artarak yüzde 28,6’ya ulaşmıştır. İşsizliğin ulaştığı boyut, ekonomik ve sosyal açıdan vahim bir noktadadır.
TÜİK işsiz sayısını hesaplarken 27 milyon 778 bin kişiyi iş gücüne dâhil etmemektedir. Öğrenci, ev hanımı, emekli durumunda olanların tümü hesaplama yapılırken dışarıda tutulmaktadır. İş bulma ümidi kalmadığı için iş aramayan 2 milyon 394 bin kişi ile mevsimlik çalışan 290 bin kişi hesaplama yapılırken dikkate alınmamaktadır. Oysa, sadece iş bulma ümidi kalmayanlar ile mevsimlik çalışanlar işsiz sayısına katılsa Türkiye’de işsiz sayısı 6 milyon 486 bin kişiye, işsizlik oranı ise resmî açıklamaların neredeyse 2 katına çıkmaktadır.
İşsizlik ve yoksullukta artış sosyal patlama derecesine ulaşmıştır. İşsizlik sorununun, üretim, istihdam olanaklarını artırmadan, üretici kesimin sorunlarını çözmeden üstesinden gelmek mümkün değildir. Özellikle tarım dışı ve genç nüfus arasındaki işsizlik oranındaki artış kaygılarımızı daha da artırmaktadır. Hükûmetin açıkladığı destek paketlerinin işsizliğin ateşini düşürmeye yetmediği görülmektedir. Ne yazık ki, bu destekler işsizliğin azalmasına, istihdamın artırılmasına herhangi bir katkı sağlamamıştır.
Bugün açıklanan tedbirlerin ise işsizliğe bir çare olma noktasında katkı sağlamasını diliyorum.
Sosyal ve ekonomik politikalar birbirinden bağımsız düşünüldükçe krizin ve işsizlik sorununun altından kalkılması mümkün değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Akçay, devam edin.
ERKAN AKÇAY (Devamla)Ekonominin çalışanlar ve üretenler gözetilerek yeniden organize edilmesi gerekmektedir. Türkiye'nin bir an önce millî istihdam stratejisi uygulamasına geçmesi gerekmektedir. İstihdamı artırmak için doğrudan ve dolaylı tüm tedbirlerin hayata geçirilmesi zaruridir. Tüketimi canlandıran önlemlerin ardından üretimi canlandıracak orta ve uzun vadeli kalıcı tedbirlerin alınması acilen gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, muhterem heyetinize saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 4 Haziran 2009