İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 56. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Hakkari ilinde meydana gelen depremle ilgili

Esat Canan

Hakkari Milletvekili ·

Genel Kurul, 56. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Şubat 2005 · 663 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Esat Canan, 9 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKKARİ İLİNDE MEYDANA GELEN DEPREMLE İLGİLİ); konuşma 663 kelime.

Esat Canan (Hakkari). “Hakkari ilinde meydana gelen depremle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/esat-canan-22-2005-02-09-hakkari-ilinde-meydana-gelen-depremle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ESAT CANAN (Hakkâri)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Hakkâri'de yaşanan deprem ve sonrasında ortaya çıkan sorunlarla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, merkez üssü Hakkâri ve Yüksekova İlçesi olmak üzere, 25 Ocak salı günü akşamı, önce 4,8; sonra 5,5 ağırlığında iki deprem meydana gelmiştir; daha sonra da, bu sarsıntılar, bir hafta boyunca, aralıklarla devam etmiştir.

Değerli arkadaşlarım, başta hükümet olmak üzere, birçok yetkilinin, 5,5 ağırlındaki Hakkâri depremini ciddîye almadığı, basit bir deprem gibi geçiştirmeye çalıştığı, maalesef, görülmüştür. Hakkâri'de meydana gelen depremin, sadece ağırlık derecesine bakılarak yapılan bir değerlendirmeyle, basite, hafife alınması doğru bir yaklaşım olmamıştır. Her depremi, ortaya çıktığı yer, zaman ve bunun sonucunda insanların karşı karşıya kaldıkları zorluklar itibariyle değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu açıdan bakıldığında, Hakkâri depremi, en ağır kış koşullarının yaşandığı bir zamanda, dayanıksız ve sağlıksız yapıların bulunduğu bir ortamda meydana gelmiştir. Bu nedenle de, sonuçlar çok ağır olmuştur. Resmî tespitlere göre 2 000 konut hasar görmüş, bunun 800'üne girilemez raporu verilmiştir. Bu konutların 500'ü Hakkâri il merkezinde bulunmaktadır. Hakkâri Devlet Hastanesinin ek binası da bu hasarlı binalar arasındadır. Geriye kalan 1 200 konutun içine girilebilir raporu verilmesine rağmen, aralıklarla depremlerin devam etmesi nedeniyle, insanlar bu konutlara da girememişlerdir.

Ortaya çıkan hasarın, aslında, daha büyük olduğu, yollarının kapalı olmasından dolayı pek çok köye ulaşılamadığı için gerçek hasar tespitinin yetkililerce yapılamadığı halk tarafından belirtilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu vahim tabloya rağmen, depremin ilk iki gününde Hakkâri'ye hiçbir çadır gönderilmemiştir; sadece, valilikte bulunan 56 yazlık çadırla yetinilmiştir. Depremden kaçarak, - 20 dereceye varan soğukta, geceler boyu, karı döşek, naylonu yorgan yaparak sabahlamak zorunda bırakılan bu insanlar kendi kaderlerine terk edilmiş, bu da halk arasında paniğe neden olmuştur. Resmî yetkililerin, bu paniğin karşısında "yapılacak bir şey yok" yolundaki talihsiz açıklamaları ise, beklediği yardım ve ilgiyi göremeyen halkı daha da umutsuzluğa ve çaresizliğe sürüklemiştir. Umutsuzluğa kapılan insanlar, hükümet konağına yürüyerek "hükümet nerede, devlet nerede" diyerek bu duyarsızlığa tepkilerini dile getirmiş ve yardım talebinde bulunmuşlardır; ama, ne yazık ki, polis tarafından bibergazı ve zor kullanılarak halk dağıtılmış, birçok vatandaşımız gazdan etkilenmiş, bu arada, halkı yatıştırmaya çalışan Hakkâri Belediye Başkanımız da gazdan etkilenerek tedavi altına alınmıştır. Halkın çaresizlikten kaynaklanan bu tepkileri karşısında acz içinde kalan resmî yetkililer ve İktidar Partisinin bazı mensupları, ne yazıktır ki, kendi eksiklerini örtbas etmek adına, Hakkâri halkını terörle ilişkilendirmeye çalışmış ve suçlayabilmişlerdir. Bu iddia ve suçlamaları, Hakkâri halkı adına, huzurlarınızda reddediyorum. Halkın bu tepkisinin arkasında terör yoktur; sadece, hükümetin ve yetkililerin ilgisizliği ve duyarsızlığı vardır.

Değerli arkadaşlarım, Güney Asya'ya milyonlarca dolar yardım toplamak için işadamlarıyla gösterişli toplantılar yapan hükümet, Hakkârililerden bir "geçmiş olsun" mesajını dahi esirgemiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Canan.

ESAT CANAN (Devamla)Bu arada, Hakkâri'ye giderek Hakkârililerin acılarını paylaşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'ı, huzurlarınızda, Hakkâri halkı adına bir kez daha kutluyor ve saygılarımı sunuyorum.

2 000 konutun hasar gördüğü ilimize hükümetin gönderdiği yardım, sadece 100 milyar Türk Lirası, 500 Kızılay çadırı, 200 battaniye, 400 katalitik sobadan ibaret olmuştur. Yapılan bu yardım, Hakkârililerin yaralarının sarılması için yeterli olmamıştır. Güney Asya'ya az yardımla gitmeyi ayıp sayan Sayın Başbakan, Hakkâri depremzedelerine yapılan bu yardımı yeterli görebilmiştir.

Depremin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen, yaşanan sıkıntılar halen devam etmektedir. Televizyon kanallarında bilimadamları tarafından yapılan açıklamalarda, Hakkâri ve Yüksekova İlçesinin birinci derecede deprem kuşağında bulunduğu, dolayısıyla, daha büyük ağırlıklı bir depremin yaşanabileceği uyarısı sık sık yapılmaktadır. Bu nedenle, hükümetin, acil olarak, Hakkâri ve ilçelerinin afet kapsamına alınması için çalışma başlatması gerekmektedir. Başta, yatılı bölge okulları ve hastaneler olmak üzere, tüm konutlar, depreme dayanıklılık testinden geçirilerek, depreme karşı dayanıklı hale getirilmelidir.

Olası yeni bir depreme karşı, başta belediyeler olmak üzere, resmî kurumların maddî olanakları artırılarak, hazırlıklı konuma getirilmelidir.

Bir süre önce, Hakkâri Belediyesinin tüm gelirlerine, SSK borcundan dolayı el konulmuş ve bu nedenle, belediyemiz, hizmet veremez hale gelmiştir. Ağır kış koşullarının devam ettiği Hakkâri'de, belediyenin hizmet verebilmesi ve karla mücadele edebilmesi için, gelirlerine konulan haczin kaldırılarak, hizmet verilmesine imkân sağlanmalıdır.

Hükümet yetkililerinin, tüm bu hususları dikkate alarak, sorumluluklarını yerine getireceği dileğiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

25 konuşma daha · 9 Şubat 2005

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook