Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yazısının Genel Kurulda okutulmasına yönelik Başkanlığın tutumu hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Genel Kurul, 54. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Ocak 2024 · 323 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Erkan Baş (TİP), 30 Ocak 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yazısının Genel Kurulda okutulmasına yönelik Başkanlığın tutumu hakkında usul görüşmesi münasebetiyle); konuşma 323 kelime.
Erkan Baş (TİP, İstanbul). “Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yazısının Genel Kurulda okutulmasına yönelik Başkanlığın tutumu hakkında usul görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 30 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-bas-2024-01-30-yargitay-3-ceza-dairesinin-yazisinin-genel-kurulda-okutulmasina-yonel (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=121826
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ERKAN BAŞ (İstanbul)Değerli yurttaşlar, usul üzerine tartışıyoruz. Sadece usulsüz değil, kanunsuz bir işlem yapılıyor, Anayasa’ya aykırı bir işlem yapılıyor, Anayasa’yı ayaklar altına alan bir darbe girişiminin tamamlanmasını izliyoruz. Aylardır anlatıyoruz, okuma-yazma bilen her yurttaş Anayasa’nın ayaklar altına alındığını okuyabilir, anlayabilir, kavrayabilir, bence siz de kavrıyorsunuz. Bugün, şu anda itiraz ettiğimiz şudur: “Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayalım, Anayasa'yı tanımayalım.” diyen bir Yargıtay kararının Meclis Divanından okutulması, Meclis Divanının “Anayasa’yı tanımayalım.” kararını tutanaklara geçirmesini reddediyoruz. Eğer Meclis Divanı Anayasa’yı tanımazsa burada Meclis Başkanlığı yoktur. Bu karar Meclis tutanaklarına girdiğinde sizin milletvekilliğiniz sorgulanır, Cumhurbaşkanı sorgulanır, bakanlar sorgulanır, her şey sorgulanır hâle gelir. Bir tek soru sormak istiyorum; aklı çalışan tüm yurttaşlarımıza, vicdanı olan her yurttaşımıza soruyorum: Şimdi karar okunacak, Can Atalay’ın milletvekilliği düşürülecek yani Can Atalay milletvekiliymiş değil mi? Milletvekiliyse dokuz aydır nasıl hapiste tutuyorsunuz ya! Milletvekiliyse niye hapiste? Milletvekili değilse neyi düşüreceksiniz? (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, akıl dışı, vicdan dışı, hukuk dışı bir girişim. Bakın, Can Atalay benim mücadele arkadaşım. Gezi’de de beraberdik, bütün duruşmalarını izledim. Bir gün bile “Yapmadım, etmedim.” demedi. Yaptığı her şeyden, bu halk adına, halkla beraber yaptığı her şeyden her yerde onur duyduğunu, gurur duyduğunu söyledi, yurttaş için yaptığını söyledi. Niye? Biz, yaptığımızı savunuruz, söylediğimizi yaparız. Şimdi, bugün, burada bir karar okunacak, Meclis Başkanı yok. Biz şimdi usulü tartışıyoruz. Eğer siz “Bu, usule uygundur.” diyorsanız Numan Kurtulmuş usulsüzlük yapıyor aylardır, eğer burada usule uygun bir şey yapılıyorsa Numan Kurtulmuş’u ne yapacağız? Ama açık konuşacağım, kusura bakmayın: Numan Kurtulmuş okumuyor, okunduğu gün ülkede bulunmuyor; Celal Adan okumuyor; Sırrı Süreyya Önder okumuyor; Gülizar Hanım okumuyor; Bekir Bozdağ okuyor. Bu da tarihin bize bir ironisidir. Hak ediyor okumayı çünkü, o hak ediyor okumayı. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Kimsenin açıkça “Ben çıktım, ben bu kararı okuyacağım Meclis kürsüsünde, okutacağım.” diyemediği bir şeyi -Meclisin açılışına üç dakika kala, beş dakika kala Danışma Kurulunu topluyorlar- apar topar, kapkaçla, yaptığını savunamayacak bir korkaklıkla “Bunu Meclise getirelim, hemen geçirelim.” diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 30 Ocak 2024
