Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)
Genel Kurul, 120. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Haziran 2010 · 1.162 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Ayar (AK Parti), 18 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.475)); konuşma 1.162 kelime.
Eyüp Ayar (AK Parti, Kocaeli). “Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-ayar-23-2010-06-18-kamulastirma-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-475 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA EYÜP AYAR (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi hakkında grup adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, “Mülkiyet hakkı kutsaldır.” diyoruz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre de bakınız, “Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” diyor. Bunun yanında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi diğer uluslararası insan hakları belgeleri de mülkiyet hakkını tanımaktadır.
Mülkiyet hakkını ihlal eden kamulaştırmasız el koymanın Anayasa’mızda da dayanağı yoktur ve “haksız fiil” olarak nitelendirilmiştir, temel insan haklarından mülkiyet hakkına müdahaledir. Dolayısıyla bedelinin devletçe vatandaşa ödenmesi gerekir. Devlet vatandaşını hiçbir şekilde mağdur etmemelidir. Devleti ayakta tutan en temel değer adalete verdiği önemdir. Vatandaşlarda devlete karşı aidiyet duygusu, adalet duygusunun varlığı ile yeşerir ve büyür. Bu bağlamda en temel insan hakkı olan mülkiyet hakkına azami özen göstermek en başta devletin temel görevidir. Bu tasarıyla yapacağımız düzenleme de bu amaca hizmet etmekte ve geçmişte yapılan yanlışları düzeltmektedir.
Değerli arkadaşlar, -burada, hassas bir konu- hem vatandaşın mülkiyet hakkını korumak kollamak bu devletin birinci görevi ama aynı zamanda devletin işlerinin de tabii ki yürümesi gerekiyor, devlette bir devamlılık da var. Şimdi, burada yapacak olduğumuz şey, bu düzenlemeyle birlikte… 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 38’inci maddesinde yer alan bir hüküm var. Zaten bu yasa bir maddelik, 2 ve 3’üncü maddeleri de yürürlük ve yürütme maddeleri.
Konu zaten aşağı yukarı bütün herkes tarafından ortaya konulmuştur. Yani burada, kamulaştırma yapılmış veya kamulaştırma süreci tamamlanmamış veya kamulaştırma yapılmadan bir kamu hizmetine ayrılmış bir yerde, bir yanlışlık varsa, bir itiraz varsa bunlarla ilgili yirmi yıllık bir süre konulmuş. Yani vatandaş, devlete, mahkemeye, bu konuyla ilgili, hem malikleri olsun hem zilyet veya varisleri yirmi yıl içerisinde müracaat edebilir hükmü var.
Şimdi Anayasa Mahkemesi… Tabii bunlar AK PARTİ İktidarından çok önce dönemlerde olan işler. 2003 yılında Anayasa Mahkemesi, süreyle ilgili bu hükmü iptal etmiş. Şimdi, Yargıtay’da iki tane görüş ortaya çıkmış. Bir kısmı diyor ki: “Anayasa Mahkemesi kararları geriye doğru işlemez.” Diğer bir görüş de, “Bu, süreyle ilgili olduğu için geriye doğru işler.” diyor. İşte sıkıntı burada. Yani, geriye doğru işlediği zaman, ilk İstimlak Kanunu 1956 yılında çıkmış. Şimdi, buraya kadar gidecek olduğu kesin ama daha öncelere de gidebilir. Bununla ilgili ortaya ne çıkacak? Gerçekten -muhalefet partisi milletvekili arkadaşların da söylediği gibi- bunun bir hesabı kitabı da yapılamamış, yapılması da mümkün değil çünkü belki elli, altmış, yetmiş sene öncesinden beri olan bu işlerle ilgili dava sayısı ne olacak, bu bilinmiyor. Ama ayrıca, bir bilinmeyen şey daha var: Mahkemeler bu kararları verirken genelde -Türkiye’de maalesef ihtisas mahkemelerinin sayısı da fazla olmadığı için- bilirkişi heyetleri oluşturuyorlar ama açıkça söylüyorum -Türkiye’de bunun yüzlerce, belki binlerce örneği var- bilirkişi raporlarının da suistimallere çok açık olduğu da ortada.
Ben, yaşamış olduğumuz bir örneği burada vermek istiyorum: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gebze ilçesinin yanından geçen E-5 üzerindeki bir köprünün genişletilmesi için 1.431 metrekare yeri -yani 1,5 dönüm de değil- istimlak etmek istedi ve bununla ilgili, o günkü parayla, 2006 yılında 1 trilyon 253 milyar bir bedel ortaya koydu ama bu hak sahipleri mahkemeye gittiler, mahkeme de bilirkişi heyeti oluşturdu. Bakınız, bilirkişi heyetinin aynı 1.431 metrekare yere vermiş olduğu rakam, 9 trilyon 938 milyar. Mahkeme de aşağı yukarı buna uydu. Bilir kişinin bu raporuna uyarak mahkemenin 1.400 metrekare yere vermiş olduğu değer 9 trilyon 233 milyar. Tabii ki yaklaşık 10 trilyon paranın bu kadar yere verilip bunun yapılması da mümkün değil. Köprü, bir köprü daha yapıldı ama bağlantıları yapılamadığı için köprü kaldı havada. Bunun için yani geçmişten bugüne kadar gelecek olan davaların ne kadar olacağı, tutarların ne olacağı da belli değil.
Şimdi, burada yapılmak istenen, bu düzenlemeyle birlikte, bir uzlaşma olsun istiyoruz. Bir uzlaşma komisyonu kurulacak, bundan önce bir değer tespit komisyonu oluşturulacak, burada belirlenen değerlere göre şikâyette bulunan kişi veya uzlaşma komisyonuna şikâyetten önce müracaat eden kişi burayla ilgili hakkını arayacak burada.
M. FATİH ATAY (Aydın)Şikâyet değil, hakkını arayan kişi!
EYÜP AYAR (Devamla)Yani uzlaşmaya çağrılacak, bu yerle ilgili eğer uzlaşabilirlerse… Yani burada hep para üzerinde duruldu, “Nakit olarak peşinen ödensin.” diye. Bir defa, demin de bir örnek verdim. Bunun ne kadar tutacağı, bunun peşin ödenip ödenmeyeceği de belirli değil. Ama bunun yanında yeni geliştirilen usuller var, “Trampa yapılabilir.” deniliyor, “Takas yapılabilir.” deniliyor, ayrıca imar hakkı kullandırılabilir. Şimdi, arkadaşların bir itirazı da buna, imar hakkı kullandırılmak için imar mevzuatında değişiklik yapılması gerektiğini söylüyorlar. Aslında buna gerek yok çünkü imar mevzuatları açık, bugün uygulanıyor da zaten. İmar hakkı kullandırmak demek, adamın 20 dönüm yerinin eğer 5 dönümünü almışsan, oradan yol geçmişse veya başka bir iş için bunu almışsan kalan 15 dönümle ilgili… Yani o yerin özelliğine göre, imarın durumuna göre burası belki konut alanıysa iş yerine çevrilebilir veya burada ne bileyim bir iş merkezi yapılmasına veya bir sağlık tesisinin yapılmasına veya bir otel yapılmasına, buna benzer bir imar hakkı verilerek, belki o konuyla ilgili karşı tarafı da ikna ederek böyle bir anlaşma sağlanılabilir düşünülüyor.
M. FATİH ATAY (Aydın)Bu, kişisel menfaat, kamu menfaati değil ki.
EYÜP AYAR (Devamla)Bir diğer konu da 2003 yılında bu Anayasa Mahkemesi bu iptal kararını vermiş, işte, neredesiniz bu zamana kadar deniliyor ama burada daha önceden de milletvekilliği yapmış arkadaşlar var, iki dönemdir, inanın… Biliyorsunuz İç Tüzük’e göre Meclis 15.00-19.00 arası çalışıyor, haftada üç gün -salı, çarşamba, perşembe- ama iki dönemdir böyle mi çalıştık?
ALİM IŞIK (Kütahya)Sabahlara kadar çalışıyoruz.
EYÜP AYAR (Devamla)İki dönemdir sabahlara kadar çalışıyoruz, doğru söylüyor Alim Bey de oradan. Sabahlara kadar çalışıyoruz. Yani boş durduğumuz yok. Onun için ha bire kanun çıkarıyoruz, ha bire geçmişte kalmış, ne kadar kıyıda köşede, otuz senedir, kırk senedir çıkmayan kanunları çıkarıyoruz.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Bu kanunlarla kime menfaat sağlıyorsunuz?
EYÜP AYAR (Devamla)Bunlar Türkiye'nin ihtiyaçları. Bakın, Diyanet teşkilat yasası gelecek, otuz senedir çıkmayan bir yasaydı; Karayolları Teşkilat Yasası geliyor; yani biz Türkiye'nin ne kadar problemleri varsa hepsini tek tek çözüyoruz, çözmeye de devam edeceğiz.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Hangi şirkete menfaat sağlıyorsunuz?
EYÜP AYAR (Devamla)Bu konuyla ilgili bir şey daha söyleyip sözlerimi tamamlamak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, yasal süreçle ilgili söylenecek olan söylenmiştir ama yine idarelerin elinin kolunun bağlanmaması için haciz getirilemeyecek diye de bir son madde koyuyoruz. Yani idare vatandaşa olan borcunu ödeyecek. Yani hem milletin parasını alacaksın hem üzerine yatacaksın, onu ödemeyeceksin. Böyle bir anlayış olmaz!
M. FATİH ATAY (Aydın)Ne kadar sürede? Ne kadar sürede?
EYÜP AYAR (Devamla)Biz bunu KEY’lerde gösterdik, biz bunu nemalarda gösterdik. Vatandaş devletine güvenmeli, devlet de vatandaşına eziyet etmemeli, onun hakkını vermeli ama bunu yaparken diğer taraftan da hizmetlerin yürümesinde sıkıntı olmayacak. İdarenin…
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Devlette devamlılık esastır.
EYÜP AYAR (Devamla)Eğer uzlaşma olmazsa yine mahkemeye gidecek.
M. FATİH ATAY (Aydın)Nereye gidiyor? Tahsil imkânı yok.
EYÜP AYAR (Devamla)Yani mahkeme ortadan kalkmıyor ama mahkemeye gitmeden önce bir uzlaşı yolu, bir ara formülle beraber belki hem bu vatandaşların sıkıntıları giderilir hem de devlet belki daha büyük yüklerden, daha büyük tazminatlardan da kurtulmuş olur. Yani Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 18 Haziran 2010
